Sanıklar Kaya, İldeniz ve Ateş'in katılmadığı duruşmada kitabevi bombalanan Seferi Yılmaz "Şemdinli'yi çözdünüz" sözlerinin geçtiği Ergenekon iddianamesinin Şemdinli dosyasına girmesini istedi. Dava 19 Aralık'a ertelendi.
Şemdinli'de Umut Kitabevi'nin Kasım 2005'te bombalanmasıyla ilgili askeri mahkemede görülen davada, müdahil olarak duruşmaya katılan Umut Kitabevi'nin sahibi Seferi Yılmaz, Ergenekon iddianamesinin bir örneğinin getirilmesini ve sanıkların Ergenekon davası kapsamında da askeri mahkemede sorgulanmasını istedi.
Van Askeri Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya Van Barosu avukatlarından Dinçel Aslan, Murat Timur ve Cüneyt Caniş izleyici olarak katıldılar.
bianet'in görüştüğü Aslan, mahkemenin daha önce tahliyelerine karar verdiği sanıklar Ali Kaya, Özcan İldeniz ve Veysel Ateş'in duruşmaya gelmediğini aktardı.
Aslan'ın verdiği bilgiye göre sanıkların avukatı da Seferi Yılmaz'la ilgili askeri istihbarat raporunun ve Yılmaz'la ilgili açılan davaların dosyalarının örneklerinin mahkemeye getirilmesini istedi.
Mahkeme, bu istekleri gelecek duruşmada değerlendirmek üzere davayı 19 Aralık'a erteledi.
Aslan mahkemenin Ergenekon davası kapsamındaki telefon kayıtlarının ve iddianamenin istenmesi gerektiğini, iki dava arasında bağlantı olabileceğini düşündüklerini söyledi.
Ergenekon iddianamesinin sanıklardan Sakarya Üniversitesi öğretim üyesi Doç Dr. Emin Gürses'le ilgili bölümünde, Gürses'in Ankara'da bir askeri yetkiliyle görüşürken dava sanıklarından Muzaffer Tekin'i kast ederek "Şemdinli meselesini çözdünüz, buna sıra ne zaman gelecek" diye sorduğu, "Sıra ona gelecek şimdi" yanıtını aldığına dair bilgi var.
İddianamedeki telefon kayıtlarına göre, Gürses Türk Ortodoks Patrikhanesi Sözcüsü Sevgi Erenerol'la 10 Ocak 2008 tarihli görüşmesinde "Ankara'da ben dedim ki yani buna, Şemdinli meselesini çözdünüz, buna sıra ne zaman gelecek? Sıra ona geldi şimdi dediler" diye konuştuğu bilgisi yer alıyor.
22 Ocak 2008 tarihli telefon görüşmesinde de "Sana bilgi vereyim" diyerek askerlerin "İki tane astsubayı aldık ya, onları çıkardık, şimdi sıra Muzaffer'de; Muzaffer'i çıkarma kararı almıştık. Onun üzerine baskı yapıyorduk, bu işler patladı. Yani Muzaffer'i içerden çıkartacaktık" dediğini anlattığı bilgisi de iddianamede bulunuyor.
İddianamede, Gürses'in savcılık ifadesinde "askeri şahsa Şemdinli dosyasında savcının suçlu çıktığım, sanıkların serbest kaldığını, Muzaffer'in [Tekin] de suçsuz olduğunu düşündüğü için bu şekilde sitem ettiğini" söylediği yazılı. (TK)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN