Erkekler "şiddet uygulamıyorum" diyor ama her üç kadından biri şiddet görüyor. Konuştuğumuz erkeklerden biri hayatına giren feminist kadınlar sayesinde kadına şiddet uygulanmaması gerektiğini öğrendiğini söylüyor.
"Zaten şiddeti tercih eden biri değildim. Sevgililerime de başka kadınlara da hiç vurmadım, kötü davranmadım. Ama şiddet uygulamamam ve bu konuda çok dikkatli olmam gerektiğini hayatıma giren feminist kadınların uyarılarıyla öğrendim. Yolda yürürken güzel olan bir kadına gözümün kaymasını engelleyemesem de hemen durumun farkına varıp bunu da şiddet olarak yorumluyorum."
Bugün 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü. Tam 48 yıldır dünyanın her yerinde kadınlar şiddete karşı mücadele veriyorlar. bianet ise suyun öbür tarafına geçip, yaşları 25-40 arasında değişen gazeteci, reklamcı, esnaf, sanatçı, öğrenci, işsiz sekiz erkekle söyleşti.
Tüm bu erkeklerin ortak noktası, hayatları boyunca eşlerine, sevgililerine; kadına şiddet uygulamadıklarını söylemeleri.
Ancak araştırmalar erkeklerin bu konuda yalancı olduğunu söylüyor. Akademisyenler Ayşe Gül Altınay ve Yeşim Arat'ın "Türkiye'de Kadına Yönelik Şiddet" konulu araştırması "Türkiye’de her üç kadından biri fiziksel şiddet görüyor" diyor.
27 ilden 50’ye yakın kadın kuruluşu ve 150 kadar kadınla görüşmelerden ve toplam 56 ilden 1800 evli kadınla yüz yüze anket uygulamasına dayalı bir alan araştırmasından hazırlanan araştırmanın bir başka sonucu da kadınların yüzde 90’ının “haklı görülebilecek dayak yoktur” diye düşünmeleri.
Okuma-yazma bilmeyen kadınların yüzde 43’ü en az bir kez fiziksel şiddet gördüğünü söylerken, yüksek öğrenim görmüş kadınların yüzde 12’si bu yönde yanıt veriyor.
"Şiddet uygulamak aklınızdan geçiyor mu?" sorusuna bir erkek şöyle yanıt veriyor:
"Aramızda çıkan tartışmaların çözülemez hale geldiğini hissettiğim zamanlar. Çoğu zaman şiddet önce sözle başlıyor, konuşarak, bağırarak, kelimelerle senin canını acıtan birine aynı şekilde tepki veremediğin zamansa bunun bir adım ötesine geçmekle kaşı karşıya kalıyorsun. Çok da bilinçli bir durum değil bu aslında."
Onu neyin durdurduğunu sorunca "Fiziksel olarak acı verebileceğini biliyorsun ama bunun getireceği vicdani yük, şiddet uygulayan bir erkek olarak damgalanmak, çevrenden bu yüzden tepki görmek ve en önemlisi karşındaki kadını böyle alt edemeyeceğini, yani şiddetin aslında amacına ulaşmayacağını bilmek insanı durduruyor. Dahası kadına şiddet uygulanmamasını 'öğrenmiş' olmak" diyor.
Başka bir erkek "Karşılıklı tansiyonu yüksek bir tartışma sırasında itiş kakış olabilir ancak şiddetin güçlünün güçsüze uyguladığı acıtıcı bir davranış olduğunu düşününce nerede durmanız gerektiğini biliyorsunuz" diyor.(EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN