Budur Gazetecinin Kaderi!

Bülent ile oğlum Yektanın arasında fark olmadığını beni tanıyanlar bilir. 4 yıl sigortasız, düşük ücretle çalıştığı kurumdan kovulması içinize siniyor mu? Bülentin eşi 2 ay sonra doğum yapacak. Ya Sadık? Yeni evli kameramanı zor günler bekliyor...

Gaziantep - Haber gazetesi
22 Nisan 2004, Perşembe
Birtakım işlerimi takip etmek amacıyla İstanbul'dayım. Türkiye Gazeteciler Federasyonu ile Çukurova Gazeteciler Cemiyeti'nin organize ettiği "9. Yerel Medya Semineri"ne katılıp İstanbul'a geçtim. Burada "Bağımsız İletişim Ağı" (BİA) çalışanı gazeteciler, Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü (RSF) Türkiye muhabiri Erol Önderoğlu ile bir araya geldik.

Önderoğlu ile beraber Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) - Konrad Adenauer Vakfı'nın düzenlediği Yerel Medya 2003 ödüllerinin dağıtımı törenine katıldık. Pera Palas'taki törende konuşan TGC Başkanı Orhan Erinç, Adana'da konuşan Federasyon Başkanı Nazmi Bilgin'in altını çizdiği nokta yerel basın çalışanlarının sosyal güvenceden yoksun cansiperane iş koşulları oldu.

Antep'ten aldığım haberler bu kaygıyı daha da derinleştirdi. GRT Haber Müdürü Bülent Öner ile Kameraman Sadık Dağdeviren mazeret gösterilmeksizin işlerinden atılmışlar. Bülent ile oğlum Yekta'nın arasında fark olmadığını beni tanıyanlar bilir. Tam dört yıl sigortasız, düşük ücretle çalıştığı kurumdan 10 saniyede kovulmasını içinize sindirebiliyor musunuz? Bülent'in eşi 2 ay sonra dünyaya bir bebek getirecek. Ya Sadık? Yeni evli kameraman arkadaşımızı zor günler bekliyor. Bülent, mazeretsiz olarak işten atılmasına karşı onurlu bir tavır geliştiriyor. Gazetecinin kaderini değiştirmese de arka yüzde yaşananların kamuoyuna gösterilmesi noktasında önemli bir duruş bu...

Yerel basının muktedirleri utanç hanelerine bir yenisini daha eklediler. Protokol ile, sermaye çevreleri ve üst düzey yetkilileri ile bir araya gelebilmeleri için muhabirleri anahtar olarak kullanan ve gazeteciliğin "G" sini bilmeyenlerden söz ediyorum.

Kim ne derse desin, yerel basının kalitesi, kalitesiz patron ve yöneticilerin marifetiyle düşüyor. Biz çalışanlar ise dayanışma ruhundan uzak olduğumuz için, timsah gözyaşları döküyoruz. Oysa bu filmi sık sık izliyoruz. Bıkmadan, usanmadan gözlerimizi sildiğimiz mendilleri değiştirerek, hem de bu ağlama sesi, bin kilometreden yüreğime değip geçiyor.

Birilerinin utanç hanesine, bir çizik daha atılıyor.

Kızıyorum, üzülüyorum, mendilimi değiştiriyorum.

Kaderimizi mi?

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share
YAZARIN ÖNCEKİ YAZILARI

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN