EROL ÖNDEROĞLU'NDAN

Kerpiç Değil Yoksulluk Öldürür, Medya Bakar!

Medya yurttaş adına demokratik denetim görevini bırakmış, "köylü geceyi nasıl geçirecek?" sorusuna yanıt arıyor. "Ölüm kerpiçten" olunca da yurttaşın barınma hakkı, gelir dengesizliğini tartışmıyoruz bile...

İstanbul - BİA Haber Merkezi
09 Mart 2010, Salı

Elazığ Karakoçan'da dün 51 kişinin ölümüne neden olan depremle ilgili habercilik, yıllardır süren onca tartışmaya rağmen medyanın sorumluları tespit edip hesap sormaktaki tutukluğunu bir kez daha ortaya çıkarttı.

Ulusal televizyon kanallarının dün akşamki ana haber bültenlerinde haber geçen yerel muhabirler topluca, evleri yıkılan Karakoçan köylerindeki insanların  "geceyi nasıl geçirecekleri" sorusuna kilitlenmişlerdi.

Ana haber sunucularına tek ses halinde,  "Bu gece zor geçecek", "Bu gece ateşin etrafında sabahlayacaklar", "Yakınlarını kaybetmeleri yetmedi, onları şimdi soğuk buldu" dediler.

Bu kadar çetin iklimli bir bölgede binlerce gece üşümüş, zorlu günler görmüş ve aç kalmış insanların bir geceyi nasıl geçireceklerine dair merak, her halde "Onları kerpiç öldürdü" klişesi kadar bayattı.

Akşamki haberleri kurmak için biz haberciler başka bir şeye sarılamadık. Yurttaşın barınma hakkı, gelir dengesizliği, devletin temel görevlerini tartıştırmaya yanaşmıyorsak "gece geçirme" derdi ve "kerpiç" gerçekten iyi bir günah keçisi.

Medya-iktidar ilişkilerinin sıkı fıkılığı, gazetecilerin bağımsızlık ve iş güvencesinin zayıflığını düşünerek, bölgeye giden muhabirlerden, hele ki orada yaşayan muhabirlerden bir valiyi, bir belediye başkanını eleştirmesi veya sıkıştırmasının zorluğunu kabul edelim.

Peki ya "anchorman"lere ne demeli?

Dün akşam Kanal D'den Mehmet Ali Birand belki bir ölçüde istisna kabul edilebilir. Ancak diğerleri, devlette hizmetin daim olması gerektiğini, sorumluluğu bir parça kerpiçte arayarak meseleye yaklaşılamayacağını, ortada düzenin apaçık bir sömürüsünün ve hırsızlığının bulunduğunu neden gizleme yoluna gidiyorlar?

Olaylara bu kadar karikatürce yaklaşım olabilir mi? O insanları "kerpiç öldürmüş"! Kerpiç! Gazete sayfalarına yeni bir kelime! Yakışır! O yoksullar geceyi geçirirler, yeter ki medya üşütmesin!

Aynı yaklaşım bugün ana akım medyadaki gazetelerde de -birkaç istisnayla-  sürüyor. İşte 14 gazetenin manşetleri:

Taraf: Benim köyüm yıkıldı

Birgün: kerpiç evler değil ihmal ve yoksulluk öldürüyor

Günlük: Göz göre göre cinayet

Akşam: Kerpiç 6'nda kaldık

Habertürk: Fukaralığın bedeli

Radikal: Deprem değil kerpiç faciası

Cumhuriyet: 5,9'a 51 kurban

Sabah: Üstü kerpiç '6.0' Ölüm

Evrensel: Suçlu Ölen mi?

Vatan: 6'nın bile altında kaldık

Hürriyet: 8 Şiddetinde yıktı

Milliyet: Kerpiç yuttu

Zaman: Kerpiç evler mezar oldu

Star: Kerpiç öldürdü

Yeni Şafak: Kerpiç depremi (EÖ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN