Hapishanelerin Hali İçler Acısı

Blackenhurstde bir adam kendini astı, Styalda bir kadın. Leyhillde bir mahkum kayboldu, sonra ölüsü bulundu. 73 bin 379 mahkumun bulunduğu İngilterede Hapishaneler Baş Müfettişi Owers bu rakamın ceza sisteminin çökme noktasına geldiğini belirtti.

Londra - BİA Haber Merkezi
21 Haziran 2003, Cumartesi
10 yaşındaki Holly Wells ve Jessica Chapman adlı kız çocuklarını öldürme iddiasıyla yargılanan Ian Huntley Woodhill hapishanesinde yatıyordu. Bir gün intihara kalkıştı.

Woodhill, İngiltere’deki 135 hapishane arasında mahkum intiharlarının en yüksek olduğu 10 hapishaneden biri. Bu hapishanelerde 2002’de 94 mahkum kendini öldürmüş. Bu önceki yıllara oranla yüzde 29 oranında bir artış anlamına geliyor.

Hapishanelerdeki güvenlik sorunu yalnızca intiharlarla sınırlı değil. Hapishanelerden kaçan kaçana. Sudbury hapishanesinde müebbet yatan bir mahkumun akşam sayımında yerinde olmadığı fark edildi. Leyhill’de yine ömür boyu hapse mahkum birinin hücresinde bulunmadığı fark edilince aramalar başlatıldı. Mahkum yakınlarda bir yerde demiryolunda ölü bulundu.

Cinayetten yargılanan riskli mahkumların çok sıkı gözetim altında tutulması, özellikle de Huntley gibi intihara eğilimli olan mahkumların her on beş dakikada bir yoklanmaları gerekiyor. Ancak hapishane sistemi mahkumların güvenliğini sağlamakta yetersiz kalıyor.

Olaylar durmuyor

Hapishanelerde saldırı ve ayaklanma olayları da artışa geçmiş durumda. Son iki hafta içinde bin 200 olay yaşandığı bildiriliyor. Long Lartin’de bir mahkum karnından şişlendi. Lowdham Grange’de D Blokta hücrelere molotof kokteyli atıldı.

Bedford’da iki mahkum arasında çıkan kavga sonunda 20 mahkum hücrelerine dönmemekte direndi, Parc’da çıkan başka bir olayda altı mahkum havalandırmadan dönmemekte direndiler. Wealstun’da ise 19 mahkum bilardo masasını kullanarak çatıya çıktı. Çıkan ayaklanma ancak iki günde bastırılabildi. Garth’ta soğuk yemekleri ve sıcak su olmamasını protesto eden dört mahkum hücrelerini talan ettiler.

Howard Raporu

Bu listenin sonu yok. Çünkü listeye her gün yeni olaylar ekleniyor. Hapishanelerin hali içler acısı. İngiliz hapishanelerinin acıklı halini ilk gören John Howard olmuştu. Howard’ın 1777’de yazdığı “Hapishanelerin Hali” (The State of Prisons) adlı kitabının üzerine İngiltere’de köklü hapishane reformları geliştirilmişti.

1779’da uygulanmaya başlanan reformlar sonucunda mahkumların kolonilere gönderilmesinden vazgeçilmiş, mahkumlar İngiltere’deki hapishanelerde tutulmaya başlanmış, o günden sonra da hapishaneler temel ceza mekanizmaları olarak kabul edilmişti.

Ancak hapishaneler yerel yönetimlerin yetkisi altında idi. 1877’de yapılan hapishane reformları ile hapishaneler hükümete bağlandılar. 1963’e kadar hapishaneleri Hapishane Komisyonu yönetti. Bu komisyon lağvedildiğinde hapishaneler İçişleri Bakanlığı’nın denetimine girdi.

Özel hapishaneler

1993’te yayınlanan son Hapishaneler Yönetmeliğine göre İngiltere ve Galler’de 135 yüksek güvenlik hapishanesi, adi hapishane, ıslahevi ve eğitim hapishanesi bulunuyor. Son yıllarda özel firmaların da hapishane yönetimlerini üstlenmesi mümkün kılındı.

Sayıştay Bürosunca 18 Haziran’da yayınlanan rapora göre başta Pucklchurch’teki Ashfield olmak üzere özel hapishaneler yüksek standartları, başarılı uygulamaları ile dikkat çekiyor. Ancak mahkumların etkinlikleri, onlara uygulanan davranışlar, dürüstlük gibi konularda övgü toplayan özel hapishaneler bile güvenliği tam sağlayamadıkları için eleştiriliyorlar.

Gazetecinin gardiyanlığı

Hapishanelerin güvenlik sistemlerinin ne kadar gevşek olduğu geçen hafta News of the World gazetesi’nde yayınlanan bir raporla bir kez daha gözler önüne serildi. Gazetenin muhabiri David McGee sistemle alay eder gibi uyduruk bir CV ile Soham cinayetleri zanlısı Huntley’in yattığı Woodhill hapishanesinde gardiyan olmak için işe başvurmuştu.

Çalıştığını söylediği güvenlik firması çoktan kapanmıştı, gösterdiği referanslardan birisi uyduruktu, diğeri ise eski bir mahkumdu. Hapishane yetkilileri gerekli kontrolleri yapmamıştı. Hatta pasaportundaki gazeteci ibaresini de görmemişlerdi. McGee sorgusuz sualsiz gardiyan olarak işe alınmıştı.

Hapishanede güvenlik o kadar gevşekti ki McGee içeriye cebinde bir fotoğraf makinesi, elini kolunu sallayarak girmişti. ‘İçeriye soktuğum patlayıcı madde ya da bıçak da olabilirdi’ diyen McGee 13 haftalık bir eğitim görmüş. Eğitiminin sonunda daha acemi gardiyanken Huntley’in sorumluluğu tek başına McGee’ye verilmiş. McGee böylece Huntley’le röportaj yapmış, sayısız fotoğrafını çekmişti.

McGee’nin röportajı gazetede yayınlandığında büyük infial uyandırdı. İçişleri Bakanlığı olayda sessiz kalırken Hapishaneler Genel Müdürlüğü olayla ilgili üst düzeyde soruşturma başlatmıştı.

Hapishane nüfusu: 73 bin 379

McGee’nin raporunun ardından geçtiğimiz hafta bir de İçişleri Bakanlığı’ndan Stephen Moore’un hazırladığı rapor kamuoyuna yansıdı. Guardian gazetesinin ele geçirdigi rapora göre hapishanelerin nüfusu şu anda 73 bin 379’a ulaşmış durumda.

Haftada 150 mahkum anlamına gelen bu rakam hapishanelerin güvenliğini tehdit eden en büyük unsur olarak görülüyor. Hapishaneler Baş Müfettişi Anne Owers bu rakamın ceza sisteminin çökme noktasına geldiğinin belirtisi olduğunu belirtti.

Gardiyanlar Sendikası NAPO Başkanı Harry Fletcher ise bu kadar kalabalık bir nüfusun gardiyanlar üzerinde büyük baskı uyguladığını, gardiyanların sürekli saldırıya uğradığını söyledi.

Bu paraya bu işi kim yapar?

“Hapishanelerde çalışanlar için korkuyorum, o kadar çok saldırıya uğruyorlar ki kabul edilir sey değil” diyen Fletcher’a Hapishane Çalışanları Birliği’nden (Prison Officers Association) Brian Caton da destek veriyor: ‘Bu paraya bu işi kim yapar ki?’

Hapishanelerin kalabalığı, güvenlik sistemlerin yetersizliği, bütçe sorunları, gardiyan sayısının yetmezliği derken İngiltere’de hapishanelerdeki güvenlik tartışması doruk noktasına ulaştığı noktada İçişleri Bakanlığı’nın soruşturmaların ötesinde yeni bir hapishane reformuna gidip gitmeyecegi merakla bekleniyor. (EG/NM)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN