SELDEN ETKİLENENLER ANLATIYOR - 2

"31 Kişi Selden Değil, Yetkililer Önlem Almadığı İçin Öldü"

Ayamama Deresi'nin yukarısında evi, aşağısında da dükkanı olan esnaf Şahin, "Bu dere her beş yılda bir taşar, maddi ve manevi zarar olur. Birileri gelir, sözler verir ama sonra unutulur. Bu kez böyle olmasın" diyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
10 Eylül 2009, Perşembe

İkitelli'de esnaf olan Cezmi Şahin, yağış nedeniyle taşan ve sele neden olan Ayamama Deresi'nin yukarısında oturuyor. Kendini bu nedenle şanslı görüyor. Çünkü evi yukarıda olduğu için selden zarar görmemiş. Ama derenin aşağısındaki dükkanında zarar var.

"Bu dere her beş yılda bir taşar, etrafa zarar verir. Bunu da belediye de dahil herkes bilir. Ama her olaydan sonra vaatler yapılıp, unutulur."

"Böyle gelmiş böyle gider dememek gerek" diyen Şahin, "sorumlular bu kadar çok insan öldükten, bir sürü insan maddi ve manevi zarar gördükten sonra hiçbir şey olmamış gibi hayatlarına devam etmesinler. İstifa etsinler" diyor. "Gerçi istifa az, ceza da almalılar" diye ekliyor.

"Çarpık kentleşmeye izin verenler suçlu değil mi?"

"Meteorolojinin yoğun yağış ve sel uyarısının ardından İkitelli civarında hiçbir önlem alınmadı, kimse gelip insanlara ne yapmaları gerektiğini anlatmadı" diyen Şahin, sorunun kaynağının altyapı yetersizliği ve yerli yersiz yapılan binalara izin verilmesi olduğu görüşünde.

"Şimdi yöneticiler diyor ki, halk sorumlu. Peki neden? Halk bu derenin çevresine ev yaparken ona ses etmeyenin kabahati yok mu? Ruhsatı verenin ya da? Bu otoyolu buraya halk mı yaptı? bu fabrikalar, atölyeler, alışveriş merkezleri... Herkes üstüne çamur bulanmasın diye başkasına atıyor suçu. Ama yaşananların hesabının sorulacağı kişiler apaçık ortada."

"Afet oluyor, yoksul ölüyor"

Bu mantığın sadece İkitelli, Halkalı, Yenibosna'nın değil, tüm şehrin sorunu olduğunu kaydeden Şahin, şu noktaya dikkat çekiyor:

"Ayamama Deresi az ilerde, Ataköy'den denize dökülüyor. Aynı yağmur oraya da yağdı ama hiçbir şey yok. Olan buraya oldu. Bu da tuhaf değil mi? Ataköy'de zenginlere bir şey olmazken, burada yoksulların ölmesi caiz mi?"

Şahin, "41 yıldır İstanbul'da yaşadığını" söylerken, orada bulunan sitenin bekçisi söze giriyor bağırarak: "Devleti kötüleme, devlete laf etme!":

"Ben de sevmiyorum baştakileri ama oyuna gelme Cezmi!"

Şahin, bu kez bekçiye anlatıyor bana anlattıklarını ama nafile. "Ölene oldu ölene. Bu allahın takdiri, doğal afet" diyor bekçi.

Şahin yanıtlıyor: "Ağam paşam, afet öldürmüyor ki insanı. Bak deprem Japonya'da da oluyor, kaç kişi ölüyor? Sen önlemini almadığın sürece ölüme mahkumuz."

"Bu kadar insanın ölmesi, maddi zarar, sonrasında yetkililerin yaptıkları açıklamalara bakınca" diyor Şahin, "bu şehirde yaşamımızın hiç değeri yokmuş diyorum. Yazık yoksulun haline. Olan afette de onlara oluyor."(BÇ)

 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN