Karikatür: Devletin Sevmediği Sanat

Çizer Selvinin Başbakanla ilgili karikatürü nedeniyle Evrenselin ceza alması, Tavır dergisinin kapatılması, Kantar Ekine soruşturma açılması, Saatçi ve Ayrancıoğlunun gözaltına alınmaları devletin karikatüre tahammül sınırlarını gösteriyor.

İstanbul - .
25 Şubat 2005, Cuma
"Cumhuriyet" gazetesi çizeri Musa Kart ile sorumlu müdürü Mehmet Sucu'nun Başbakanı konu alan bir karikatürden cezalandırılması, bir eleştiri sanatı olan karikatüre bakışı yeniden gündeme getirdi.

Son birkaç yılda karşılaşılan örnekler, devlet ve hükümet temsilcilerinin karikatürle eleştiriye tahammüllerinin çok sınırlı olduğunu gösteriyor.

Son zamanlarda çizer Sefer Selvi'nin, danışman Cüneyt Zapsu'yu Başbakanın sırtında gösteren karikatürü nedeniyle Günlük Evrensel gazetesinin ceza alması, Tavır dergisinin kapatılması, İzmir Barosu'nun çıkardığı Kantar Eki'ne açılan soruşturma, Seyit Saatçi ve Aşkın Ayrancıoğlu'nun karikatür sergisi nedeniyle Boyabat'ta gözaltına alınmaları ve yargılanmaları buna sadece birkaç örnek.

Başbakan kazandı, Danışmanı sırada

Danışmanı Zapsu'nun Başbakan nezdindeki etkisini anlatan "AKP'nin Derin Başkanı" yazısının yanında, Zapsu'yu Erdoğan'ın sırtında gösteren karikatür, Günlük Evrensel gazetesine 10 milyar liraya mal oldu.

Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi, benzer durumlarda ABD ve Britanya’da Bush ve Blair ile ilgili karikatürlere ceza verilmediğine ilişkin örneklere rağmen, Başbakanın tazminat talebinin kabul etti.

Dava sürerken şikayetçi olan Zapsu'nun davası ise sürüyor. Gazete sahibi Fevzi Saygılı, sorumlu yazı işleri müdürü Taylan Bilgiç, köşe yazarı Bahadır Özgür ve karikatürist Sefer Selvi yargılanıyor.

Baronun "Vampir" resmine soruşturma

Karikatüre bakışı yansıtan bir diğer gelişme İzmir'de 23 Haziran 2004'te yaşandı. İzmir Barosu'nun Avukatlar Günü nedeniyle yayımladığı Kantar eki için soruşturma başlatıldı; "Adliye'nin manevi şahsiyetini tahkir ve tezyif"ten açılmak istenen dava Adalet Bakanlığı'na takıldı.

Nisan 2004'te yayımlanan ekteki vampir resmi nedeniyle Cem Koç karikatürist olarak, Avukat Hasan Yalçın ise sorumlu yazı işleri müdürü olarak soruşturmaya uğradı.

Savcı ve hakimlerin "vampir" şeklinde gösterildiğinden hareketle Koç ve Yalçın'ın ifadelerini alan İzmir Basın Savcısı Ali Fuat Taşkın'ın dava açma girişimine Bakanlık izin vermedi.

"Tavır" dergisi 15 gün kapatıldı

Aylık Kültür Sanat Yaşamında Tavır dergisi ise, Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürü Ali Suat Ertosun'a üstün hizmet madalyası verilmesini eleştiren bir yazı ve karikatür nedeniyle kapatıldı.

Yayının "milli güvenliği tehdit" ettiği savunulduğundan dergi, DGM kararıyla 20 Temmuz'dan itibaren 15 gün süreyle kapalı kaldı.

Haberde, Ertosun döneminde hapishanelerde yapılan ve adına "Hayata Dönüş" denilen operasyonda 28 kişinin öldürüldüğü ve sonrasında ölüm oruçlarında 107 kişinin de hayatını kaybettiği bilgisine yer verildi.

Karikatürde, boynunda madalyası bulunan Ertosun'un çevresinde başları kesik insanlar bulunuyor. Mahkemenin, karikatürle sanki 107 kişinin ölmesinin tek sorumlusunun Ertosun olduğu izlenimi yaratarak, kendisinin terör örgütlerine hedef gösterildiği tespitine yer verdiği belirtildi.

İstanbul 2 No'lu DGM'sinin 4 Aralık 2003'te aldığı ve daha sonra onanan kararında "yazının bütünü ve yazının bitişiğindeki karikatür incelendiğinde, haber görünümü altında Ertosun'un terör örgütlerine hedef göstererek şekilde isminin zikredildiği anlaşıldı" denildi.

Dergi sahibi Muharrem Cengiz ile yazı işleri müdür Ahu Zeynep Görgün'e de toplam 4 milyar 725 milyon lira para cezası verildi.

Bilirkişi: "Her şey 159'a girmez"

Boyabat Halk Kütüphanesi'nde 5-9 Haziran 2001 tarihleri arasında açtıkları sergide karikatürlerine el konulan ve bir gece gözaltında tutulan karikatür sanatçıları Seyit Saatçi ve Aşkın Ayrancıoğlu, iki yıldan fazla bir süre yargılandıktan sonra 11 Mart 2004'te beraat ettiler.

Boyabat Asliye Ceza Mahkemesi'nin verdiği beraat kararında, TCK'nın 159. maddesinin ihlal edilmediği görüşüne yer veren 26 Ocak 2004 tarihli bilirkişi raporu etkili oldu.

Bilirkişi, raporunda, "Sanıklar yaptıkları karikatürlerde 'faşizmi' ve kendilerine göre ülkemizde cereyan eden 'faşizan uygulamaları' kınamak istemişlerdir. Kolluğun tüm uygulamaları kamunun eleştirisine açıktır. Kolluğun eylem ve işlemlerini her değerlendirmeyi TCK'nın 159. maddesi hükmüne sokmaya kalkarsak, bu kez insanlarımızın en temel hakkı olan 'ifade hürriyetini', Anayasanın ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin açık hükümlerine rağmen kısıtlamış oluruz" denildi.(EÖ/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN