30 yıldır herkesin sustuğunu, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üstünün örtülmeye, unutturulmaya çalışıldığını söyleyen fotoğrafçı Süreyya Martin'in yaşanan acı hikayelerden yola çıkarak hazırladığı "Sen Beni Görmedin" isimli sergi 2 Nisan'a kadar İFSAK'ta görülebilir.
İzmirli fotoğraf sanatçısı Süreyya Martin'in 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından yaratılan sessizliğe karşı bastığı deklanşörü "Sen Beni Görmedin" isimli sergiye dönüştü.
Martin'in biriktirdiklerinin ışığında hazırladığı fotoğraflardan oluşan sergi Beyoğlu'ndaki İFSAK Sergi Salonu'nda bugün açıldı.
Sanatçının kurgu fotoğrafları izleyenleri 30 yıl önceye, 12 Eylül 1980 askeri darbesinin ardından yaşanan karanlık günlere götürüyor. Unutturulmaya çalışılan ancak henüz çok da uzak olmayan bir geçmişte yaşananları hatırlamaya davet ediyor.
Kendisi de 78 kuşağından olan Martin 90'lı yıllarda fotoğrafla uğraşmaya başladı. Çok sayıda karma sergiye katıldı, kişisel sergiler açtı.
"Ben 12 Eylül öncesinde ilgilenmeye başladığım fotoğraf için önce biriktirdim. Yeteri kadar hikâye topladığımda kafamda hazırladığım sahneler için deklanşöre bastım. Ardından çektiğim fotoğrafları 30 yıl öncesine göre kurguladım."
Sergiyi şöyle anlatıyor:
"Darbe bütün bir kuşağı kırdı. Toplumun bütün katmanlarını etkiledi. Hayatın her alanında bugün bile etkisi hissedilir yaralara sebep oldu. Ancak geçen 30 yıl süreçte yeteri kadar konuşulmadı, yüzleşilmedi ve hesaplaşılmadı. Bugün yaşadığımız ekonomik, politik, kültürel, siyasi, hatta ahlaki sorunların nedeni olan darbeyi özellikle gençlere yeterince anlatamadık. Bu fotoğraflar biraz da bu niyet için var. Yani askeri yönetimin itinayla görünmez kıldığı darbeyi ve sonrasında yaşadıklarımızı onlara anlatmak ve bu yüzleşmenin sağlanmasına katkıda bulunmak istiyorum."
Martin kişisel hikâyesinden bahsetmek istemiyor. Bunu "Çünkü yaşananlar benim değil, herkesin hikâyesi. Resmi makamlarca fişlenen 650 bin kişinin ve onların yakınlarının hikâyesi" sözleriyle açıklıyor.
Çektiği fotoğrafların teknik olarak çok iyi işler olmadığını, ancak derdinin çok iyi fotoğraf çekmek de olmadığını belirten Martin "Ben hikâyeler anlatmak istiyorum. İnsanların yaşadıkları, hepimizin yaşadıkları acılar binlisin, insanlar bunun üstüne düşünsün istiyorum. Teknikten ziyade anlatmak istediklerimle ilgileniyorum" şeklinde konuşuyor.
Süreyya Martin, 30 yıldır üç maymunu oynayan, konuşmayan, görmezden gelen ve duymayanlara inat, fotoğraflarıyla bu ülkenin, gençlerinin, yaşlılarının, çocuklarının, kadınlarının, erkeklerinin bedenlerinin ve hayallerinin üstünden geçen tankları, askerleri, polisleri, işkence odalarını, tek bir ışığın dahi girmediği hücreleri, cezaevi koğuşlarını, önünde bekleyen aileleri, ölenleri... Belki de en çok onları hatırlamak için deklanşöre basıyor.
Kendi hikâyesine kattığı binlerce hikâyeyle çıktığı yolda oluşan "Sen Beni Görmedin" sizlerin gözlerinizi, hatıralarınızı ve desteğinizi bekliyor.(BÇ)
* Süreyya Martin'in "Sen Beni Görmedin" isimli sergisini 2 Nisan'a dek hafta içi 12.00 - 21.30, Cumartesi de saat 10.00 - 19.30 saatleri arasında görebilirsiniz. İFSAK pazar günleri kapalıdır. Fotoğraflarından oluşan albümün geliri 12 Eylül 1980 askeri darbesinde zarar gören ailelerin çocuklarının eğitimleri için kullanılacak.

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN