Engin Çeber'e Metris Cezaevi'nde yapılan işkencenin görüntüleri dava dosyasına girdi. Ancak 4 Ekim'den öncesine dair görüntüler yok. Avukat Tanay "Sistemi kapattıkları için, görüntüler dokuz gün sonra siliniyor. Müfettişler 13 değil, 16 Ekim'de gelseydi elimizde kayıt olmayacaktı" diyor.
Engin Çeber'in işkenceyle öldürülmesi davasının kanıtlarından biri de, Metris Cezaevi'nde 6 ve 7 Ekim 2008 tarihlerindeki kamera kayıtları. Ancak Çeber ailesinin avukatı Taylan Tanay, cezaevi yönetimi kamera kayıt sistemine müdahale ettiği için daha önceki günlere ait kayıtların silinmiş olduğunu söylüyor.
Çeber, İstinye'deki polis merkezlerinde ve Metris Cezaevinde yapılan işkencelerin ardından 7 Ekim'de hastaneye kaldırılmış, 10 Ekim'de hayatını kaybetmişti.
Tanay, dava dosyasındaki bilirkişi raporuna dayanarak, cezaevindeki kapalı devre kamera sisteminin, koridorları ve birçok yeri görüntüleyip kaydettiğini, sistemin 100 günlük görüntü depolayabildiğini söylüyor.
Ancak, sisteme elle müdahale edilip kayıt depolama birimi devreden çıkarılınca, görüntüler en çok 9 günlüğüne depolanabiliyor. 9 günün ardından yeni görüntü kaydedildikçe eskiler siliniyor.
Tanay, savcının ve Adalet Bakanlığı müfettişlerinin 13 Ekim'de cezaevine gittiğini ve kamera kayıt sisteminin kapatıldığını öğrenince sistemi kuran şirketten yardım aldıklarını söylüyor.
Dolayısıyla, 13 Ekim'de yedeği alınan görüntüler 4 Ekim'den başlıyor. Çeber'in cezaevine getirildiği 28 Eylül'den bugüne kadar olan görüntüler silinmiş durumda.
Tanay şöyle açıklıyor:
"Çeber'in kaldığı koğuşa bakan kamera kayıtlarında, 6 ve 7 Ekim'deki işkencenin görüntüleri var. Ama 4 Ekim'den önce yapılanların kaydı yok. Eğer müfettişler 13 Ekim'de değil 16 Ekim'de cezaevine gelmiş olsalardı, 9 günlük depolama süresi geçmiş olacağı için elimizde işkenceye dair görüntü olmayacaktı."
Tanay'a göre, talimatnamesinde de elle müdahale edilmemesi ve sorun halinde teknik danışmana başvurulması gerektiği yazan sistemin elle kapatılması, cezaevi yönetiminin işkencenin belgelenmemesini istediğini gösteriyor.
Sistem odasının cezaevinin 1. Müdürü'nün kontrolünde olduğunu söyleyen Tanay, davadaki bazı sanıkların Çeber'in hastaneye götürülmesinin ardından yöneticilerin kamera odasına çıktıklarını söylediğini de anımsatıyor.
Çeber'in işkenceyi anlattığı, ancak savcılığa gönderemediği mektup da dava dosyasında yer alıyor. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN