AİHM, bir yazı nedeniyle soruşturma yürütülen Tarihçi Taner Akçam'ın başvurunda Türkiye hükümetinden, TCK'nın 301. maddesindeki "Türklük" ve "Türk milleti" kavramlarının nasıl uygulandığını sordu.
Yürürlüğe girdikten 3,5 yıl sonra düşünceyi ifade özgürlüğünün önünde önemli bir engel olarak hak örgütlerinin tepkisini çeken ancak hükümetin iptal etmek yerine değiştirme yoluna gittiği Ceza Yasası'nın (TCK) 301. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) gündemine geldi.
Tarihçi Taner Akçam'ın başvurusunu ele alan AİHM, 1 Haziran 2005'te yürürlüğe giren 301. maddede, kısa sürede yüzlerce kişinin sanık durumuna düşmesiyle 29 Nisan 2008 tarihinde yapılan değişiklik konusunda ayrıntılı bilgi istedi.
NTV'den Kayhan Karaca'ya göre AİHM, "Ermeni Soykırımı" tezini destekleyen tarihçi Akçam'ın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin "cezaların yasallığı", "ifade özgürlüğü" ve "ayrımcılık yasağı"na dayanarak yaptığı başvuruyu değerlendirebilmek için hükümetin bilgisine başvurdu.
AİHM, pratikte devlet görevlilerinin gözünde "Türklük" ve "Türk milleti" kavramlarının anlamı ve bu kavramların nasıl yorumlandığı konusunda Ankara'nın kendisini aydınlatmasını da istedi.
Tarihçi Akçam hakkında, haftalık Agos gazetesinin 6 Ekim 2006 tarihli sayısında yayımlanan "Hrant Dink, 301 ve bir Suç Duyurusu" başlıklı makalesi nedeniyle 301'den suç duyurusunda bulunulmuştu.
Hakkında soruşturma yürütülen Akçam, maddenin her türlü yoruma açık olduğunu, ifade özgürlüğüne kısıtlama getirdiğini ve ayrımcılık yaratacak sonuçlar doğurabileceğini savunuyor.
Yürürlükte olduğu 3,5 yıl zarfında 150'den fazla gazeteci, yazar, yayıncı, siyasetçi, hak savunucusu ve sendikacının yargılanmasına neden olan 301. maddesinde, 8 Mayıs'ta yürürlüğe giren 301 değişikliği nedeniyle, "Adalet Bakanlığı'nın soruşturma ve kovuşturma izni" tartışılıyor.
Yayıncı Ragıp Zarakolu'nun yargılandığı davada mahkeme, daha önce Adalet Bakanlığı'nın iznine başvurulduğu gerekçesiyle 301 değişikliğinden sonra yeniden Bakanlık iznine başvurmaya gerek görmedi ve yayıncıyı mahkum etti.
Bunun dışındaki 201 dosyaları son aylarda Adalet Bakanlığı'na gönderdi. Bakanlık, gazeteci Hacı Boğatekin, öldürülen oğullarının davasında yargılamaya tepki gösteren Tursun Ailesi'nin üç üyesi ve yedi aktivist, mayınların yol açtığı tehlikeye dikkat çeken Sendikacı Kıyasettin Arslan, Demokratik Toplum Partisi (DTP) eski genel başkanı Nurettin Demirtaş ve eski genel başkan yardımcısı Selma Irmak hakkında yargılama izni vermezken yazar Temel Demirer ve Eskişehir'de cezaevi operasyonlarını kınayan 10 üniversite öğrencisi için aksi yönde karar verdi.
Demirer'in avukatları, son olarak 301 ile ilgili Bakanlık kararını Ankara 4. İdare Mahkemesi'ne taşıdı. (EÖ)
ifade özgürlüğü , AİHM Türkiye , Taner Akçam , Ermeni Soykırım iddiaları , Hrant Dink cinayeti , TCK 301 , Agos gazetesi

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN