İHD: Kulptaki Toplu Mezar Aydınlatılsın

İHD İstanbul şubesi ile kayıp yakınları Diyarbakırın Kulp ilçesinde 11 yıl önce gözaltına alınan ve kaybedilen kölülerle ilgili sorumluların bulunmasını istedi. Şube Sekreteri Yoleri, savcının toplu mezar yok açıklamasını eleştirdi..

İstanbul - BİA Haber Merkezi
12 Kasım 2004, Cuma
Bugün Galatasaray Lisesi önünde bir basın açıklaması yapan İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul şubesi, Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Alacaköy'de dere kenarında kemiklerin bulunması üzerine tekrar gündeme gelen gözaltında kayıpları protesto etti.

Basın açıklamasının ardından 15 dakika oturma eylemi yapan ve çoğu kayıp yakınlarından oluşan grup, daha sonra dağıldı.

İHD İstanbul Şube Sekreteri Gülseren Yoleri 1993'te "Şenyaylar" operasyonu sırasında gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan 11 köylünün akıbetlerinin ortaya çıkarılabilmesi için bugüne kadar yapılan tüm başvuruların sonuçsuz kaldığını belirtti.

Yoleri, 1984-1999 yılları arasında, özellikle Kürtlerin yoğun olarak yaşadıkları bölgelerde bir çok gözaltında kayıp olayı yaşandığını ve bunların pek azının aydınlatılabildiğini belirtti.

"Savcı, şimdiden taraf gibi davranıyor"

"Kayıplar bulunsun, hesap sorulsun!" sloganlarının atıldığı protesto gösterisinden sonra bianet'e konuşan Yoleri, Cumhuriyet Savcısı'nın Kulp'ta toplu mezar olmadığı, hatta mezar bile bulunmadığı ve kemiklerin başka bir yerden nakledilmiş olabileceği açıklaması üzerine şunları söyledi:

* Elimizde varolan bulgular var. Hem ailelerin, hem İHD yetkililerinin araştırmaları, bulunan fotoğraflar var. Bunu nasıl adlandırdıkları önemli değil. Mezar olması için illa çukur kazılıp üstünün kapatılması gerekmiyor.Kemiklerin başka yerden taşınmış olabileceği açıklaması ise gerçek dışı.

* Ortada bir gerçek var, bunun kabul edilmemesini de anlıyoruz. Bunun izahı mümkün değil, bu açıklamalar, savunma refleksi. Bu suçlar yüzünden Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) tarafından mahkum edildi.

* Kulp Cumhuriyet Savcısı'nın açıklamasını yanlış buluyoruz. Bir savcının, gerekli soruşturmayı tamamlamadan açıklama yapması yanlış. Bu, önemli bir soruşturma çünkü. Böyle olunca gerçeklerin ortaya çıkarılması konusunda kuşkuya düşüyoruz. Savcı, şimdiden taraf gibi davranıyor.

"Gözaltında ölüm, insanlık suçudur"

Yoleri, 1995'te kaybolan Hasan Ocak ve Rıdvan Karakoç'un İstanbul'da kimsesizler mezarlığında bulunduğunu; 1996'da kaybolan Mahmut Mordeniz, Fahriye Mordeniz ve Ramazan Yazıcı'dan da gözaltına alındıktan sonra haber alınamadığını ve Silopi'de bir bahçe kenarında bulunduklarını hatırlattı.

"İnsanların ne sebeple olursa olsun haksız yere gözaltına alınarak öldürülmeleri ve kimlik bilgilerinin imha edilerek topluca gömülmeleri insanlık suçudur" diyen Yoleri, gözaltında kayıp iddiasıyla İHD' ye yapılan 543 başvurunun halen aydınlatılamadığını söyledi.

Yoleri, Anayasa ve ilgili yasalarda bu tür suçların kovuşturulmasını engelleyen ve sorumlularını koruyan hükümlerin acilen kaldırılması gerektiğini belirtti.

"AB'ye kanlı elleriyle giremezler!"

Yoleri'nin açıklamasının ardından konuşan, kayıp Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun yüzlerce Liceli, Diyarbakırlı, Bingöllü ve Batmanlının kaybolduğunu; yakınlarının mezarlarını bile bilmediklerini, bunun "ne Müslümanlığa ne de insanlığa sığmayacağını" söyledi, "Başbakan'a sesleniyorum. Bizim insanlarımız nerede, bulsunlar" dedi. (NS/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN