Saygı Duy Sen de Mülteci Olursun

Birleşmiş Milletler Genel Kurulunun, 4 Aralık 2000de aldığı bir karar uyarınca 20 Haziran Dünya Mülteci Günü olarak kabul edildi. Her yıl 20 Haziranda kutlanacak günün bu yılki teması, Mülteciye saygı duy!...

İstanbul - BİA Haber Merkezi
20 Haziran 2001, Çarşamba
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu'nun, 4 Aralık 2000'de aldığı bir karar uyarınca 20 Haziran 'Dünya Mülteci Günü' olarak kabul edildi. Her yıl 20 Haziran'da mülteciler ve sorunları tüm dünyada aynı günde, bir kez daha dile getirilecek. İlk kez bu yıl başlayan uygulama için seçilen tema 'Mülteciye Saygı'.

Türkiye'deki mülteciler

*BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) verilerine göre; Türkiye'de yasal başvurularını yapmış toplam 11 bin 56 mülteci ya da sığınmacı var.

*Bunlardan 7345'i Avrupa dışındaki ülkelerden, 1711'i Avrupa'dan gelmişler 2 bin kişi ise geri dönmüş.

Kitlesel akım 1980 sonrası

*Bu bireysel gelişler dışında 1980'li yıllardan itibaren Türkiye, kitlesel mülteci akımlarına da hedef oldu.

Hangi ülkelerden

*Yaklaşık rakamlarla; 1988'de50 bin Iraklı , 1989'da400 bin Bulgaristanlı , 1991'de460 bin Iraklı , 1992'de25 bin Bosnalı , 1999'da 10 bin Kosovalı Türkiye'ye giriş yapmış.

Görüldüğü gibi büyük rakamlarla ifade edilen bir olgu yaşanıyor ülkemizde, ancak kamuoyu bu konuda son derece bilgisiz. Nedir mülteci, sığınmacı,göçmen? Neden Avrupa'dan gelenler ve gelmeyenler gibi kategorilerle konuşuyoruz?

11. Dünya Savaşı sonrası

II. Dünya Savaşı sonrasında ortaya çıkan sorunların çözümünü sağlamak amacıyla, 1951 yılında imzalanan"Birleşmiş Milletler Mültecilerin Statüsüne Dair Sözleşme", mülteci ve sığınmacıların korunması konusunda, uluslararası topluluğun temel aldığı ana hukuki belgedir.

II. Dünya Savaşı boyunca yerinden yurdundan uzaklaşmak zorunda kalan milyonlarca insanın yaşadığı sorunlara çözüm üretmek amacıyla kaleme alınan bu sözleşme, aynı zamanda savaş sonrasında gündeme gelen 'soğuk savaş' politikalarına hizmet etmeyi de hedeflemekteydi.

Bu nedenle sözleşme bir çok ülke tarafında yalnız Avrupa'da gelişen olaylardan kaynaklanan mülteci hareketlerine koruma sağlayacak şekilde imzalandı. Böylece, batının 'demir perde' diye tanımladığı ülkelerden kaçan mültecilere koruma sağlanarak, bu ülkelere karşı yürütülen mücadelenin güçlendirilmesi amaçlanmıştı. Bu nedenle, 'kişisel ve politik haklar' korunma altına alınırken bu gün gelişmekte olan ülkeler tarafından hararetle savunulan, sözleşmenin yapıldığı yıllarda ise sadece Sovyetler Birliği tarafında dile getirilmekte olan 'sosyal ve ekonomik haklar' , çerçeve dışında bırakılmıştı.

Avrupa devletlerinin iltica sorununa yaklaşımı Sözleşme'nin birinci maddesinde yapılan 'mülteci' tanımına da yansır. Tanımdaki " 1 Ocak 1951 tarihinden önce Avrupa'da meydana gelmiş olaylar neticesinde" sınırlaması bu yaklaşımın ürünüdür.

Yeni durum

Bu şekilde getirilen tarihi ve coğrafi sınırlama, 1967 yılında New York'ta imzaya açılan "ek protokol"le giderilmeye çalışıldı. Ancak taraf devletlerin ek protokole katılmaları ihtiyari tutuldu.

Türkiye'nin onayı

Söz konusu uluslararası sözleşme, Türkiye tarafından 29 Ağustos 1961 tarih ve 359 sayılı yasayla onaylandı. 1967 protokolü ise 1 Temmuz 1968 tarih ve 6/10266 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla kabul edildi. Türkiye bu protokole imza koyarken tarihi sınırlamayı kaldırmış ancak coğrafi sınırlamayı muhafaza etmişti.

Böylece Türkiye, Avrupa Konseyi'ne üye ülkelerin neredeyse tamamının kaldırdığı coğrafi sınırlamayı hala muhafaza eden bir kaç ülkeden biri oldu. Bu nedenle Türkiye'ye Avrupa'dan gelen mülteci ve sığınmacılar Sözleşme'nin koruması altında iken, Avrupa dışından gelenler için böyle bir korunma söz konusu değildir. Pratikte bu uygulamadan en çok İran ve Irak'tan gelen sığınmacılar etkilenmektedir. (EK/YÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN