KAYIP YAKINLARI EYLEMDE

Coşkun'u Asker Gözaltına Aldı, Kaybedildi

Cumartesi anneleri ve insanları, 21 yaşındaki Abdurahman Coşkun'un akıbetini askeri ve sivil yetkililerden sordu; dosyasının da Ergenekon Soruşturması kapsamına alınmasını istedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
28 Haziran 2009, Pazar

Cumartesi Anneleri ve insanları, 29 Ekim 1995 tarihinde Lise birinci sınıftayken Mardin Dargeçit'teki evinden askerlerce gözaltına alınan 21 yaşındaki Abdurahman Coşkun'un kaybedilmesinden sorumlu tüm yetkililerin cezalandırılmasını talep ettiler.

İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyonu adına, kendisi de kaybedilen Kenan Bilgin'in kardeşi İrfan Bilgin'in okuduğu metinde, altı kişiyle birlikte Dargeçit'te gözaltına alınarak kaybedilen Coşkun'un dosyasının Ergenekon Davası kapsamına alınması istendi.

Savcılık "bırakmış" ama onlar hiç bulamadılar

İHD'ye göre, ailesinin geçimini çobanlık yaparak sağlayan Coşkun'a, ortaokul öğrencisiyken, "Gidin içeri bir bakın, ne var orda" denilerek önüne mayın döşenen bir mağaraya girmesi için tuzak kuruldu. Mağaraya girdiği sırada mayının patlaması sonucu bir gözünü kaybeden Coşkun, Lise 1. sınıfa gelince bu kez askerlerce evi basılarak gözaltına alındı.

Dargeçit Savcılığı ve Askeri taburu nezdinde yaptığı girişimlerden "Beş kişiyi bıraktık, iki öğrenciyi de Mardin'e gönderdik" açıklamasını edinmek dışında sonuç alamayan ailesi, Mardin Savcılığı'nca terslenerek geri gönderildi.

Dargeçit Savcısıyla yeniden görüşünce, "Bana kağıt geldi, serbest bırakmışlar sizinkileri" yanıtı alan aile, "Daha ilk günden beş kişiyi serbest bıraktığınızı söylediniz, dokuz gündür hiç birini göremedik. Şimdi de iki kişiyi bıraktığınızı söylüyorsunuz, peki bu çocuklar neredeler?" diye ısrar etti.

Sorumlu tutulanlar aynı, destekçiler çoğalıyor

Bu ısrarlar bir şey değiştirmedi: Abdurahman Çoşkun 14 yıldır kayıp. İHD Komisyonu, olaydan Dargeçit Jandarma Tugayı,Mardin Jandarma Tugayı, Özel Harp Dairesi ve ona bağlı yapılandırmaları doğrudan sorumlu tuttu.

Komisyon, olayla ilgili de Genelkurmay Başkanı İsmail Hakkı Karadayı, Başbakan Tansu Çiller, İçişleri Bakanı Nahit Menteşe, Milli Savunma Bakanı Vefa Tanır, Emniyet Müdürü Mehmet Ağar, Olağanüstü Hal Bölge (OHAL) Valisi Ünal Erkan'ın yargılanmasını istiyor. Diğer bir ısrarlı talepse, dönemin savcılarının bildiklerini açıklamaları oldu.

Eyleme Şair Ruhan Mavruk'un bir şiirini okuyarak bu hafta destek verdiği kayıp yakınlarını hukukçular Erdal Doğan ve Kamil Tekin Sürek, yazar Yalçın Ergündoğan, sinema sanatçısı Yusuf Çetin ve 78'liler Vakfı'ndan Nimet Tanrıkulu da yalnız bırakmadı. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN