Eğitim, Ayrımsız, Tüm Çocukların Hakkıdır

İHD İstanbul Şubesi, Milli Eğitim Bakanı Çelikten eğitimde ırkçı ve ayrımcı anlayışları sona erdirilmesini, öğretmen ve öğrencilerin örgütlenme özgürlüğünün sağlanmasını, ana dilde eğitimin önündeki engellerin kaldırılmasını, özgür-parasız eğitim istedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
11 Eylül 2003, Perşembe
İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik’e gönderdiği açık mektupla Bakandan, parasız, özgür, fırsat eşitliğinin sağlandığı bir eğitim sistemi geliştirilmesini istedi.

Eğitimde ırkçı ve ayrımcı anlayışların son bulması çağrısı yapan İHD’liler, “insan hakları aykırı, bu topraklarda yaşayan etnik ve kültürel kimlikleri aşağılayan ve yok sayan metinlerin ayıklanarak ders kitaplarından çıkarılması; ana dilde eğitim görmek isteyen öğrencilere yönelik polis ve idare baskısının sona erdirilmesi” çağrısı yaptılar.

“Başarılı yoksul öğrencilerin özel okullarda okutulması” projesinin eğitimde özelleştirme anlamına geleceğini hatırlatan İHD’liler, “özel okullara milyarlarca kaynak aktarmaktan vazgeçilmelidir” dediler.

“Irkçı, ayrımcı anlayış dayatılıyor”

Eğitim sisteminde “etnik, kültür ve inanç farklılıklarını yok sayan, inkar eden hatta imhaya yönelen anlayışların devam ettiğini” ve “bu politikaların eğitim kurumlarında öğrencilerle öğretmenlere devlet eliyle dayatıldığını” belirten İHD’lilerin Bakan Çelik’e yönelik mektupları şöyle:

Sayın Hüseyin Çelik

Milli Eğitim Bakanı

Bakanlıklar/Ankara

Sayın Bakan ; 15 Eylül 2003 - Pazartesi günü, 2003-2004 eğitim ve öğretim yılı başlıyor. İlköğretim okullarında 10 milyon 331 bin, liselerde 3 milyon öğrencimiz ve 557 bin öğretmenimiz ders başı yapacak. Eğitim çağındaki insanların ülkenin sosyal ve ekonomik koşullarına uygun olarak parasız, eşit olanaklarla, demokratik özgür eğitim haklarından yoksun bırakıldığı bir eğitim yılı daha başlıyor.

Bizler insan hakları savunucuları olarak; sayıları milyonlarla anılan insanımızı doğrudan ve bu topraklarda yaşayan herkesi yakından ilgilendiren eğitim ve öğretim sistemindeki sorunların can yakıcı bir biçimde devam ettiğini endişeyle izliyoruz.

Etnik, kültür ve inanç farklılıklarını yok sayan, inkar eden hatta imhaya yönelen anlayışlar devam ediyor. Bu politikalar eğitim kurumlarında öğrencilere, öğretmenlere devlet eliyle dayatılmaktadır.

Dini inanç, siyasi görüş ve kültürel kimliklerinden dolayı binlerce öğrencinin eğitim hakkının devlet eliyle alınması ve bu öğrencilerin yok sayılması ve sisteme koşulsuz itaat etmesini isteyen uygulamalar varlığını koruyor.

Demokratik ve özgür toplumun oluşmasından rahatsız olan egemen sistemin tek tip insan, tek tip eğitim dayatması, öğrencilerin çağdaş, özgür ve bilimsel eğitim olanaklarından yoksun kalma riski riskini artırmıştır.

Uzmanların savunduğu ve bilimsel olarak kanıtlanmış ana dilinin dışında bir dilde eğitim gören çocuğun uyum ve başarı sorunu yaşadığı gerçeğine, altına imza koyulan tüm uluslararası sözleşmelere ve çıkarılan onca uyum paketlerine rağmen ana dilde eğitim hakkının önündeki yasal ve siyasal engeller bu eğitim yılında da devam ediyor.

Sayın Bakan, insan hakları savunucuları olarak diyoruz ki; Çocuk Hakları, İnsan Haklarının önemli bir parçasıdır. Bir toplumun en değerli varlığı çocuklarıdır. Çocuklar gelecektir. Gereken önem verilir, iyi eğitilir, iyi beslenir ise gelecekten umut beslemek mümkün olabilir. Oysa bizim koşullarımızda umutlu olduğumuzu söylemek mümkün değildir.

Kamuoyunda oluşan tüm tepki ve tartışmalara rağmen eğitime katkı adı altında “zorla bağış” alındığı, savaşa hayır dedikleri için eğitim hakları ellerinden alınan, sürgün edilen Gaziantepli öğrenciler olayında olduğu gibi öğrencilerin hak talep etme, örgütlenme, politik yaşama katılma hakkının en ağır cezalarla engellendiği bir eğitim sistemini insan haklarına aykırı buluyoruz.

Bizler insan hakları savunucuları olarak; uyarma gereği duyuyoruz: Devlet okullarında sorunların bu denli yoğun olduğu bir dönemde sorunlara kulak tıkayan hükümet,10 bin “başarılı yoksul öğrenciyi “ özel okullarda okutmayı marifet gibi göstererek, eğitimde özelleştirme ve piyasalaştırma ile yüz binlerce çocuğumuzun geleceğini çalmaktan, devlet okulları tebeşir bulamazken, özel okullara milyarlarca kaynak aktarmaktan vazgeçmelidir.

Sayın Bakan, yeni eğitim ve öğretim döneminde, ırkçı ve ayrımcı eğitim politikalarından vazgeçilmelidir.

Parasız ve fırsat eşitliğine dayalı eğitim sistemi geliştirilerek, eğitimin yaygınlaşması sağlanmalıdır.

Özgür ve bilimsel ve resmi ideolojiden arınmış eğitim sistemi benimsenmelidir. Kılık-kıyafet genelgesi nedeniyle baskı altında tutulan başörtülü öğrenci ve öğretmenlere yönelik ayrımcı politikalar son bulmalı, bu öğrencilerin okullarına tekrar dönmelerinin koşulları oluşturulmalıdır

Örgütlenme özgürlüklerini kullanan öğretmen ve öğrencilere yönelik baskılar son bulmalıdır.

Örgütlenme özgürlüğü bilinci ilkokul çocukları dahil tüm öğrencilere verilmelidir, bu hakkı kullananlara saygı gösterilmedir. Bu Türkiye’nin altına imza atığı sözleşmelerin gereğidir. Çünkü başta Çocuk Hakları Sözleşmesi olmak üzere birçok uluslar arası sözleşme örgütlenme özgürlüğünü düzenler.

İnsan haklarına aykırı, bu topraklarda yaşayan etnik ve kültürel kimlikleri aşağılayan ve yok sayan metinler ayıklanarak ders kitaplarından çıkartılmalıdır.

Ana dilde eğitim görmek isteyen öğrencilere yönelik polis ve idare baskısı sona erdirilmeli, öğrencilerin bu talepleri dikkate alınmalıdır.

Sayın Bakan; parasız, özgür, fırsat eşitliğinin sağlandığı, yaygın ve örgün eğitim olanaklarının paylaşıldığı günler dileğiyle. (BB)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN