UNICEF'in raporuna göre anne ölümlerinin neredeyse tamamı gelişmekte olan ülkelerde meydana geliyor. Nijer'de yedi kadından biri bu nedenlerle ölüyor. Örgüt, "Önleyici sağlık hizmetleri gelişirse, ölümler önlenebilir" dedi.
Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) anne ölümleriyle ilgili "Çocuklar İçin İlerleme: Anne Ölümlerinde Karne" başlıklı raporunda tüm anne ölümlerinin yüzde 99’unun gelişmekte olan ülkelerde meydana geldiğini açıkladı.
Ölümlerin yaklaşık yüzde 80’i Sahra-altı Afrika ile Güney Asya’da toplanıyor.
UNICEF Sağlık Bölümü Başkanı Peter Salama "Her yıl yarım milyonu aşkın kadın gebelik veya doğumla ilgili komplikasyonlar yüzünden yaşamını yitiriyor. Oysa anne ölümlerinin nedenleri de bellidir, bunlarla nasıl mücadele edileceği de..." dedi.
Kanama, özellikle Afrika’da ve Asya’da anne ölümlerinin en yaygın nedeni. Bir kadının genel sağlık, beslenme ve HIV durumu gebelik ve doğum sağlığını etkiliyor.
Gebelik ve doğum sağlığı üzerinde etkili diğer faktörler arasında yoksulluk, eşitsizlik; kadınlara ve kadınların sağlığına yönelik genel tutumlar yer alıyor.
Anne ölüm hızları üzerinde kültürel veya geleneksel uygulamaların etkisi de sıkça görülüyor. Bu faktörler kadının doğum sırasında ve sonrasında tıbbi yardım alabilmesi üzerinde etkili.
Gelişmekte olan ülkelerde bir kadının yaşamı boyunca gebelik ve doğumla ilgili komplikasyonlar yüzünden ölme olasılığı 76’da bir.
Oysa bu olasılık sanayileşmiş ülkelerde sadece 8 binde bir. Bu açıdan en riskli ülke durumundaki Nijer’de yedi kadından biri bu yüzden ölüyor. UNICEF "Anne ölümlerinin çoğu önlenebilir" diyor ve anne sağlığını iyileştirmeye yönelik önerilerini sıralıyor.
Gelişmekte olan ülkelerde doğum öncesi bakım kapsamının son on yıl içinde yüzde 15 artması ve bugün çocuk bekleyen annelerin yüzde 75’inin bir tür doğum öncesi bakım hizmeti alması gibi olumlu gelişmeler yaşansa da UNICEF, anne sağlığı alanındaki Binyıl Kalkınma Hedeflerine ulaşma açısından sağlanan gelişmenin yavaşlığına dikkat çekiyor.
Hedefse, anne ölüm hızının 1990-2015 tarihleri arasında yüzde 75 oranında azaltılması.(EZÖ/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN