AKP'nin hazırladığı Anayasa değişikliği taslağında çocuklarla ilgili maddeleri değerlendiren avukat Seda Akço "Çocuğun tek hakkı korunmak değil. Yaşama, gelişme ve katılım hakları da devlet tarafından korunmalı" diyor, AKP'nin çocuğu birey olarak görmemesini eleştiriyor.
"Devletin çocuğa 'korunmaya muhtaç kişi' olarak yaklaşması yanlış. Devletin görevi sadece çocuğu kötü duruma düştüğünde korumak değil, onların bu durumlara düşmesini de engellemek."
İstanbul Barosu Çocuk hakları Merkezi'nden avukat Seda Akço, Başbakan Yardımcısı ve hükümet sözcüsü Cemil Çiçek'in açıkladığı 23 maddelik Anayasa değişikliği taslağında yer alan çocuklarla ilgili maddeleri bu sözlerle değerlendirdi.
"Çocuğun tek hakkı korunmak değil. Yaşama, gelişme ve katılım hakları da devlet tarafından korunmalı."
Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) hazırladığı Anayasa taslağını birinci maddesi "Çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi özel surette korunması gerekenler için alınacak tedbirler eşitlik ilkesine aykırı sayılamaz." diyor.
Dördüncü madde ise şöyle:
"Her çocuk, yeterli himaye ve bakımdan yararlanma, yüksek yararına açıkça aykırı olmadıkça, ana ve babasıyla kişisel ve doğrudan ilişki kurma ve sürdürme hakkına sahiptir. Devlet, çocuk istismarı, cinsellik ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alır."
Akço, özellikle dördüncü maddenin "Devlet çocukları başka bir şeyden korumayacak mı sorusunu doğurduğunu söylüyor. Bu nedenle Anayasa'daki ifadenin çok genel olması ve devletin çocuğa karşı bütün yükümlülüklerini kapsaması gerekir" diyor.
"Devlet çocuk haklarını korumak için çocuğu ve aileyi destekleyecek hizmetler verir."
Çocukların korunmaya muhtaç olduğu şeklindeki bakış açısı devletin hizmeti de ancak bu durumlarda vereceği gibi bir sonucu doğuruyor" diyen Akço, "Devletin asli görevi çocuk haklarını korumak. Anayasada yer alacak prensibin de bu bakış açısıyla konması lazım" diye ekliyor.
"Çocuk Hakları Sözleşmesi'nin devreye sokulması da algıdaki bu sorun nedeniyle işler olamaz. Çünkü devlet sadece korumaktan bahsediyor. Anayasanın hakları koruyucu bir şey söylemesi gerekir. Devlet çocuğu istismardan korumalı ama tek görevi bu değil. İyi halini güvence altına alıyor olması gerekiyor asıl olarak. Maddeler bu haliyle devletin çocuklara yanlış yerden baktığını gösteriyor."
"Çocuğu cinsellikten korumak ifadesinin de yoruma açık olduğunu" belirten Akço, "Bu sonucu gerçekleştirmek için ne yapılması gerekirse tamamını yapacağı anlamına geldiğini çıkartabiliriz ancak bu açıklık kişisel kararların verilmesine neden olabilir" şeklinde konuştu.
Alço'ya göre devlet Anayasa'da daha kapsayıcı bir ifade kullanmalı.
"Bizim anayasa yapma tekniğimizle hangi ayrıntıyı sayarsanız başka birini dışarıda bırakıyorsunuz. Ancak devletin temel prensibi her durumda çocuk haklarının bütününü korumak olmalı ve bunu söylemeli."(BÇ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN