Sekiz Yaşın Üstündeyseler Vurabilirsiniz!

Çocuklara karakter kazandırmak için fiziksel cezalandrıma! Şimdi, bakıcıların 8 yaş altındaki çocuklara vurması yasaklandı. Çocuklara Vurulmaz Birliği, tokat öldürebilir kampanyası düzenliyor, Aile Önde Gelir Grubu ise aşırıya gidildiği görüşünde.

Londra - BİA Haber Merkezi
10 Mayıs 2003, Cumartesi
İngiltere’de bakıcıların sekiz yaşın altındaki çocuklara vurmaları yasaklandı. Hafifçe, ellerine bile vurulsa bu suç kapsamına giriyor. Artık çocukları cezalandırma yetkisi sadece anne ve babaların oluyor.

Bir köşeye çekilmiş içini çeke çeke ağlıyor. Annesi işe gitti. Onu bakılsın diye her gün buraya bırakıyor. Okuduğu kitaba renkli kalemlerle resim yapmak istedi diye eline eline vurdu bakıcısı.

Öyle acıdı ki.. Yalnız, itilmiş, ürkmüş, ağlıyor… Bakıcı ise kızgın ve uzak. Çocuğu disipline etmek gerek. Eğer baştan önlemini almazsa tepesine çıkar yoksa.

70 bin kayıtlı bakıcı

Bugüne kadar bakıcılar ailenin iznini almak kaydı ile çocuklara hafifçe (*) vurabiliyorlardı. İngiltere’de 70,000 kayıtlı bakıcı var. Yeni yasa bu bakıcıların da tıpkı ana okullarındaki, ilk ve orta okullardaki diğer bakıcılarda olduğu gibi sekiz yaşın altındaki çocuklara vurmalarını yasakladı.

İki yıl öncesinin Milli Eğitim Bakanı David Blunkett bakıcıların çocuklara ancak ailelerin izni ile vurulabileceğini buyurmuştu. Böylece ülkedeki bakıcılar saltanatını yıkmayı amaçladığını söylüyordu.

Gerçi ailelerin topu topu yüzde 4’ü bakıcılara bu izni vermişti (bu rakam geçtiğimiz yıl yüzde 1’e düştü) ama Çocuklara Eziyeti Önleme Derneği (NSPCC) yine de durumdan memnun değildi.

BM’den İngiltere’ye kınama

Çocuklara vurmak bağışlanamaz bir davranıştır. Ne ailelerin ne bakıcıların çocuklara vurmasına hiçbir şekilde izin vermemek gerekir diyordu. Geçtiğimiz yıl da Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Komisyonu İngiltere’yi ailelerin çocuklarını vurarak cezalandırmasını yasaklamadığı için kınamıştı.

İngiltere çocuk cezalandırma konusunda en geri kalmış Avrupa ülkelerinden biri. NSPCC’nin bildirdiğine göre çocuklara vurmak son 30 yıl içinde tam 12 Avrupa ülkesinde yasaklanmış. İsveç’te bu öyle büyük

boyutlara taşınmış ki, çocuğa en ufak bir zarar gelmesi halinde aileler tutuklanabiliyormuş.

Kraliçe Viktorya’dan beri

İngiltere’de çocuklarda karakter geliştirmek için sakıncalı görülmeyen fiziksel cezalandırma’nın (corporal punishment) geçmişi Kraliçe Viktorya dönemine kadar uzanıyor.

1860’ta çıkarılan bir yasa ile çocuklara vurmak serbest bırakılmıştı. Ve bu vurmanın ölçüsü cetvelle parmak uçlarını, avuçları, enseyi dağlamaktan, değnekle bileklere, kollara, bacaklara ve hatta pantolonunu indirip kabalarına kıyasıya vurmaya kadar uzanabiliyordu.

O dönemde son derece normal görünen bu tür cezalar günümüzde rahatlıkla çocuk tacizine girebilirdi.

Çocuğa makul şiddet

1933’te görülen Regina ve Hopley davasında çocuklara “makul bir şekilde” fiziksel ceza verilmesinin çocukların gelişiminde yeri olduğu söylenmiş, çocukların gelişimine katkıda bulunan bakıcı ve akrabaları da aileleri kadar çocuklara ceza uygulayabilme yetkisi kazanmışlardı.

Ancak makul sözcüğünün kavramı kişilere göre değiştiği için çocuk cezalandırmaları çoğu kez ailelerin, bakıcıların insafına kalıyordu. 1994’te bir adam üvey oğlunu değnekle dövüp bacaklarını mosmor etmiş, mahkeme ise adamı makul cezalandırma kapsamına alarak serbest bırakmıştı.

Çocuğun avukatları davayı Avrupa Mahkemesi’ne taşımış, Hiçbir insan işkence, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muameleye tabi tutulamaz diyen İnsan Hakları Avrupa Konvansiyonu 3. Maddesi uyarınca İngiliz mahkemesi kusurlu bulunmuştu.

16 yaş altına kafaya vurmak yasak

1998’de alınan bu karara göre İngiliz yasaları çocuğu yeterince koruyamıyordu. Bunun karar doğrultusunda İngiliz yasalarında değişiklik yapmak zorunluluğu doğmuştu. İskoç mahkemesi 16 yaşın altındaki çocukların kafasına vurma, onları sarsma, herhangi bir aletle vurmayı yasakladı.

İngiltere ve Galler’in de İskoçya’yı takip etmesi beklenirken böyle olmadı. Garip bir yol izleyip, Ulusal İstatistik Enstitüsü’ne bir anket düzenletip insanlara Makul sözcüğünü tanımlatmaya giriştiler.

Anket sonuçlarına göre katılanların yüzde 99’u çocuğun bedeninde birkaç günde geçmeyen morluklar oluşturan cezalandırmayı makul görmüyordu. yüzde 98’ine göre kafaya, yüzde 94’üne göre de beş yaşın altındakilere değnekle vurulmamalıydı.

Kısacası ankete katılan herkes elle vurmayı makul kabul ediyordu.

Tokat öldürebilir

Bakıcıların çocukların önünde sigara içmesini de yasaklayan son karar her ne kadar çocuk haklarını korumaya yönelik gibi görünüyorsa da Çocuklara Vurulmaz Birliği adına konuşan Baroness Walmsley “Çocuklara vurmak hiçbir şekilde kabul edilemez. Yasalar çocuklara vurulmasını tümden engelleyecek hale getirilinceye kadar kampanyamızı sürdüreceğiz” diyerek atılan adımın pek de büyük bir adım olmadığını vurguladı.

Lady Walmsley, şiddetten kaynaklanan her çocuk ölümünün bir tokatla başladığını söylüyor, bu tür olayları önlemek için “Tokat öldürebilir” kampanyası başlatıyordu.

Buna karşılık ailenin çocuğu disipline etme hakkı olduğunu savunan bazı gruplar da çocuk hakları savunucularını aşırıya kaçmakla suçluyorlardı. Aile Önde Gelir Grubu sözcüsü Norman Wells kararı çocukların yetiştirilmesinde aile faktörünü yok edecek bir karar olduğunu, çocukların artık yasaların elinde olduğunu söylüyordu.

Ailelere de yasak

Sağlık Bakanı Alan Milburn ise böyle bir şeye niyetleri olmadığını söylüyor “Bizim yapmaya çalıştığımız ailelere çocuğun nasıl yetiştirilmesi gerektiğini söylemek falan değil. Biz yalnızca çocuğu korumaya çalışıyoruz. Çalışan kadın sayısının çoğalması ile gitgide daha küçük yaşta çocuklar bakıcıya bırakılıyor. Bu çocukların bir şekilde koruma altına alınması gerekir” diyordu.

Tartışmalar sürerken yasağın ailelere de uygulanacağı gün sabırsızlıkla bekleniyor. (EG/NM)

(*) Burada sözü edilen vurma Smacking sözcüğü ile tanımlanıyor. Hafif tokatlar olarak tanımlayabileceğimiz Smacking yüze değil genellikle ele ya da kaba etlere vurulan tokatları ifade ediyor. Ancak bu da tıpkı diğer ceza türleri gibi şiddeti ya da uygulandığı yer uygulayana göre değişen bir ceza türü olduğu için, çocuğun yaralanmasına ve hatta ölümüne yol açan çok ağır şekillere dönüşebiliyor.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN