Akademisyen Ayten Alkan, "Belediyeler kadınlar için 8 Mart'larda stant açmaktan öteye gitmiyor" dedi ve yerel yönetimlerde kadının gözardı edilmesinin sığınaksızlık, bakım, temizlik işlerinde yüklerinin artması gibi bir dizi olumsuzluk anlamına geldiğini söyledi.
"Yerel yönetimlerde kadın olmayınca, belediye meclislerinde çocuk bakımı tartışılmıyor. Ulaşım planlanırken kadın düşmanı kentler yaratılıyor. Anayasa'da kadın erkek eşitliği var ama yasa eksik, uygulamada olumlu ayrımcılık yerleştirilemedi."
"Yerel yönetimler ve toplumsal cinsiyet- Yerel yönetimlerde toplumsal cinsiyete duyarlı bütçeleme" konferansının konuşmacılarından Yard. Doç. Ayten Alkan böyle yorumluyor.
Bugün, İstanbul Kadın Araştırmaları Merkezi Derneği (İKAM) ile Türk Demokrasi Vakfı (TDV) işbirliğinde, Aksaray'daki İSKİ konferans salonunda başlayan konferansta Böker Consult'tan Marion Böker, İKAM Genel Koordinatörü Esmahan Güven ve BM Ortak Program Trabzon Koordinatörü Sinem Mısırlıoğlu'yla birlikte konuşan Alkan aynı zamanda Yerel Yönetimler ve Cinsiyet kitabının da yazarı.
Türkiye'de kadının genel siyasette temsilinin zayıf olmasının yanında yerel siyasette oranın daha da düştüğünü ifade eden Alkan "Dünyadaysa durum tam tersi, yerel siyasette kadınlar daha aktifler" dedi. Alkan verileri sıraladı:
Alkan kadın temsili oranlarının yüksek olduğu ülkelerin olumlu ayrımcılığı, kotayı yasal olarak tanıdıklarını söyledi ve "Ortalamanın yüksek olduğu ve yasal olarak kotayı tanımayan ülkelerde de partiler kota uyguluyor" dedi.
Türkiye'deyse ne anayasal ne de siyasi parti yasası mevzuatında kotanın tanınmadığını söyleyen Alkan özellikle yerel seçimler öncesi kadınların mücadeleyi yükselttiklerini söyledi ve KA-DER'in kampanyasını hatırlattı.
Belediyecilik ve kadının hizmet almasına ilişkin Alkan belediyelerle yaptığı görüşmelerde imar, fen, personel, zabıta, temizlik, ulaşım koordinasyon hizmetlerinde kadının gözetilmediğini, buna rağmen sosyal ve kültürel hizmetler bölümünde 8 Mart'larda stant açmaktan öte bir hizmet olmadığını söyledi.
"Bırakın kreş, bakım, istihdamı otomobil merkezli ulaşım bile otomobilsiz kadını dışlıyor. Gündelik alışverişi yapan, çocuğu hastaneye götüren kadın ulaşımdan birebir etkileniyor. Bir sokağın asfaltsız olması o hafta evinde birden fazla temizlik yapmasına neden oluyor."
Alkan belediyenin eksik, yetersiz hizmetinin ya kadınların yükünü artırdığını ya da o hizmetin eksikliğinin yarattığı boşluğu kadının doldurduğunu savundu.
"Krizle birlikte kısılan yaşlı, çocuk bakımı gibi işler olacağından kadının yükü daha da artacak."
Mor Çatı'ya Kaymakamlık desteğinin kesilmesine de değinen Alkan "Mor Çatı örneği de bu durumu kanıtlıyor. 'Paranızı kendiniz bulun' deniyor. Halbuki sığınak açmak belediyelerin yasal görevidir" dedi.(EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN