Caia Parkda Neler Oldu?

Wrexham, 14 bin nüfuslu bir kasaba, bir gece barda bir kavga çıktı... Sonra, tutuklamalar, polisle çatışmalar... Bölgede göçmenler, Iraklı Kürtler de yaşıyordu... Bu ırkçı bir ayaklanma mıydı? Politikacılar, polisler, halk ve göçmenler konuşuyor...

Londra - BİA Haber Merkezi
05 Temmuz 2003, Cumartesi
“Sokağa çıktığında saçının rengine bakıyorlar, siyahsa başka hiçbir neden aramadan senden nefret ediyorlar. Wrexham’ın insanları çok kötü. Hepsi de.” İki yıldır Wrexham’da yaşayan Iraklı göçmen Salman Hüseyin Nadir böyle diyor.

Bir başka Iraklı göçmen Ali Hüseyin Kerim ise bu nefretin sebebini arıyor: “İnsanlar benden nefret ediyor. Neden? Biz sorun yaratmak istemiyoruz ki. Evden işe, işten eve. Ben onlarla arkadaş olmak istiyorum ama onlar benden hoşlanmıyor. Ülkemde başıma dert açtılar, o yüzden ülkemden ayrıldım, hayatımı kurtarmak için bu ülkeye geldim. Şimdi yaşadıklarıma bakın.”

İki göçmenin dile getirdiği sorunlar aslında Galler bölgesindeki Wrexham kasabasının 14 bin nüfuslu Caia Park bölgesinde yaşananların yalnızca bir bölümü idi.

Ad da değişti

Gallerin en yoksul bölgelerinden biri olan Queens Park son on yılda hayli değişti. Wrexham’ın en sorunlu bölgesi olan bu bölge bir modernizasyon projesi kapsamında baştan aşağı yenilendi.

Gençlere sağlıklı toplu uğraş merkezleri kuruldu, genç annelere işe dönme fırsatları yaratıldı, çocuk oyun alanları düzenlendi.

Bu projelerle işsizi çok bölgenin ıslahı amaçlanıyor. Her şey değişirken Queens Park de Caia Park’a çevrildi. Caia Park’da göçmenler de yaşıyor; 200 kadarı Iraklı göçmen ya da göçmen adayı.

Bilardolu ırkçılık

21 Haziran Pazar gecesi Caia Park bölgesinin Prens Charles sokağındaki Kırmızı Ejderha (Red Dragon) barında bir olay çıktı.

Bir anda 30 kişi bilardo sopaları ile birbirine girdi. Olaylar sonunda başından yaralanan bir kişi hastaneye kaldırıldı, bir kişi de tutuklandı.

Polis ilk raporunda olayın ırkçı bir saldırı olduğunu belirtti.

Çete savaşları gibi

Polis olayların yatıştığını düşünürken bir saat sonra yeniden olay mahalline çağrıldı. Red Dragon barına saldırılmış, camları aşağı indirilmişti. Polis bu kez altı kişiyi tutukladı, bunlardan dördü Iraklı göçmenlerdi.

Tanıklardan Eirian Jones anlatıyor: “Beyrut’a döndü burası. Barın duvarında oturuyordum, 40 kişi kadardılar, tıpkı televizyondaki çete savaşları gibiydi.”

Adını vermek istemeyen bir başka tanık ise, “Çok korktum. Burada çocuklar da yaşıyor. Artık sokaklarda yürümeye korkuyoruz,” dedi.

Bar kavgasından ayaklanmaya

Pazar gecesi başlayan olaylar Pazartesi günü bütün Caia’ya yayıldı. Wrexham futbol kulübü Front Line taraftarlarının başı çektiği 200 kadar kişilik bir gurup barın önüne barikat kuran polisle çatıştı. Tanıklar çocukların bile polise molotof kokteyli attığını söylüyorlar.

Salı günü olayları bastırabilmek için bölgeye 100 kadar polis gönderildi ve sokağa çıkma yasağı ilan edildi.

Olaylar yatışmıyordu. Bir bar kavgası olarak başlamış görünen olaylar hafta boyunca büyümüş, ırkçı bir ayaklanmaya dönüşmüştü.

Yine şiddetle karşılaştılar

İlk başta olayların ırkçı nitelik taşıdığını söyleyen polis ise ağız değiştirdi, şimdi “adli” diyor.

Wrexham çevresi Göçmen ve Göçmen Adayları Destek Grubu’ndan (Wrexham and District Refugee and Asylum Seekers Support Group) Marjorie Dykins ise yaşananları “Bu insanlar kendi ülkelerinde şiddeti yaşamış insanlar. Şiddetten kaçmak için geldikleri bu ülkede de şiddetle karşılaştılar,” sözleriyle açıklıyor.

Iraklı göçmenlerin kimi korku içinde Caia Park’tan kaçıp Wrexham’ın başka yerlerine sığınıyor.

Irk Eşitliği Komisyonu (Racial Equality) eski başkanı, İşçi Partisi milletvekili Lord Quseley olayların kesinlikle ırkçı bir nitelik taşıdığını düşünüyor: “Bu olayda ırkçılık yok diyorlarsa çok yanılıyorlar. Önyargı var, düşmanlık var, nefret var, her şey var.”

Quseley’e göre; yaşananların temel nedeni hizmet eksikliği: “Yoksul bir bölge, suçluların barındırıldığı bir bölge, sosyal alt yapı yetersizliği var. Buraya bir de göçmenleri taşıdığınızda ateşle barutu yan yana koymuş oluyorsunuz.”

Quseley’in söylediklerini doğrulayanların sayısı az değil. Adını vermek istemeyen bir siyah, “göçmenlere karşı öyle yoğun bir tepki var ki, rengi kendi renklerine benzemeyen herkesi bu gruba katıyor, herkesi pis göçmen diye çağırıyorlar” diyor.

Blair de konuştu

Başbakan Tony Blair de yaşananlara sesiz kalmadı, bölge halkını etnik nefreti körüklemekle suçladı: “Bu türden aşırılıkları destekleyenler, öfkelerini göçmenlerden çıkarmak isteyenler, toplum içinde uyumlu yaşamayı bilmeyen insanlardır.”

Bu arada, olaylar sürüyordu. Dükkanların camları kırılıyor, gösteri polisine kömür parçaları, molotof kokteylleri atılıyordu. Ayaklanmanın beşinci gününde tutuklananların sayısı 47’yi buldu. Bunların arasında 13 yaşında bir çocuk bile vardı, polise molotof kokteyli attığı iddia ediliyordu.

Halk göçmen istemiyor!

Bölge halkı göçmenleri istemediğini saklamıyor. Pencerelerinden polise bağırıyorlardı: “Artık savaş bitti, neden hala buradalar, Ülkelerine dönsünler.”

Bölge milletvekili Ian Lucas halkın göçmenleri istemediğini, son altı aydır kendisine sürekli göçmenlerin başka bir yere gönderilmesi talepleri geldiğini söylüyordu. Hatta bu talepleri polisle de görüştü.

Wrexham Belediyesi’nde Caia Park’ı temsil eden Malcolm King, “bölgeye gelen göçmen sayısında bir artış var ama bugüne kadar hiç göçmen kaynaklı bir sorunla karşılaşmamıştık” diyor.

Baş komiser Steve Curtis de “şaşırdım” diyor: “Göçmenler bir yıla yakın bir zamandır burada yaşıyorlar, daha önce hiç böyle bir olaya karışmamışlardı.”

Olayları İngiliz Milliyetçi Partisi BNP’nin kızıştırdığı da iddia ediliyor ama en çok Wrexham’ın geçici göçmen yerleştirme bölgesi olarak kullanılması üzerinde duruluyor.

“Toplumumuz Önde Gelir” (Communities First) grubu sözcüsü Gary Jones göçmenlerin topluma kazandırılması gerektiğini vurgulayarak, “Göçmenler geleli neredeyse bir yıl oldu, bu insanları topluma kazandırmak için pek bir şey yapılmış sayılmaz. Uğraşıyoruz,” diyor. (EG/NM)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN