Irakta işkence yalnızca ABD veya İngiliz askerleriyle sınırlı değil. İnsan Hakları İzleme Örgütünün son raporuna göre, Irak polisi tutuklulara düzenli olarak kötü muamelede bulunuyor ve sistematik işkence uyguluyor.
Sıradanlaşan işkence
Keyfi tutuklama, mahkemeye çıkarılmadan uzun süre alıkoyma, aile ve avukatların tutuklularla görüşmesinin engellenmesi, çocuk tutuklulara kötü muamele, sıradanlaşmış uygulamalar. Görüşülen tutuklulardan 60'ı, işkence gördükten sonra zorla imzaladıkları itiraflarda ne yazdığını bilmiyorlar.
Polisin en sık başvurduğu yöntemler, kabloyla, hortumla, tekme, tokat ve yumrukla dövme; aynı zamanda eller arkadan bağlı olarak askıya alma, vücudun duyarlı bölgelerine elektrik verme, günlerce gözbağıyla veya kelepçeyle tutma. Birçok vakada, tutuklular kalıcı fiziksel hasar yaşıyor.
Bir başka uygulama da susuz ve yiyeceksiz bırakma, yalnızca ayakta durulabilecek hücrelere kapatma. Birçok tutuklu, Irak polisinin salıverme, aile üyeleriyle görüşme veya yiyecek ve su sağlama için rüşvet istediğini belirtiyor.
Soruşturmalar: Çıkmaz sokak
Örgüt, Irak hükümetine çağrıda bulunarak bütün işkence ve kötü muamele iddialarının soruşturulmasını ve kötü muamele gören tutuklular için adaletin sağlanmasını talep ediyor. Ancak bu talebin bir karşılık bulması kuşkulu görünüyor. Bu konudaki diğer iki rapor, gerek Amerikalı gerek Iraklı yetkililerce kayda değer bir adım atılmadığını ortaya koyuyor.
Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği'nin (ACLU) bu hafta yayınladığı rapor, Temmuz 2004'te ABD askerlerinin, özellikle de Özel Harekat Kuvvetleri'nin Iraklı sivillere uyguladığı işkenceyi konu alıyor. Üstelik Irak polisiyle ilişkili vakalar, İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün bulgularını destekliyor. Ancak bu vakaların çoğunda, ordu müfettişleri ya askerlerin nefsi müdafaa iddialarını kabul ediyor ya da delil yetersizliği gerekçesiyle dosyayı kapatıyorlar. ACLU yöneticisi Anthony Romero, "Bazı soruşturmalar işkenceyi ve kötü muameleyi temize çıkarıyor" diyor, "ACLU'nun elde ettiği belgeler, işkencenin Ebu Garib'in duvarlarının çok çok ötesinde, yaygın bir şekilde gerçekleştiğini gösteriyor."
"İşkenceciyi rahat bırakın"
Soruşturmaların nasıl bir çıkmaza girdiği, Kızılhaç'ın ABD yönetimine sunduğu Şubat 2004 tarihli raporunda da yer alıyor. Bu rapora göre, kötü muameleye karışan Iraklı subaylar Saddam Hüseyin döneminde de aynı pozisyonda iş görüyorlar.
ABD askerlerinin kötü muameleyi önlemeye çalıştığı, bilinen tek vaka da bu Kızılhaç raporunda yer alıyor. Bir ABD birliği kötü muameleyi engelleyip Irak polisinin silahlarını aldıktan sonra telsizle üstlerine durumu haber veriyorlar. Ancak aldıkları yanıt "tutukluyu Iraklı yetkililere teslim edin" oluyor. (TK/BB)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN