İLERLEME RAPORU VE ADİL YARGILAMA

AB, Ergenekon, Dink ve Zirve Davalarında Endişeli

İlerleme Raporu'nda Dink Cinayeti gibi önemli davalar kapsamında yürütülen soruşturmalar etkisiz bulundu; endişe bildirildi. RSF de, Dink Davası için, "Dosyada bir 'devlet skandalı' çıkabilir. Siyasi irade üst düzeyde olmalı" dedi.

Brüksel-Paris - BİA Haber Merkezi
15 Ekim 2009, Perşembe

Avrupa Komisyonu, dün (14 Ekim) yayımladığı İlerleme Raporu'nda, Ergenekon Davası, 19 Ocak 2007'de işlenen gazeteci Hrant Dink cinayeti ve Nisan 2007'de işlenen Malatya Zirve Yayınevi katliamıyla ilgili davalar "soruşturmaların etkinliği açısından endişe yaratan yargılamalar" olarak yer alıyor.

Dink cinayetiyle ilgili Başbakanlık Teftiş Kurulu'nun Kasım 2008'de yayımladığı raporda güvenlik kuvvetlerinin sorumluluğuna işaret edildiğinin hatırlatıldığı İlerleme Raporu'nda, "Önemli davalar, soruşturmaların kalitesi bakımından endişeleri artırıyor. Üstüne üstlük, bir yandan polis ve jandarma arasında, diğer yandan da yargı arasındaki işbirliğinin geliştirilmesine ihtiyaç var" deniyor.

"Dink davalarının birleştirilmesi istendi, reddedildi"

Raporda, güvenlik kuvvetlerinin Dink'in yaşamının tehlike altında olduğunu gösterir güvenilir bilgilere sahip olmalarına rağmen önlem almada geri durdukları görüntüsü verdiklerine işaret edilen raporda, İstanbul, Samsun ve Trabzon'da yürütülen yargılamaların sürdüğü, ancak Dink Ailesi avukatlarının talep ettikleri gibi bir dava etrafında birleştirilmediklerini duyurdu.

12 Ekim'de 11. duruşması görülen Dink cinayeti davasıyla ilgili bir açıklama yapan Uluslararası Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü de, cinayetle ilgili temel sorulara hala yanıt arandığını bildirdi.

RSF: Siyasi irade en üst düzeyde gerçekleşmeli

RSF'den yapılan açıklamada, "Cinayetteki bağlantılar itibariyle bir 'devlet skandalı'nı ortaya çıkarabilecek bu dosyada, siyasi irade kendisini en üst düzeyde göstermeli. Ancak kanıt gerektirmeyen tek bir durum var ki, o da, aşırı milliyetçi nefret söylem ve ideolojinin Türkiye toplumunun geneli üzerinde oluşturduğu tehlikedir. Bu tehlike ortadan kalmadı. Bunun  kanıtı da, son dört yılda 200'ün üzerinde aydın, gazeteci, yayıncı ve muhalifin orduyu, Emniyet güçlerini ve yargıyı eleştirdiği için 301. maddeden yargılanmış olmasıdır" denildi. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN