Başbakana mektup gönderen TGC, AİHMnin Türkiyeyi tazminat cezasından mahkum ettiğini hatırlattı; Cumhuriyete açtığı karikatür davasını geri çekmesini istedi, yeni bir sansür dönemine girilmemesi için TCKnin 26 maddesi gözden geçirilsin dedi.
Mektubunda 1 Nisan'da yürürlüğe girecek Türk Ceza Yasası'nda (TCK) Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı, ifade özgürlüğünü engelleyen maddeler bulunduğunu dikkat çeken Erinç, "Yeni TCK, hapis cezası tehdidi altında kalacak gazeteci sayısını da ikiye katlıyor" dedi.
"Abartılı eleştiriyi bile hoşgörülü karşılayın"
"Cumhuriyet" gazetesine ceza kesinleşmediği için geniş değerlendirme yapılmayan TGC Yönetim Kurulu açıklamasında, eski ANAP'lı Bakan Ekrem Pakdemirli'ye önceki Cumhurbaşkanı Demirel'in açtığı ve kazandığı tazminat davasında Türkiye'nin mahkum edilmesine de isim vermeden atıf yapıldı.
Avrupa Birliği müzakere sürecinde ele alınması gereken bölümlerin 35'e çıkarılarak bunlar arasına medyanın da eklendiğini hatırlatan TGC, Pakdemirli davasına benzer yaklaşımların bu süreçte sorun yaratacağına dikkat çekti.
Erinç, 12 Şubat 2004 tarihli 872. Bakan Vekilleri toplantısında kabul edilen "Medyadaki Politik Tartışma Üzerine Deklarasyon"da da politikacılardan abartılı eleştiriler için bile hoşgörü beklendiğini başbakana hatırlattı.
Mektupta, deklarasyonun Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi'nin 2000'de Krakov'da gerçekleştirdiği toplantıda atıf yapılan AİHS'nin l0. maddesindeki ilkeler ışığında yapıldığı belirtildi.
"TCK'de 26 madde gözden geçirilsin"
Mizah ve karikatürün demokrasilerin olmazsa olmazlarından biri olarak değerlendirildiğini açıklayan Erinç, Sözleşmesinin l0. maddesinin ifade özgürlüğünde yeni yorumlara olanak sağladığını, özellikle kamu görevlilerinin eleştirilmesinde daha da geniş değerlendirmelerin yapıldığını bildirdi.
Başbakana kendisine ait "Hapiste gazeteci olmayacak" açıklamasını anımsatan Erinç, yeni TCK'de özel radyo ve televizyonlarla ilgili yasadaki yayın ilkeleri Ceza Yasası kapsamına alınması, yürürlükteki yasada yer alan "basın yoluyla" ifadesinin de "Basın Yayın yoluyla" olarak değiştirilerek radyo ve televizyonların da bu kapsama alınmasını eleştirdi.
Son olarak Erinç, kıdemli gazetecilerin yaşadığı "Basın davaları" döneminin yeniden gündeme gelmemesi ve yeni bir sansür dönemine girilmemesi için, TCK'nin 26 maddesinin gözden geçirilmesini istedi. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN