Dev Maden-Sen Genel Başkanı Uygur, Küredeki maden kazasını özelleştirme cinayeti olarak niteledi; CE-KA ve STFAnın madencilik bilmediğini, özelleştirmeyle güvenliğe ve özlük haklarına ilişkin denetimlerin ortadan kalktığını söyledi.
"Bu ölümler, iş kazası tanımına sokulamayacağı gibi, tam tersi, özelleştirmeyle davet edilen, görülen ve nedeni açıkça bilinen bir cinayettir" diyen Uygur, ölümlerden, "özelleştirmenin 'ülke yararına' ve bir 'zorunluluk' olduğunu savunanlarla uygulayanları" sorumlu tuttu.
"Özelleştirme yapıldı, denetimler azaldı"
Uygur, "Özelleştirmeyi yapan siyasal iktidar bu cinayetin hazırlayıcısı, azmettiricisi ve asıl sorumlusudur" dedi; Etibank Küre Bakır İşletmeleri'nin CE-KA AŞ'ye devri sırasında ve sonrasında yaşanan olumsuzlukları şöyle özetledi:
* Etibank'ın sahipliği döneminde taşeron olarak görev yapan STFA firması CE-KA AŞ'nin işletmeyi devralmasından sonra da aynı işi devam ettirirken maden işçilerinin sendikasız çalıştırılması olayını da başlattı.
* Ülkeyi yönetenler için özelleştirme, sat kurtul mantığıyla gerçekleştiği, alıcı için vurgun-kelepir olduğu için diğer önemli detaylara gerek duyulmadı.
* Etibank'tayken kurum uzmanlarının denetiminde yürütülen üretim, işçi hakları, kıdem ve kıdem ihbar tazminatları, bizzat Etibank'ca ödendi. Bu, yeni işvereni hem ekonomik yükten kurtardı hem de ocakların denetimi yönünden rahatlatmıştı.
CE-KA, "madencilik" bilmiyor; işçi hakları gözetilmiyor
* CE-KA AŞ ve taşeron STFA'nın temel çalışma alanları inşaat ve makinedir. Bu kuruluşlar, madencilik bilim ve teknolojisini temel almayan bir alanda çalışıyorlar.
* Bu kuruluşlara "özelleştirme" uygulamasıyla devredilen maden işletmesinde iş güvenliği ve işçi sağlığı için alınması gereken önlemlerin yeterli olamayacağı açıktır. Yaşanan bu olayın tam anlamıyla cinayet olduğunu söyleyebiliriz.
* Madencilik alanında kullanılan ve madencilik biliminde geçerli olan kavramlar arasında "tünel" sözcüğü yoktur; "galeri" vardır. Basına ve kamuoyuna yapılan açıklamalarda, "tünel" sözcüğünün kullanılması, bu işyerini Etibank'dan devralanların madencilikle ilişkisini göstermesi bakımından önemlidir.
* Olayın üzerinden 12 saat geçtiği halde, yeraltında kalan yaralı ve ölü işçilerin sayısını veremeyen kuruluşun, çalışanların yasal kayıtlarını nasıl tuttuğu da düşündürücü. (BB/YS)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN