Gazete ve Televizyon Silah Değildir

Gazeteci Fikret ilkiz, Bandırmada yerel yayın yapan Marmara Televizyonunda katıldığı söyleşi programında, Basın yayın organları kişisel ve ticari amaç gözetilerek silah gibi kullanılmamalıdır dedi

Bandırma - Bizim gazete
10 Ağustos 2002, Cumartesi
Bandırma ve çevresine yayın yapan "Marmara" televizyonundaki programa katılan "Cumhuriyet" gazetesi yazarı Fikret İlkiz, yayın organları sahiplerinin ellerindeki gücü silah olarak kullanmamaları gerektiğini belirtti. İlkiz "Basın organları kişisel çıkar ve ticari amaç gözetilerek silah olarak kullanılmamalıdır" diye konuştu.

Basın dördüncü güçtür

Söyleşide yaygın ve yerel basının çeşitli sorunlarına değinen ilkiz, basının demokrasilerdeki güçler dengesi açısından yasama, yürütme ve yargıdan sonra gelmesi gereken yerinin zaman zaman "birinci Güç" durumuna gelmesinin doğru olmadığını belirtti.

Özgürlük imtiyaz değildir

Basın özgürlüğünün gazetecinin kişisel hak ve özgürlüğü olarak düşünülmemesi gerektiğini vurgulayan İlkiz, "Basın özgürlüğü, kamunun gerçekleri öğrenmesi hakkının, gazeteciler aracılığıyla kullanılması demektir. Bu özgürlük, kesinlikle gazeteciler için bir imtiyaz değildir. Gazeteci, basın özgürlüğüne sığınarak, her istediğini yazma hakkına sahip olamaz. Tam tersine,

gazeteci olmanın getirdiği görev ve sorumluluklar vardır" dedi.

"Silah olarak kullanılmamalı"

Yayın organları sahiplerinin, yayın organlarını hiçbir zaman silah olarak kullanmamaları gerektiğine de işaret eden Fikret ilkiz şunları söyledi:

* Çünkü kurşun, bir kez namludan çıkıp kişiyi öldürdüğünde, o kişiye bir daha asla can veremezsiniz. Bu nedenle basın organları, kesinlikle kişisel çıkar, ticari amaç gözetilerek, silah gibi kullanılmamalıdır.

"Şantaj gazeteciliği yaşandı"

* Son yıllarda ülkemizde, yaygın ve yerel basında şantaj gazeteciliğinin de yaşandığı bir gerçektir. Ama kim ne derse desin, artık bilinçli bir okur ve izleyici kitlesi bulunuyor.

* Bu nedenle, bu çeşit yayın yapan yayın organları, bugün prim yapıyor gibi gözükseler de, bu tutumlarından vazgeçmedikleri taktirde gelecekte yok olmaya mahkumdurlar.

"Mağdurlar yargıya başvurmalı"

* Çünkü tarih boyunca bu hep böyle olmuş, okurlar ve izleyiciler, bu çeşit yayınların sorumlularını, gazetecilik mesleğinden silmişlerdir. Bu çeşit gazetecilik mağdurlarının ise haklarını aramak amacıyla mutlaka yargıya başvurmaları gerektiğine inanıyorum.

Yaygın basının güçlenmesinin yolunun da yerel basının güçlenmesinden geçtiğini vurgulayan İlkiz, son yıllarda yaygın basının, siyaset-ticaret kurumlarıyla içice bulunmasının yanlışlığına da değinirken, sözlerine şunları ekledi :

Yerel basın demokrasinin kılcal damarı

* Şurası kesin bir gerçektir ki, yaygın basın, yerel basının varlığım kabul etmek zorundadır. Yaygın basın, sermaye gücünü kullanarak, yan basını ortadan kaldırmaya çalışmak yerine ona destek vermelidir.

* Şöyle bir düşünelim ki, yerel basından, yaygın basın organlarına, bir saat gibi kısa bir süre için olsa bile haber akmasın. O zaman, yaygın basın büyük yara almaz mı?

* Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin önceki başkanı Nail Güreli'nin de belirttiği gibi, yerel basın demokrasinin kılcal damarlarıdır.

RTÜK'le para cezaları

Türk basınında 212 Sayılı Yasa olarak bilinen ve basın çalışanlarının haklarını düzenleyen yasanın, günümüzdeki uygulanabilirliğinin de ortadan kalkmasının, basın çalışanlarının durumunu daha da güçleştirdiğini belirten İlkiz, son RTÜK Yasası ile ilgili olarak da şu değerlendirmeyi yaptı:

"RTÜK Yasasındaki astronomik para cezaları, bilhassa yerel medyanın geleceğini tehdit etmektedir. Herhangi bir yayın ihlali durumunda, on milyardan başlayıp, 250 milyar liraya kadar çıkabilen para cezalarını, zaten zor ayakta durabilen yerel basın organlarının karşılamasına olanak yoktur.

* Kapanacak her yerel basın organı ise basında tekelleşmeye giden yolda atılan yeni bir adımdan başka bir şey değildir. Bu yasanın, Anayasa Mahkemesi tarafından bozulacağına inanıyorum." (EÖ/BB)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN