Eskişehir Demokratik Kadın Platformu üyeleri, kadın cinayetlerini, cinsel taciz ve tecavüzü protesto etti. "Yasta değil isyandayız" diyen kadınlar, militarizm ve erkek egemenliğinin kadına yönelik şiddetle ilişkisine dikkat çekti.
Eskişehir Demokratik Kadın Platformu, kadın cinayetlerine, kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüze karşı yürüyüş düzenledi. Yediler Parkı'ndan Adalar'a yürüyen kadınlar "Yasta değil isyandayız, kadın cinayetlerinin hesabını soracağız pankartı taşıdı.
Platform üyeleri kadın cinayetlerinin politik olduğunu vurguladı, katillerin hafifletici nedenler bahane gösterilerek indirimli cezalar almasını kınadı.
"Kadın cinayetleri münferit olaylar değil örgütlü ve sistematiktir" diyen kadınlar, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Dayanışma Günü'ne kadar eylemlerini sürdüreceklerini açıkladılar.
Resmi rakamlara göre 2009'da bin 126 kadının babaları, erkek kardeşleri, sevgilileri ya da kocaları tarafından öldürüldüğüne dikkat çeken kadınlar, erkeklerin her gün üç kadını öldürdüğünü belirtti.
Platform üyeleri birçok kadın cinayetinin de kayıtlara kaza ya da intihar olarak geçtiğini vurgularken Ağrı'da geçtiğimiz hafta dört günde beş kadının intihar ettiğini hatırlattı.
"Şiddete karşı suskun değil öfkeli, yalnız değil örgütlü", "Biji yekitiya jinan", "Kadın cinayetleri politiktir", "Erkek vuruyor, devlet koruyor" sloganları atan kadınlar, militarizm ve erkek egemenliğinin kadına yönelik şiddetle ilişkisine dikkat çekti.
Platform üyeleri, yaptıkları basın açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
- Kadın cinayetleri, erkek egemenliğinin kadınları kontrol altına alma, toplumsal cinsiyet rollerine uyumlulaştırma, itaat ettirme sürecinin bir parçasıdır. Bu katliam, namus, iffet gibi kavramlara hapsedilen bedenlerimizin erkeklere ait olduğunu söyleyen erkek egemenliğinin bizlere ödettiği bedeldir.
- Militarizm, savaş kültürü ve erkek egemenliği birbirini beslerken toplumsal cinsiyet rollerinin iyice pekiştirildiği bu ortam, kadın bedenini düşmanlaştırıyor. Savaş kültürünün hâkim olduğu bölgelerde silahlı çatışmalar yaşanmasa dahi kadına yönelik şiddet ve kadın cinayetler artıyor.
- Erkek egemenliği ile iç içe geçmiş bulunan devlet koyduğu yasalar ve yargılama süreçleri ile erkeği adeta ödüllendiriyor. Bir yandan erkek lehine bakan savcılar, yargıçlar, diğer yandan yasalarda yer alan haksız tahrik indirimi v.b. uygulamalarla kadın katliamları haklı gösteriliyor.
- Davalarda erkeğin şüphelenmesi, kadın hakkında dedikodu çıkması, kadının izinsiz para harcaması, sesini yükseltmesi haksız tahrik indirimi uygulanması için bahane oluşturuyor. Yargılama süreçleri her yönüyle erkek yararı gözetilerek sürdürülüyor. (BB/TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN