Domuz Gribi, mevsimsel gripten daha tehlikeli değil. Ancak 6 ay-24 yaş arasındakiler riskli grupta. Mevsimsel griptense yılda 250-500 bin insan ölüyor. Prof. Dr. Akova ve Doç Dr. Azap, özellikle okullarda hijyenin önemli olduğunu söylüyor. Hastalanan çocuklar iyi beslenmeli, bol sıvı almalı.
Ankara Üniversitesi (AÜ) Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Alpay Azap, Domuz Gribi'nin mevsimsel gripten daha ağır olmadığını söylüyor. Dünya Sağlık Örgütü'nün (WHO) verilerine göre, mevsimsel grip nedeniyle, dünyada her yıl 250-500 bin arası insan ölüyor.
Mevsim değişikliğiyle birlikte kuzey yarıkürede Domuz Gribi vakalarının da artması bekleniyor. Mevsimsel gribin tersine, Domuz Gribi'nde 6 ay-24 yaş arasındakiler risk grubunda. Çünkü virüs yeni bir virüs ve bu kuşak daha önce hastalıkla karşılaşmış değil.
Azap ve Hacettepe Üniversitesi (HÜ) İç Hastalıkları Anabilim Dalı İnfeksiyon Hastalıkları Ünitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Akova'nın hazırladığı Domuz Gribi'yle ilgili kılavuzda, çocukların korunması ve bakımı da önemli bir yer tutuyor. Önerileri şöyle:
Hastalanan çocuklar okula gönderilmemeli, veliler bu konuda uyarılmalı.
Okullarda hijyene, özellikle el hijyenine maksimum önem verilmeli. Eller sık sık yıkanmalı. Küçük yaş gruplarında eğer çocukların sık sık ellerini yıkamaları sağlanamıyorsa alkollü el dezenfektanları kullanılmalı.
Okullarda, çocukların bir arada bulunmalarının zorunlu olmadığı sınıf dışı faaliyetler sınırlanmalı. Ne kadar çok farklı gruptan çocuk bir araya getirilirse risk o kadar artar.
Okul gezileri sınırlanmalı.
Hastalanan çocuklar hastalık tamamen iyileşene kadar -ki bu süre genellikle 7 gündür- evde tutulmalı, hastalığın daha uzadığı durumlarda ise ateş düştükten en erken 24 saat sonra okula gönderilmeli.
Hastalanan çocukların iyi beslenmesi ve bol sıvı alması sağlanmalı.
Aşı yapılmalı.
Hasta olduğu düşünülen kişilerle temas etmiş olanların rutin olarak bu virüsün varlığı yönünden taranmasına gerek yok. Hastanın grip belirtileri yönünden takip edilmesi yeterli. Ancak belirti çıkması durumunda hasta tedavi yönünden değerlendirilmelidir.
Belirti gözlenen hastaların önemli bir kısmında da tedaviye ihtiyaç duyulmaz. Uluslararası bilimsel kurumların hastalığa yakalanan herkesin tedavi edilmesine yönelik önerisi yok. Belli risk faktörü taşıyan kişilerin tedaviye alınması gerek.
Aşının faydası olası yan etkinin yaratacağı zarardan çok daha büyüktür. Bu nedenle yan etki olabileceği endişesiyle aşı yaptırmamak büyük hata olur. Çünkü aşının alternatifi hastalığa yakalanmaktır. Bunun sonuçları ise daha kötü olabilir. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN