Zorunlu ya da Seçmeli Din Dersi Tartışılıyor

Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine ek olarak seçmeli din dersi okutulması yönünde bir düzenleme olmadığını açıklayan Milli Eğitim Bakanı Çelike karşı, CHPli komisyon üyesi Gazalcı ve Eğitim-Sen Başkanı Dinçer Zorunlu din dersi kalksın dedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
03 Haziran 2004, Perşembe
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Milli Eğitim Komisyonu Başkanı Tayyar Altıkulaç'ın okullarda seçmeli din dersi verilmesi önerisi üzerine bir açıklamada bulunan Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bu konuda bir çalışma yapılmadığını söyledi.

Meclis Eğitim Komisyonu üyesi ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekili Can Gazalcı ise Çelik'in aksine, okullarda seçmeli de olsa din dersi verilmesinin Anayasaya aykırı olduğunu savundu.

Gazalcı, eğitimdeki sorunların görmezden gelinip, din eğitiminin öne çıkarılarak konunun farklı bir yöne çekildiğini söyledi. Din derslerinin devlet okullarındaki program birliği ve bütünlüğüne aykırı olacağını ifade etti.

Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim-Sen) Genel Başkanı Alaaddin Dinçer de dün bir açıklama yaparak "Din eğitiminin seçmeli ders olarak müfredata dahil edilmesi laik eğitimi daha da geriletecektir" dedi.

Başbakan'a "din dersi" için soru önergesi

CHP İstanbul Milletvekili Ali Rıza Gülçiçek`in soru önergesini yanıtlarken konuya değinen Çelik, Anayasanın din eğitiminin devlet eliyle verilmesini düzenleyen 24. maddesini hatırlatarak, başka dinlere mensup öğrencilerin bu derslere girme zorunluluğu olmadığını, dersin zorunlu ders kapsamından çıkarılması yönünde bir çalışma yapılmadığını söyledi.

Gülçiçek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi ders programlarında, dini hükümler içeren konuların yer almasının Anayasa`nın 4 ve 24. maddelerindeki "T.C. devletinin resmi dini olmadığı" ilkesiyle bağdaşıp bağdaşmadığı ve Avrupa Birliği'ne (AB) uyum çerçevesinde bu dersin nasıl ele alınacağına ilişkin sorular yöneltti.

Çelik: Anayasa din eğitimini kısıtlamıyor

Milli Eğitim Bakanı Çelik, bu soruları yanıtlarken, Anayasada din eğitiminin ve öğretiminin kısıtlanması ya da verilmemesini öngören bir hüküm yer almadığını söyledi. Çelik, derslerin programında ahlaki bilgilerin yanı sıra İslam dini ve diğer dinleri, ana kaynaklarına dayalı olarak tanıma imkanı verildiğini belirtti.

Çelik, "Devletler vatandaşlarının dinine müdahale etmeyi özgürlüklerin kısıtlanması olarak değerlendirmekte, bu nedenle kendileri din eğitimi verdiği gibi, kendileri dışında din eğitimi veren özel kuruluşları da desteklemeyi bir kamu hizmeti olarak görmektedir. Hatta bazı AB ülkelerinde din eğitimi, ana okullarından itibaren verilmektedir" dedi.

Gazalcı: Din eğitimi YÖK yasasına tepki

CHP milletvekili Gazalcı ise, bugünkü yazılı açıklamasında şu noktalara dikkat çekti:

* AKP'li milletvekilleri, YÖK yasasına tepki olarak seçmeli din dersi önerisini getirmişlerdir. Bu tutum öğretim birliği içinde verilen laik, pozitif eğitim yapımızı bir yanlıştan kurtarırken daha büyük bir yanlışa sürüklüyor.

* Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersi dışında seçmeli de olsa din eğitimi dersinin tüm okullarda okutulması Anayasanın 42. maddesindeki "eğitim ve öğretim Atatürk ilkeleri ve inkılapları doğrultusunda çağdaş bilim ve eğitim esaslarına göre yapılması" ve Milli Eğitim Kanunu'ndaki eğitimin laik, hür ve bilimsel olması anlayışına aykırıdır.

* Dinin eğitime karıştırılması sistemin özünü bozar. Eğitimin, öğrencilerin ve öğretmenlerin sorunlarını din eğitimi gündemine saplamak da yanlıştır.

Dinçer: Eğitime acil çözüm

Eğitim-Sen Başkanı Dinçer'in açıklamasında tüm eğitim bileşenlerinin katıldığı eğitim şurasının acilen toplanması, şuranın üniversiteye giriş dahil eğitimin bütün kademelerinin sorunlarına çözüm üretmesi önerisi yer aldı.

Dinçer, YÖK yasasının veto edilmesinden sonra, din eğitiminin liselere taşınmasının gündeme geldiğini, bu yaklaşımın laik eğitim ilkesini geriye götüreceğini ve imam hatip liselerinin ihtiyaçlara göre sayılarının azaltılması gerektiğini belirtti. (ÖG/BB)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN