MUSTAFA SÜTLAŞ'TAN

Sağlık Çalışanları İçin Rehber

Judith Asher, Danielle Hamm ve Julian Sheather tarafından hazırlanan, İngiliz Tabipler Birliği (BMC) tarafından aslında 2007'de yayınlanan, kapaklarıyla birlikte tümü 37 sayfalık bu rehberi Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi "sağlık hakkı" konusundaki çalışmalarının bir parçası olarak Türkçe'ye çevirip ve elektronik ortam aracılığıyla mesaj göndererek isteyen herkesin erişimine sunuyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
15 Ocak 2010, Cuma

Prof. Dr. Nazmi Zengin'i ve onun var ettiği bugün bulunmaz bir bilgi ve veri kaynağı olan "Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi"yle onun internet sayfasını bu köşeyi sürekli okuyanlar biliyor.

Arkadaşı olmaktan övünç  ve gurur duyduğum bir bilim insanı Dr. Zengin. Onu şu iki nedenle bir "karınca"ya benzetiyorum: İlki durmamacasına çalışıp ve üretmesi, dahası üretilenleri ondan yararlanma olanağı olan herkese hiç bir karşılık beklemeden yaygınlaştırması. İkincisi ise yaptıklarını "sessizce", yani gürültü patırdı çıkarmadan yapması. Sevgili Nazmi bir çok kişiden farklı olarak kendi reklamını yapmıyor, dahası bundan doğabilecek rantları elinin tersiyle bir kenara itiyor.

Benzerleri nadir olan ve tanımaktan keyif aldığım "aykırı" insanlardan birisi o.

Bu yazıyı onu övmek için değil, onun yaklaşık 1,5 ay önce bana ilettiği, ama hep araya başka konular girdiği için söz edemediğim yeni ve son ürününü sizlere duyurarak ondan "özür dilemek" için yazıyorum.

* * *

Bu ürün bir "rehber". Adı yazımın başlığında yer alıyor. Ama gerçekten bir "rehber". Hem de şimdilerde herkesin yinelediği "ezberleri bozan" bir rehber.

Judith Asher, Danielle Hamm ve Julian Sheather tarafından hazırlanan, İngiliz Tabipler Birliği (BMC) tarafından aslında 2007'de yayınlanan, kapaklarıyla birlikte tümü 37 sayfalık bu rehberi Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezi "sağlık hakkı" konusundaki çalışmalarının bir parçası olarak Türkçe'ye çevirip ve elektronik ortam aracılığıyla mesaj göndererek isteyen herkesin erişimine sunuyor.

Rehberi yalnız sağlık  çalışanları, uygulanmaya çalışılan ve pek çok başka örneğinde görüldüğü üzere, "Dimyat'a pirince giderken, bizi evdeki bulgurdan edecek" olan sağlıkta dönüşüm programını uygulayanlar değil, bu konuya kafa yoran, bu konuları yazıp çizen medya mensupları, sivil toplum örgütlerinin aktivistleri ve aslında sağlık hizmetinden yararlanan ve yararlanacak ve yararlanamayacak olan herkesin okuması gerektiğini düşünüyorum.

* * *

Rehberin başında amaçları  şöyle ortaya konuluyor:

"Mümkün olan en yüksek bedensel ve ruhsal sağlığa sahip olma hakkı uluslararası hukukla korunmuş temel bir insan hakkıdır. Bu kitapçık bu hakkın sağlık çalışanları ve onların örgütleri için ne anlama geldiğini ortaya koyuyor. Sağlık hakkı hukuksal temellere dayanmakla birlikte bu kitapçık hukuk hakkında değildir. Sağlık çalışanlarının ve onların meslek örgütlerinin gündelik çalışmalarında sağlık hakkı pratik anlamını ve önemini göstermektedir. Halihazırdaki sağlık uygulamalarına dayanan somut örnekler sunmaktadır.

Sağlık  çalışanlarının çoğu zaten sağlık hakkını  teşvik edecek biçimde çalışmalarını yürütmektedir. Sağlık hakkı anlayışını geliştirmek farklı bir çalışma biçimini benimsemeyi gerektirmez. Sağlık hakkı sağlık çalışanlarının gündelik uygulamalarını evrensel olarak kabul edilmiş bir değerler çerçevesine yerleştiren pratik bir araçtır.

Sağlık hakkı  hükümetlerden ellerinde olmayan kaynakları  sağlık hizmetlerinin gerçekleştirilmesine adamalarını  istemez. Sadece insanların sağlığını  etkileyen kararları verenlerin -ister sağlık çalışanları, ister özel şirketler, isterse de kamu kurumları olsunlar- sağlığı geliştirmelerini ve korumalarını,

kararlarının etkilerini anlamalarını ve haklılıklarını  ortaya koymalarını ister."

Rehberde sunulan örneklerden dersler çıkarılması, yaşadıklarımızla kıyaslanması; sağlık hakkıyla, bunun gereğini yerine getirmekle yükümlü yetkili ve sorumluların yapmaları gerekenleri anlaşılması bakımından çok önemli bir kaynak.

Sevgili Zengin'e ve Toplum Sağlığı Araştırma ve Geliştirme Merkezine teşekkür ediyorum.(MS/EÜ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN