Mini Festival: Filmekimi Başladı

İKSVnin düzenlediği filmekimi; Diego Arsuganın Son Tren adlı filmiyle başlıyor. Lars von Trier, Michael Haneke, John Sayles, Oliver Stone festivalin konuğu olan yönetmenlerden bazıları. Festivalde ödüllü filmler de yer alıyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
10 Ekim 2003, Cuma
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı’nın (İKSV) bu yıl ikincisini düzenlediği “2003 Sonbahar Film Haftası - filmekimi”, bugün (Cuma) Diego Arsuga’nın “Son Tren” adlı filmiyle başlıyor.

16 Ekim’e kadar devam edecek bu mini festival çerçevesinde, Kanada, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Çin, Japonya, İsrail, İspanya, İtalya, Almanya gibi ülkelerden toplam 20 film sinemaseverlerle buluşacak.

“filmekimi”nin bu yılki programı, geçtiğimiz yılın önemli yapıtları ile önümüzdeki günlerde Türkiye’de vizyona girecek filmlerden oluşuyor. Filmlerin ortak yanı, çoğunun bu yıl Cannes, Venedik, Berlin gibi dünya festivallerinden ödüllerle dönmüş olmaları.

Şimdilik ödülsüz olanlar ise, Lars von Trier, Michael Haneke, John Sayles, Oliver Stone gibi ustaların imzasını taşıyor.

Kanadalı yönetmen Denys Arcand’ın bu yıl Cannes’da Altın Palmiye’ye aday gösterilen filmi “Barbarların İstilası”, Avusturyalı sinema adamı ve felsefeci Michael Haneke’nin yeni filmi “Kurdun Günü”, Oliver Stone’un Fidel Castro’ya kendisini anlattırdığı belgeseli “Comandante” festivalde yer alan filmlerden sadece bazıları.

Festival programında ayrıca, uluslararası festivallerde ödüllerle dönen Çinli yönetmen Zhang Yimou’nun destansı filmi “Kahraman”, Japon yönetmen Kinji Fukasaku’nun tartışmalı filmi “Ölüm Oyunu”, İspanyol yönetmen Fernando Leon De Aranoa imzalı “Güneşli Pazartesiler”, sinema yazarlarınca Ken Loach’un “Benim Adım Joe” filminden bu yana çektiği en etkili filmi olarak tanımlanan “Afili Delikanlı” ve Lars Von Trier’in başrolünde Oscar Ödüllü aktris Nicole Kidman’ın oynadığı filmi “Dogville” de yer alıyor.

Bilet fiyatları

Beyoğlu Emek Sineması’nda, 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30 seanslarında gösterilecek filmlerin bilet fiyatları ise; tam 9 milyon, öğrenci ve 65 yaş üstü izleyiciler için 6 milyon lira.

Sabah 11.00 seanslarının biletleri herkese indirimli olarak 6 milyon lira, gala gösterimlerinde ise tüm biletler 9 milyon lira.

Filmlere dair kısa kısa

Barbarların İstilası

“filmekimi”nde bu yıl, önümüzdeki günlerde vizyona girecek üç filmin galası var. Bunlardan ilki, “Barbarların İstilası”. Kanadalı yönetmen Denys Arcand, “kara mizah” yüklü filmi “Amerikan İmparatorluğu"ndan on yedi yıl sonra, o filmdeki karakterlerine dönüyor ve onları hasta bir arkadaşlarının yatağı başında bir araya getiriyor.

Acaba eskisi kadar çılgın ve neşeliler mi, yoksa “barbar istilası” onları da etkilemiş mi? Amerikan İmparatorluğu’nun çöküşü sürüyor mu?

Kahraman

Çağdaş Çin sinemasının tanınmış yönetmeni Zhang Yimou, kadrosu Asya’nın başarılı oyuncularından oluşan “Kahraman”, hem tarihsel bir epik öyküyü, hem soluk kesici bir aksiyonu, hem de yürek ısıtan bir aşk ilişkisini barındırıyor.

Çin’in İmparatorluk öncesi döneminde bir birlik mücadelesini nakleden “Kahraman”ın kadrosunda, Jet Li, Tony Leung Ka-Fai, Zhang Ziyi ve Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin de konuğu olmuş Maggie Cheung da var.

Comandante

Oliver Stone ise, bu kez Comandante belgeseliyle karşımızda. Belgesel, yönetmenin 2002 yılı Şubat’ında Fidel Castro ile geçirdiği üç günün ürünü.

Stone, yaklaşık 30 saatlik kurgulanmamış ve sansür görmemiş kayıttan, Küba liderinin çok mahrem bir portresini derlemiş. Castro asker, politikacı, baba, koca ve âşık olarak, öyküsünü anlatıyor.

Ölüm Oyunu

“filmekimi”nin Geceyarısı Galası’nda ise, tecrübeli yakuza yönetmeni Kinji Fukasaku’nun “ürpertici” filmi “Ölüm Oyunu” var. Başrolünde, sinema dünyasının ustalarından bir meslektaşı, yönetmen/aktör Takeshi Kitano oynuyor.

Film, yeni bin yılın başında Japon hükümetinin, gençler arasında dozajı yükselen şiddete unutulmayacak bir ceza olarak, rast gele seçilmiş bir sınıfı ıssız bir adaya götürüp birbirlerini öldürene kadar dövüşmeye zorlaması üzerine kurulu.

Kitano ise, 44 orta öğrenim öğrencisinin başındaki sadist öğretmen. Geceyarısı Galası’nda, gerek Japonya’da, gerekse ülkesi dışında büyük yankı uyandıran filmin kesintiye uğramamış “Yönetmenin Kurgusu” versiyonu sunulacak.

Bebekler Evi

Bir hafta sürecek olan “filmekimi”nin programında, gala gösterileri dışında 16 film yer alıyor. Amerika’nın gerçek bağımsızlarından John Sayles’in, kısa bir süre önce Venedik’te Avrupa prömiyeri yapılan son filmi “Bebekler Evi” bunlardan biri.

Sayles, bir Güney Amerika ülkesinde bebek evlat edinme arayışı içindeki altı Amerikalı kadının öyküsünü anlatıyor. Oyuncu kadrosunda Daryl Hannah, Marcia Gay Harden, Mary Steenburgen, Rita Moreno gibi isimlerin bulunduğu filmde, birbirinden çok farklı altı kadın, yabancı bir ülkede bebek beklerken, yalnızlıklarını da paylaşıyorlar.

Afili Delikanlı

Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin favori yönetmenlerinden Ken Loach ise, bu kez çok ödüllü son filmi “Afili Delikanlı” ile izleyicilerin huzuruna çıkacak.

Loach, filminde Glasgow’lu genç Liam’ın öyküsünü anlatırken, onun yanı sıra aile içi şiddeti, işsizliği, uyuşturucuyu, umudu ve umutsuzluğu da ele alıyor.

Hiç Korkmuyorum

Oscar ödüllü İtalyan yönetmen Gabriele Salvatores de ülkesinde çok sayıda ödül almış son yapıtı “Hiç Korkmuyorum”, “filmekimi”nin konuğu. Film, bir çocuğun masumiyetinin acılı kaybı ve onun yetişkinler dünyasına gönülsüzce girişini konu alıyor.

Niccolo Ammaniti’nin aynı adlı romanından uyarlanmış “Hiç Korkmuyorum”, özellikle hem çocuk, hem yetişkin oyuncularının başarılı performanslarıyla dikkat çekiyor.

Güneşli Pazartesiler

Fernando León de Aranoa’nın yönettiği “Güneşli Pazartesiler” ise, içinde yaşadığımız dünya hakkında kafa yormamıza yol açan ender filmlerden biri.

Son San Sebastian Film Festivali’nde Büyük Ödül ile FİPRESCİ Ödülünü aldıktan sonra, ülkesinde Erkek Oyuncu dallarında üç Goya Ödülü de kazanan film, sürekli Pazar gününü yaşayan, Pazartesilerini güneş altında geçiren bir arkadaş grubunun öyküsünü anlatıyor.

Trendeki Adam

“filmekimi”nin bir başka konuk yönetmeni de, “Trendeki Adam” adlı son filmini izleyeceğimiz Patrice Leconte. Ortak hiçbir yanları olmayan iki yabancı, bir şair ile bir hırsız, mahmur bir taşra kasabasında karşılaşır. Birbirine hiç benzemeyen bu iki erkek arasında, birkaç gün içinde beklenmedik bir yakınlık doğar...

Leconte’un erkek dostluğu hakkındaki bu filmi, Fransa gösteri dünyasının tanınmış isimlerinden ikisini, usta oyuncu Jean Rochefort ile Johnny Hallyday’i etkileyici performanslarla bir araya getiriyor.

Uzak Işıklar

Genç Alman yönetmen Hans-Christian Schmid’in bu yıl Berlin’de FİPRESCİ Ödülü’nü alan filmi “Uzak Işıklar”, bir ahlâki belirsizlik dünyasında ayaklarını basacak sağlam yer arayan bir grup insanın hayatlarını konu alıyor.

Schmid, Almanya-Polonya sınırında geçen filminde, Yeni Avrupa’da şanslarını denemeye, yeni bir hayat bulmaya çalışan insanların portrelerini işliyor.

Böcek

“filmekimi”nde bağımsız Amerikan sinemasını genç kuşaktan Matt Manfredi ile Phil Hay’in yönettiği “Böcek ” temsil ediyor.

Film, küçük bir oğlanın bir böceğin üzerine basıp onu öldürmesiyle başlıyor. Her olayın bir sonucu olduğu için, böceğin ölümü de zincirleme tepkilerle, birçok kişinin hayatını etkiliyor; karakterler arasında yüzleşme ve çarpışmalara neden oluyor.

Kırık Kanatlar

Senarist/yönetmen Nir Bergman’ın Berlin’den Tokyo’ya, Kudüs’ten kendi ülkesi İsrail’e kadar birçok festivalden ödülle çıkmış filmi “Kırık Kanatlar”, zor şartlar altında bir arada kalmayı başarıp kaderin onlara hazırladığı bunalımlar dizisine göğüs geren bir ailenin kırılmış hayalleri üzerine kurulu.

Son Tren

Çeşitli ülkelerde katıldığı festivallerden ödüllerle çıkan bir başka film ise, Diego Arsuaga’nın yönettiği “Son Tren”.

Trenlerin yıllar önce seferden kalktığı Uruguay’da küresel ölçekte bir ekonomik ele geçirme olayına karşı sembolik bir protesto niteliği taşıyan filmde, Arsuaga, üç emekli demiryolu çalışanının, bir Hollywood stüdyosuna satılmış, 19. yüzyıldan kalma emektar bir lokomotifi ”Milli Mirasımız Satılık Değildir!” diyerek kaçırmalarını anlatıyor.

Kurdun Günü

“Funny Games”le tanıdığımız, Uluslararası İstanbul Film Festivali’nin ustalarınden Michael Haneke de filmekimi'nde son filmi “Kurdun Günü ” ile yer alıyor.

Haneke’nin “en iyimser çalışmam” diye tanımladığı film, toplumun, açıklanmayan bir felaket yüzünden parçalandığı, belirtilmemiş bir zaman ve yerde geçiyor.

İzleyiciyi Haneke geleneğine uygun bir biçimde, rahat koltuklarından sarsarak kaldıracak filmin kadrosunda Isabelle Huppert, Béatrice Dalle ve Patrice Chéreau var.

Kısmetse

İtalyan Alessandro D’Alatri’nin yönettiği “Kısmetse”, özgür yaşamak ile aile kurma ikilemi arasında kalmış 30’lu yaşlarındaki bir çiftin birlikte çıktıkları hayat yolculuğunu, zaman içinde bir dizi geri ve ileri sarmalarla anlatıyor.

Ne var ki, iki sevgilinin romantik, tutkulu ve dengeli aşk öyküleri, başkalarının işin içine girmesiyle sarsılıyor...

Dogville

Danimarka sinemasının usta yönetmeni Lars von Trier, bu yıl Cannes’da büyük ilgi uyandırmasına karşın ödül kazanamayan “Dogville” ile “filmekimi”nin konuğu.

Bir üçlemenin (“Dogville” – “Manderlay” – “Washington”) ilk bölümü olan film adını, Ortabatı ABD’de, eski bir madencilik kasabasından alıyor.

Büyük İktisadi Bunalım’ın etkilerini hisseden uykulu kasaba, genç bir yabancı kadının ortaya çıkışıyla canlanıyor. Başlangıçta kadına yardımcı olmayı seçen halk, zamanla onu bir köleye dönüştürüp en berbat aşağılamalara maruz bırakır...

Ütopya - Kusursuz Ülkede Kimse Kusursuz Değil

Çok ödüllü, içiçe örülmüş çok sayıda öykülü filmlerin ağırlıkta olduğu “filmekimi”nin, bir de çok senaristli ve yönetmenli filmi var: “Ütopya – Kusursuz Ülkede Kimse Kusursuz Değil”.

Altı senarist tarafından yazılmış, dokuz yönetmen tarafından yönetilmiş bir ekip çalışması örneği olan film, can alıcı bir soruya cevap bulmaya çalışıyor: İlk bakışta kusursuz bir ülke gibi görülen Norveç’te gerçekte kimler yaşamaktadır?

Ülkenin belli başlı sekiz siyasi partisinin farklı felsefelerinden esinlenmiş sekiz öyküyü birbirine geçiren “Ütopya”, küçük şeyler ve bunların büyük sonuçları üzerine uçuk kaçık bir komedi.

Festivalde bugün

Son Tren (11.00), Güneşli Pazartesiler (13.30), Yaz Kaçamakları (16.00), Dogwille (21.30)

Emek Sineması Tel: 0 212 293 84 39

Programda yer alan filmlerin listesi:

* Güneşli Pazartesiler / Los lunes al sol / Mondays in the Sun / Fernando León de Aranoa / İSPANYA

* Son Tren / El último tren (Corazon de fuego) / The Last Train / Diego Arsuaga / URUGUAY-ARJANTİN

* Kırık Kanatlar / Knafayim shvurot / Broken Wings / Nir Bergman / İSRAİL

* Yaz Kaçamakları / Embrassez qui vous voudrez / See How They Run / Michel Blanc / FRANSA-İTALYA-İNGİLTERE

* Kısmetse / Casomai / If By Chance / Alessandro D’Alatri / İTALYA

* Kurdun Günü / Le temps du loup / The Time of the Wolf / Michael Haneke / FRANSA-AVUSTURYA-ALMANYA

* Albino Noi / Noi Albinoi / Noi, the Albino / Dagur Kári / İZLANDA-ALMANYA-DANİMARKA-İNGİLTERE

* Trendeki Adam / L’homme du train / The Man on the Train / Patrice Leconte / FRANSA

* Afili Delikanlı / Sweet Sixteen / Ken Loach / İNGİLTERE

* Böcek / Bug / Matt Manfredi - Phil Hay / ABD

* Ütopya – Kusursuz Ülkede Kimse Kusursuz Değil / Folk flest bor i Kina / Utopia – Nobody’s Perfect in Perfect Country / Hans Petter Moland – Ingebjørg Torgersen – Terje Rangnes – Magnus Martens – Arild Fröhlich – Thomas Robsahm – Morten Tyldum – Martin Asphaug – Sara Johnsen / NORVEÇ

* Hiç Korkmuyorum / Io non ho paura / I’m Not Scared / Gabriele Salvatores / İTALYA-İSPANYA-İNGİLTERE

* Bebekler Evi / Casa de los babys / John Sayles / ABD

* Uzak Işıklar / Lichter / Distant Lights / Hans-Christian Schmid / ALMANYA

* Dogville / Lars von Trier / DANİMARKA

* Zhou Yu’nun Treni / Zhou Yu de Huoche / Zhou Yu’s Train / Sun Zhou / ÇİN

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN