Sütümü İçtim, Etrafıma Bombalar Düşüyor

Iraka saldırının üçüncü günü Taşlıca Köyünde yaşayan Ali Erikçinin telefonu çaldı. Yalnızca oğlum diyebildi. Bir süredir haber alamadığı oğlu Erdoğan Bağdatdaydı, insan kalkan olmayı seçmişti. Onlar konuşurken Taşlıcada ve Bağdatda sabah oluyordu.

Gaziantep - BİA Haber Merkezi
26 Mart 2003, Çarşamba
Gaziantep'ten Irak'a canlı kalkan olarak giden tornacı Erdoğan Erikçi'nin ailesi gözyaşı içinde oğullarını bekliyor.

Erdoğan ile zaman zaman telefonda görüşen ailenin aldığı yanıt, "Baba şimdi süt içiyorum. Etrafa bombalar düşüyor Ama savaş bitene kadar gelmeyeceğim. İyiyim merak etmeyin. Ucunda ölüm de olsa sonuna kadar buradayım" oluyor.

Erdoğan Erikçi Gaziantep'in Taşlıca Köyü'nde dünyaya geldi. O, bir köylü çocuğuydu, doğru düzgün okumadı. Hayatı torna atölyelerinde çıraklık ve kalfalık ile geçti.

Barışa yolculuk

Erdoğan, televizyonlarda dinlediği savaş haberlerinden oldukça sıkılıyordu. Köyde büyümüş olması, ailesi ile birlikte yaşaması ve feodal yapı kendisini, bildiklerine dair içine hapsetmişti. Savaştan nefret ediyordu. Amerikan haydutluğunu, kafasında bir tornacı kalfası olarak atıp tutarken aynı zamanda barış içinde bir dünya hayali vardı.

Savaşın başlaması ve Bağdat'ın bombalanmasının üzerinden 3 gün geçmişti. Erikçi ailesi halen oğulları Erdoğan'dan gelecek bir haber bekliyordu. Sabaha karşı evdeki telefon çaldı. Baba Ali Erikçi ahizeyi kaldırdı. "Alo" sesini duyar duymaz boğazı düğümlendi. Gözyaşları sesiz akıyordu. Bağırmak istedi, bağıramadı. Sadece " Oğlumm!" diyebildi.

Taşlıca ve Bağdat'da sabah oluyor

Sabah oluyordu Gaziantep'te... Bağdat'ta da sabah oluyordu. Erdoğan. " Ağlama baba iyiyim. Süt ısıtıyorum. Birazdan kahvaltı yapacağım" diyebildi. Günlerdir kendisinden haber alınamayan Erdoğan, telefonun öbür ucunda idi. Taşlıca köyünde anaların ve bacıların ağıtları ve gözyaşları ile yankılanıyordu.

Erdoğan Erikçi'nin babası Ali Erikçi, günlerdir gazetecilerden başına alamadığını söylüyor, görüşmek istemiyordu. Bekar oğlunu evlendirmek istediğini söylediğinde gözleri doluyordu. Savaşa ve onu çıkaranlara lanet, sitem, küfür isyan vardı her cümlesinde;

"Oğlum şimdi savaşın ortasında. Ama canlı kalkan olmasını istemiyorum. Bush bu işten vazgeçmez. Bir füze yada bombanın kurbanı olmasın. Madem gittin geri gel. Seni bekliyorum. Eğer gelmiyorsan bu Bush vazgeçmez savaştan. Ölümü bekleme oğlum. Git Irak ordusuna katıl, savaş, öyle öl...

Bir savaşa değil, nesillerce anlatılacak acılara tanıklık ediyoruz...

Taşlıca'dan, Beyaz saraya kadar. (NK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN