"İçme Suyuna Para Ödediğim İçin Kendimi Keriz Gibi Hissediyorum"

Ev kadını Demir, "Şirketler ne halkla ne de çevreyle ilgileniyor. Tek dertleri para" dedi. Çevreyle ilgili yapılan konuşmaları yabancı dil gibi diyerek anlamadığını belirttti ve uzmanlardan herkesin anlayabileceği cümleler kurmalarını istedi.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
09 Mart 2009, Pazartesi

"Allah'ın suyu ama artık dünya kadar para ödüyoruz. Fatura çok gelince eşim kızıyor. Hamam mı çalıştırıyorsun diyor. Kıyafetleri, yedikleri temiz olmayınca da bu kez neden temiz değiller diye söyleniyor."

Güngören'de yaşayan ev kadını Sevgi Demir (46) "Yağmuru Allah yaratıyor ama şirketler şişeleyip bize satıyorlar. Bir yerde haksız bir durum var ve bundan halk zararlı çıkıyor" dedi ve ekledi:

"İçme suyuna para ödediğim için kendimi keriz gibi hissediyorum."

"Çayın suyuyla bulaşık, onun suyuyla da balkon yıkıyorum"

Evli ve iki çocuk annesi Demir suyu kullanmayı çok sevdiğini, kriz nedeniyle kaygılı ve dikkatli kullandığını söyledi ve son zamanlarda neredeyse ev kadınlarının kirlenen suyu dahi değerlendirdiğini anlattı:

"Çayın suyunu bulaşık için kullanıyorum. Bulaşık kullandığım suyla daha sonra balkonu yıkıyorum."

"Su kaynaklarımız çok, üç yanımız denizlerle çevrili olduğu halde neden sıkıntı yaşıyoruz?" diye soran Demir çeşme suyunun içilmemesinin şirketlerin oyunu olduğu görüşünde.

"Bayram değil, seyran değil bir gün çıktılar ve çeşme suyunu içmeyin zehirlenirsiniz dediler. Sonra birden bire içme suyu piyasası oluştu. Ve gelirimizin ciddi bir kısmını içme suyuna vermek zorunda kaldık. Bunların hepsi bana şirketlerin oyunu gibi geliyor ve düşündükçe de sinir oluyorum."

"Şirketler çıkarı varsa halkı da çevreyi de düşünmez"

Şirketlerin daha çok para için halkı da çevreyi de gözden çıkarttıklarını düşünen Demir küresel ısınma, ekoloji, suyun ticarileştirilmesi gibi konularda yapılan tartışmaları da, konuşmaları da anlamadığını söylüyor:

"Valla bir sürü insan ekranda ya da gazetelerde konuşuyor. Ama ne ben ne de komşularım bu bahsedilenlerden anlıyoruz. Yabancı dil gibi. Bu yüzden bizim de anlayabileceğimiz basit cümleler kullanmalarını istiyorum uzmanlardan."
Demir'in bir başka ricası da atık su parasının neden ödendiğini öğrenmek.

"Suyu kullanıyoruz ve parasını ödüyoruz. Ama bir de atık su parası var. O parayı neden ödediğimizi de anlayan biri bana anlatsın lütfen."

"Su gibi aziz olmak yetmiyor bir de zengin olmak gerek"

Dikili Belediye Başkanı Osman Özgüven'in belli bir miktara kadar suyu ücretsiz dağıttığını ama hakkında çeşitli davalar açıldığını hatırlatıyorum Demir'e, "E şaşırmadım. Halkın menfaatine çalışan biri oldu mu hemen binerler tepesine" diyor.

"O adam çok güzel bir şey yapıyor ama onun gibileri kalmadı. Koltuğu olacak da halkı düşünecek, duy da inan."

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı AKP'li Kadir Topbaş'ın gitmesini isteyen Demir, 29 Mart yerel seçimlerinden "bu nedenle" CHP'li Kemal Kılıçdaroğlu'na oy verebileceğini ama yine de "tüm adaylara" temkinli yaklaştığını söyledi.

Akın Birdal, Mehmet Bekaroğlu gibi "diğer" adaylardansa haberi yok. "E onları hiç televizyonda görmüyoruz ki" diyor.

Demir suyla ilgili son olarak şunları söyledi:

"Eskiden su gibi aziz ol derdik ama şimdi o suyu kullanabilmek için zengin olmak zorundayız." (BÇ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN