Kadıköy'deki mitingde konuşan meslek odaları ve sağlık sendikası başkanları AKP'nin sağlık politikalarını "masal bitti" diyerek eleştirdiler. Sağlıktan Dönüşüm Programı'nın iptal edilmesini istediler.
Sağlık örgütlerinin Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) Sağlıkta Dönüşüm Programı'na karşı düzenlediği "Vatandaşın Sağlığından, Sağlıkçının Emeğinden Tasarruf Olmaz" mitinginde konuşan İstanbul Tabip Odası Genel Sekreteri Hüseyin Demirdizen, "Sağlıkta Dönüşüm Program'nın iptal edilmesini ve bütün vatandaşların ilaç da dahil sağlık harcamaları genel bütçeden karşılanmasını" istedi.
Kadıköy'deki mitinge sağlık örgütlerinin yanı sıra sol siyasi partiler ve örgütlerin de aralarında bulunduğu beş binin üzerinde kişi katıldı.
Dün (18 Ekim) saat 13.00'te Tepe Natilius'un ve Haydarpaşa Numune Hastanesi'nin önünde toplanan sağlık emekçileri "Sağlıkta masal bitti. Sağlığımızdan, emeğimizden, mesleğimizden vazgeçmeyeceğiz. Aile hekimi iki lira, devlet hastanesi sekiz lira, özel hastane 15 lira. Şimdilik!" yazılı pankartla Kadıköy İskelesine kadar yürüdü.
Yürüyüş sırasında sık sık "Sağlıkta masal bitti", "Sağlıkta dönüşüm yıkım demektir" ve "Parasız eğitim, parasız sağlık" sloganları atıldı.
Kitlenin miting alanına gelmesinin ardından Tertip Komitesi adına söz alan Demizdizen, AKP'nin sağlık politikalarını eleştirdi:
"Program ortada, niyet açık; sağlık pazarı büyüsün, sağlık harcaması artsın ancak iktidarın harcaması küçülsün, SGK tasarrufa gitsin fark vatandaşın cebinden ve çalışanın emeğinden alınsın, böylece tekeller kazansın. Sağlıkta Deli Dumrul kuralı; muayene paralı, ilaç paralı bundan sonra yatarak tedavi, ameliyat ve hastane önünden geçmek de paralı olacak."
"Bu politikalar nedeniyle hastanelerde taşeronlaştırma, bebek ölümleri, hastane çalışanlarına yönelik şiddet gibi sorunlar arttı" diyen Demizdizen, "bir yıldır yürürlükte olan Genel Sağlık Sigortası'nın sağlığı daha pahalı ve paralı hale getirdiğini" söyledi. "Yoksulluğun ve işsizliğin arttığını, çalışma hayatı ve sosyal güvenliğin taşeronlara ve özel kiralık işçi bürolarına okullarınsa özel okullara ve dershanelere teslim edildiğini" belirtti.
"Eşdeğer ilaç uygulaması ile kapsam dışı malzeme ve hizmetler ile kişi ve toplum sağlığının riske edildiğini ve sağlık çalışanlarının zor durumda bırakıldığını" kaydeden Demirdizen taleplerini şöyle sıraladı:
- Kamu Hastane Birlikleri' ve "Tam gün" torba yasa tasarısının geri çekilsin,
- Sağlıktaki farklı uygulamalara son verilsin,
- Koruyucu sağlık hizmetinin öncelensin,
- Sağlık emekçilerinin iş güvencesi sağlansın ve ücretleri iyileştirilsin.
Mitingde konuşan Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Genel Başkanı Bedriye Yorgun, "Sağlık alanında çokuluslu ilaç tekellerine hizmet eden dönüşümler yaşandığını, iş güvencesinin ortadan kalktığını ve hükümetin tasarruf politikalarının ölüm getirdiğini" söyledi.
İstanbul Eczacı Odası Başkanı Semih Güngör de "SGK'nin son düzenlemeleriyle eczacıların tahsildar durumuna getirildiğini" belirtti. "AKP hükümeti sağlıkta masallarla varlığını sürdürdü. Ancak masal sona erdi. Şimdi açık bir biçimde ortaya çıkan bu sağlıktaki kara tablo, AKP hükümetini de, onun akıl hocalarını da götürecek" dedi.
"Eğer bizim temel haklarımız sizin yasalarınıza sığmıyorsa, o yasaları yeniden yazmak boynumuzun borcudur" diyen Dev-Sağlık İş Sendikası Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu da "IMF - DB ve AKP'nin neo liberal politikalarına karşı 25 Ekim'de Ankara'da, 7 Kasım'da TBMM'nin önünde olacaklarını ve 25 Kasım'da da kamu çalışanları ile grevde olacaklarını" duyurdu.
Miting, İstanbul Tabip Odası Başkanı Özdemir Aktan, İstanbul Diş Hekimleri Odası Başkanı Mustafa Düğencioğlu ve Veteriner Hekimleri Odası Başkanı Tahsin Yeşildere'nin konuşmalarının ardından Bandista grubunun şarkılarıyla sona erdi. Grup üyeleri beyaz önlüklerle ve "Katkı payına hayır" dövizi ile sahneye çıktı ve "Sağlık çalışanlarının mücadelesini desteklediklerini" söylediler.
İTO, İEO, İstanbul Veteriner Odası, SES İstanbul Şubeleri ve Dev Sağlık-İş'in düzenlediği mitinge feministler, KESK, Birleşik Metal-İş, Tekstil-Sen, Özgürlük ve Dayanışma Partisi, Emek Partisi, Yurtsever Cephe İşçi Birliği, Emekçi Hareket Partisi, Halkevleri, Ezilenlerin Sosyalist Platformu, Alınteri, Halk Cephesi, Öğrenci Kolektifleri ve Köz Dergisi de destek verdi.(BÇ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN