Generaller Sanık Sandalyesine

12 Eylül 1980de ordu yönetime el koydu. 12 Eylül Anayasasında 2001de yapılan değişikliğe kadar, darbe döneminde çıkarılan yasaların Anayasaya aykırılığı iddia edilemiyordu. Bugün, generaller üzerindeki dokunulmazlık zırhı halen duruyor.

İstanbul - özgür radyo
12 Eylül 2003, Cuma
12 Eylül darbesini gerçekleştiren generaller, Anayasaya koydukları maddeler ile kendi geleceklerini de güvence altına aldılar. 12 Eylül Anayasası'nda 3 Ekim 2001’de yapılan değişikliğe kadar, darbe döneminde çıkarılan yasaların Anayasa'ya aykırılığı dahi iddia edilemiyordu. Bugün, generaller üzerindeki dokunulmazlık zırhı halen duruyor.

Bundan tam 23 yıl önce takvim yaprakları 12 Eylül 1980'i gösterdiğinde yükselen toplumsal muhalefeti ezmek ve 24 Ocak kararlarını uygulamak için ordu yönetime el koydu. Tankların yolları kestiği saatlerde Genelkurmay Başkanı Kenan Evren, şu konuşmayı yapıyordu:

"Türkiye Cumhuriyeti'nin varlığına, bağımsızlığına ve rejimine yönelik fikri ve fiziki hain saldırıların olanca genişliği ve şiddetiyle süre geldiği bir ortamda milletimiz için başkaca bir çıkış yolu kalmadığı için Türk Silahlı Kuvvetleri emir komuta zinciri için yönetime el koymuştur."

Rakamlarla 12 Eylül

* 12 Eylül darbesinin hemen ardından tutuklamalar, gözaltılar başladı.

* 650 bin kişi gözaltına alındı, 1 milyon 683 bin kişi fişlendi.

* 7 bin kişi için idam cezası istenirken, 517 kişiye idam cezası verildi, 50 insan asıldı.

* 388 bin kişiye pasaport verilmedi, 14 bin kişi vatandaşlıktan çıkartıldı.

* 300 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

* 171 kişinin işkenceden öldüğü belgelendi.

* 937 film sakıncalı bulunduğu için yasaklandı.

* 23 bin 677 derneğin faaliyeti durduruldu.

* 3 bin 854 öğretmen, üniversitede görevli 120 öğretim üyesi ve 47 hakimin işine son verildi.

* 400 gazeteci için toplam 4 bin yıl hapis cezası istendi.

* Cezaevlerinden bulunan 299 kişi yaşamını yitirdi ve bunların ölüm nedeni şöyle açıklandı:

* 144 kişi kuşkulu bir şekilde öldü.

* 14 kişi açlık grevinde öldü.

* 16 kişi “kaçarken” vuruldu.

* 95 kişi “çatışmada” öldü.

* 73 kişiye “doğal ölüm” raporu verildi.

* 43 kişinin “intihar ettiği” açıklandı.

12 Eylül Anayasası yürürlükte

Parlamentonun feshiyle birlikte kurulan Danışma Meclisi'nin hazırladığı 7 Kasım 1982 tarihli anayasa, referandum ile yasalaştırıldı. Referandum öncesi "hayır" oyu için propaganda yapmak yasaklandı, referandum şeffaf zarflarla yapıldı, "hayır" oyu verenler baskıya maruz kaldı.

Anayasayı yapan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) ve Danışma Meclisi'nin her türlü karar ve tasarruflarından dolayı haklarında cezai, mali ve hukuki sorumluluk iddiası ileri sürülemeyeceği yasal olarak kayıtlara geçti. Hatta 3 Ekim 2001’e kadar Anayasa'da yapılan değişiklikle kaldırılan son fıkraya göre, bu dönem içinde çıkarılan yasaların Anayasa'ya aykırılığı dahi iddia edilemezdi.

1982 Anayasısını kabulü ile aynı referandumda, Kenan Evren Cumhurbaşkanı oldu ve 1989 yılına kadar görev yaptı.

Arjantin'in izinden

Arjantin'de Meclis 7 yıl boyunca ülkeye karanlık günler yaşatan eski darbecilerin dokunulmazlığını kaldırma kararı aldı. Böylelikle 1976-1983 yılları arasındaki askeri diktatörlük döneminde görev yapanların, gerçekleştirdikleri insan hakları nedeniyle yargılanmalarının önü açılmış oldu.

Arjantin'de Plaze de Mayo Anneleri -ki başkent Buenos Aires'de Perşembe günleri eylem yaptıkları için “Perşembe'nin Delileri” olarak anılmışlardı yönetim tarafından- tam 20 yıldır, kaybedenlerin yargılanmasını istiyordu.

Bu karar Arjantin'de anneler tarafından büyük bir sevinçle karşılandı. Cunta kurbanı torunları adına adalet arayan Plaze de Mayo Büyükanneleri Örgütü'nün başkanı Estela de Carlotto, "Bu ülkede bir şeylerin değiştiğini görmekten çok mutluyuz" diyor. Meclis'in kararını açıklamasının ardından, kongre binasının önünde toplanan binlerce insan, havai fişekler patlatarak sevinç gösterisi yaptı.

Cunta döneminde yaklaşık 30 bin kişinin kaybedildiği ya da öldürüldüğü tahmin ediliyor. Öldürülen muhaliflere ait 500 çocuk da kaçırıldı.

Eski cunta liderlerinin çoğu askeri rejimin sona ermesinin ardından hapse girmişti. Ancak 1980'lerin ortalarında Devlet başkanı Raul Alfosin ve onun ardından iktidara gelen Carlos Menem darbecileri affetmişti. (BB)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share
BUGÜN EN ÇOK OKUNANLAR

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN