Diyarbakır Baro Başkanı Aktar "Hükümet yasal siyasettekileri gözaltına aldıkça, dağdaki silahlı gücü etkisizleştireceğini düşünüyor, ama çatışma ortamında yetişmiş gençlerle uzlaşmasını sağlayacak kişileri susturuyor. Kaygım, çatışmaların önünün açılması" dedi.
Barış ve Demokrasi Partisi'ne (BDP) ve İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi'ne yapılan operasyonları değerlendiren Diyarbakır Baro Başkanı Mehmet Emin Aktar "Hükümetin bakışı yanlış. Gözaltına alınanlar, 90'lı yıllarda, çatışmalı ortamda yetişen gençlikle devlet arasında uzlaşmada tampon olabilecek, ara bulabilecek kişiler. Şimdi bu fırsat heba ediliyor" dedi.
Bugün 11 ilde yapılan operasyonlarda, aralarında kapatılan Demokratik Toplum Partisi'nden (DTP) BDP'ye geçen dokuz belediye başkanının, eski DTP ve BDP üyelerinin, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Sözcüsü Hatip Dicle'nin, İHD Genel Başkan Yardımcısı ve Diyarbakır Şube Başkanı Muharrem Erbey'in de bulunduğu yaklaşık 80 kişi gözaltına alındı. İHD Diyarbakır Şubesi arandı, belgelerine el kondu.
bianet'in görüştüğü, DTP kapatıldığında milletvekillerinin istifa etmemesini isteyen, "Dileğimiz mücadelenin parlamentoda, yasal siyaset alanında" diyen Aktar, bu operasyonların somut olası sonuçlarına dair şunları söyledi.
Hükümet kimin nerede durduğunu doğru değerlendiremiyor: Bölgeyi dışarıdan gözleyerek, Kürtleri tanımayarak, aktörleri ve rollerini doru tespit etmeyerek varacağımız nokta burasıydı. Hükkümet süreci doğru okumuyor. Okumuş olsaydı, bu süreçte rol alması gerekenleri doğru görürdü. Abdullah Öcalan, PKK, DTP'li milletvekilleri, sivil toplum örgütleri, DTP, BDP nerede duruyor, bunları doğru analiz etseydi, bu noktada olmazdık.
Legal alanı boşaltma hedefi yanlış: Hükümet yasal siyaset alanını boşalttığında, sorunu doğrudan Kürtlerle çözeceğini düşünüyor olabilir. Ama somut adımlar atmıyor, atmaya niyeti de yok. Her gözaltı ve tutuklama operasyonu, Kürtlerde duygusal kırılmayı derinleştiriyor. 'Önce yasal alanı boşaltırsam, dağdaki silahlı güç etkisiz hale gelir' inanışı çok yanlış. Bunu yaparlarsa, 90'lı yıllarda, çatışma ortamında yetişen gençlikle karşı karşıya kalırlar.
Çatışmaların önü mü açılıyor: Gözaltına alınanlar, 90'lı yıllarda yetişen bu gençlikle devlet arasında uzlaşmada tampon olabilecek, ara bulabilecek kişiler. Şimdi bu fırsat heba ediliyor. Yasal alan boşaltılarak çatışmaların önü açılıyor kaygısını taşıyorum. Ama bu sefer şiddetin kentlere yansıması riskiyle karşı karşıyayız. Kaygım bu. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN