Bağımlılık ve Kirliliğe Çare Var!

EUROSOLAR Türkiye başkanı Uyara göre Parlamento, yenilenebilir enerjiye öncelik vermeli. Yenilenebilir enerji sektörüne, bir bebek gibi, ayakta durana kadar destek verilmeli. Türkiyede yenilenebilir enerjiye yatırım yapacak güç de var, bilgi de.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
05 Nisan 2005, Salı
Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne uyum sürecinde atması gereken önemli adımlardan biri de yenilenebilir enerjinin kullanımına dair düzenlemeler. Elektrik üretiminde yenilenebilir enerjinin kullanımını düzenleyen yasa tasarısı, bugün TBMM'de görüşülüyor. Taslak, yenilenebilir enerji kaynaklarından yararlanarak elektrik üretecek tesislerin kurulmasını, işletilmesini ve bu tesisler için devletin vereceği teşvikleri de düzenlemeyi amaçlıyor.

Yenilenebilir Enerji
Her gün doğan, kullanılsa da kullanılmasa da ertesi gün yeniden varolan kaynaklar. Savunucularına göre, doğal çevrenin korunması, tarım alanlarının korunması ve sağlıklı yaşam koşulları için en uygun alternatifler.
  • Rüzgar
  • Güneş
  • Biyokütle (bitkilerin büyürken oluşturdukları kütle)
  • Jeotermal
  • Ufak hidro (barajsız hidroenerji, nehir akıntıları gibi)
  • Avrupa Yenilenebilir Enerjiler Birliği ( EUROSOLAR ) Türkiye Başkanı ve Marmara Üniversitesi Enerji Anabilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Tanay Sıdkı Uyar, taslağın olumlu bir adım olduğunu, Türkiye'nin bir yenilenebilir enerji yasasının olması gerektiğini belirtiyor.

    Uyar'a göre, yasa tasarısının "yenilenebilir enerjinin gerçekten AB direktifinin öngördüğü perspektifte, AB'nin petrol bağımlılığının azaltılmasını sağlaması" gerekli. "Yoksa destek değil, köstek olur."

    Uyar, düzenlemedeki kritik eksiklikleri şöyle özetliyor:

    * Mevcut düzenlemeyle güneş enerjisinden üretime yeterli destek sağlanamıyor.

    * En rüzgarlı bölgelerdeki tesislere destek veriliyor. Oysa Türkiye'nin düşük rüzgar alan yerleri bile, Avrupa'nın en rüzgarlı yerlerinden daha fazla kapasiteye sahip.

    * Biyokütleden enerji elde edilmesi desteklenmiyor. Ufak tesislere daha çok teşvik gerek.

    * Teşvik oranları, biyokütle, jeotermal ve ufak hidro alanlarındaki küçük tesisleri kurtarmayacak düzeyde.

    * Tasarıda, bu alana yatırım yapanların geçmişten gelen projelerini tamamlama kaygısı da yer alıyor. Oysa, bundan sonra ne yapmak gerektiğini düşünmeli.

    Avrupa Birliği Komisyonu'nun 1997 tarihli Yenilenebilir Enerji Kaynakları Beyaz Bildirisi , 2010 yılına kadar, birlik içindeki enerji üretiminin yüzde 12'sinin yenilenebilir enerji kaynaklarından gelmesini, hedef olarak belirliyor. Bunun yanı sıra, AB, 16 Şubat'ta uluslararası yürürlük kazanan Kyoto protokolüne göre, mevcut sera gazı salım oranlarını 2008-2012 yılları arasında yüzde 8 oranında azaltmayı kabul etmiş durumda.

    Yenilenebilir enerji lüks değil

    Yenilenebilir enerjiye dair en büyük itirazlar, yetersiz kalması ve pahalı olması yönünde. Oysa Tanay Sıdkı Uyar, yenilenebilir enerjinin fosil yakıtlara benzemediğini, yalnızca ilk yatırım gerektirdiğini belirtiyor. Uyar, Türkiye'de yenilenebilir enerjinin önündeki fırsatları ve engelleri şöyle özetliyor:

    * Türkiye'nin yenilenebilir enerji kaynakları bütün Avrupa ülkelerindekinden fazla.

    * Yenilenebilir enerjinin sadece ilk yatırımı vardır. Rüzgarın, güneşin faturası yoktur.

    * Yenilenebilir enerji, desteklenmediği için, Türkiye'de lüks tüketim olarak görülüyor.

    * Karar vericiler olumlu yaklaşmadığı için, yatırımcılar, yurtdışından kredi bularak yenilenebilir enerjiye yatırım yapıyor. Bu durumda da, eski teknolojiyi, eski fiyatlardan değil, yeni teknoloji fiyatından satın almak zorunda kalıyorlar.

    * Yenilenebilir enerjinin ve fosil yakıtlardan elde edilen enerjinin maliyetleri doğru hesaplanmıyor. Toplumsal dış maliyetler, örneğin kömürden enerji üretiminin neden olduğu kanserler, bu hesaba katılmıyor.

    * Türkiye'nin Kyoto'dan kaçınmasının nedeni fosil yakıtları çok kullanması. Cezadan çekiniliyor. Yasa, usulüne uygun çıkarsa, Kyoto protokolü için yapmamız gerekenleri de yapmış oluruz.

    Fosil yakıt sanayisinin gölgesinde

    Uyar, fosil yakıt sanayisinin, yani petrol, kömür ve doğalgaz sektörlerinin tasarıyı geriye çekmeye çalıştığını belirtiyor.

    "Yeni doğan petrol krizinden sonra, iyi de bir çözüm olduğu için, yenilenebilir enerjiyi kendileri için tehdit olarak görüyorlar.

    AB'de, yenilenebilir enerjiye yönelik saygı var. Kullanımı için ortak bir irade ve çaba var. Almanya, Fransa, bu nedenle kendi nükleer ve kömür santrallerini kademeli olarak kapatırken, Türkiye'ye santral kurmayı öneriyor. Bu durum Türkiye'nin AB sürecini 10 yıl geriye götürecek. Ama Türkiye, bir pazar olarak kalacak. Sonuç, fosil yakıt sektörünün 'al gülüm ver gülüm' politikası."

    Uyar'a göre, yenilenebilir enerjinin, fosil yakıt sektörünün baskısından korunması gerek.

    "Parlamento, yenilenebilir enerjiye öncelik vermeli. Yenilenebilir enerji sektörüne, bir bebek gibi, ayakta durana kadar destek verilmeli. Türkiye'de yenilenebilir enerjiye yatırım yapacak güç de var, bilgi de. NASA'nın güneş pillerini, Türkiye'den giden arkadaşlar yaptı. Biz şu an sadece eşitlik istiyoruz.

    * Fosil yakıt sanayisine verilen sübvansiyonlar kaldırılsın.

    * Yenilenebilir enerjinin toplumsal maliyetinin olmadığı ifade edilsin.

    * Fosil yakıtlardan elde edilen enerjinin toplumsal maliyeti hesaplansın."

    Sonuca yönelik adımlar

    Uyar'a göre, Avrupa Birliği'ndeki, özellikle Almanya'daki yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelik düzenlemelerin örnek alınabileceğini, gerçek bir uyum için, her bir yenilenebilir enerji türünün ayrıca ele alınması ve değerlendirilmesi gerek.

    Böylece, teşvik edilecek işlerin ve teşviğin esaslarının da belirlenmesi mümkün.

    Bu nedenle, EUROSOLAR, Türkiye'de yenilenebilir enerji kullanımının yasal altyapısının oluşturulmasını konu alan bir sempozyum düzenledi. 20-22 Nisan arasında, Muğla, Sarıgerme'deki sempozyum ve çalıştayda , söz konusu yasa birçok yönüyle ele alınacak, bilimsel çalışmalar sunulacak, yasal, idari ve teknik sorunlar tartışılacak. (TK)

    Haberle ilgili belgeler

    Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun Tasarısı (PDF belgesi, 800K)

    Avrupa Komisyonu Yenilenebilir Enerji Kaynakları Bildirisi (PDF belgesi, 200K)

    BU HABERİ PAYLAŞIN
    Bookmark and Share

    BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

    IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

    BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

    BİZE ULAŞIN