Türk Tabipler Birliği ve Ankara Tabip Odası'nın Dr. Zekai Tahir Burak Hastanesi’ndeki "bebek ölümleri" raporuna göre hastanede 120 olan yenidoğan yatak kapasitesinin çok üzerinde hasta yatırılıyor.
Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi, Ankara Tabip Odası (ATO) ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanlığı'nın talepleri doğrultusunda 6 Ağustos 2008'de oluşturulan Bilimsel Kurul tarafından hazırlanan "Zekai Tahir Burak Hastanesi’ndeki bebek ölümleri” raporunu açıkladı.
Rapora göre, hastane yenidoğan yoğun bakım ünitesine yatış oranı yüzde 27,4 ve bu kabul edilemez bir oran. Doğum ağırlığı 2 bin 500 gram olan bebeklerin yatış oranının yüksek olması, herhangi bir yenidoğan ünitesinde yatan preterm bebeklerin yatan hastaların yüzde 60'ını, 80’ini oluşturduğu, bu ünitede bu oranın tam tersine dönmüş olması dikkat çekici.
Raporda, hastanede 120 olan yenidoğan yatak kapasitesinin çok üzerinde hasta yatırıldığının gözlendiğine de yer veriliyor.
Raporda kamu hastanelerinde uygulanan performansa dayalı hekim ücretlendirme sisteminin, tanı ve tedavi girişimlerine ilişkin kararlar verilirken hasta yararına odaklanamama riski taşıdığı belirtiliyor.
Raporda yılda yaklaşık 25 bin doğum olan Ankara Dr. Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi-Yenidoğan Ünitesi'ndeki 120 yenidoğan yatağının 40 tanesinin 3. düzey yoğun bakım yatağı olarak düzenlenmesi, geri kalan 80 yatağın da 40’ar yataklı 2 adet 2. düzey bakım ünitesi haline getirilmesi öneriliyor.
Ayrıca rapora göre ünite içinde ayrı girişi, el yıkama ünitesi ve bir yoğun bakım yatağı için yeterli yüzey alanı olan, negatif hava akımlı veya mikrobiyolojik filtreli havalandırma sistemi olan oda anlamında 4-5 adet enfeksiyon izolasyon birimi olması gerekiyor.
Raporun sunulduğu basın açıklamasında TTB Genel Sekreteri Dr. Eriş Bilaloğlu, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "hastaneye başvuran hiçbir hasta geri çevrilmeyecek” yönündeki genelgesinin söz konusu hastanelerdeki sonuçlarını görmek ve doğru yorumlamak gerektiğini söyledi.
Eriş Bilaloğlu, son olarak da, sağlık kuruluşlarında çalıştırılan taşeron şirketlere bağlı temizlik görevlilerinin durumuna değindi.
Söz konusu çalışanların özlük haklarının olumsuzluğu nedeniyle eğitim ve deneyim açısından yeterliliklerinin tartışmalı olduğunu belirten Bilaloğlu, “Bu durum Sağlık Bakanlığı’nın Sağlıkta Dönüşüm Programı ile de ilişkili olarak izlediği personel rejiminin ve dışarıdan hizmet alma anlayışının doğrudan yansımasıdır diye konuştu. (NZ)
Bilimsel Kurul:

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN