İş için okul için, her ne içinse, sağlık ocağından rapor alırken, doktor soruyor: "Bir hastalığınız var mı?" Yurttaşına bu kadar güvenen bir kamu düzeni daha olamaz... "Hastalığım yok" diyorsunuz ve sağlık raporu elinizde... Sonra da akciğer röntgeni çektirmeye...
İşe girerken (her işe girerken istiyorlar mı bilmiyorum) başka birkaç şeyle birlikte sağlık raporu ve adli sicil kağıdı (halk arasında "temiz kağıdı" deniyor ya) istediler... Bilenlere, yakın geçmişte bu raporu almışlara sordum... Anadolu Yakası'nda oturduğumu bildikleri için Haydarpaşa Sağlık Ocağı'na git, dediler, temiz kağıdı için de Kadıköy Adliyesi'ne gitmem uygun olurmuş...
Neyse lafı uzatmayayım, güzergahı, zamanı en uygun biçimde kullanmaya göre belirledim; önce Kadıköy Adliyesi'ne gittim. Bankadaki gibi bir sıra kağıdı alıyorsunu, sıra size gelince, "iş için mi, okul için mi" artık ne içinse gişedeki görevliye söyleyip, kimliğinizi ve 5 YTL'nizi verip, diğer gişedeki sıranızın gelmesini bekliyorsunuz... Parayı ödediğiniz kişinin size verdiği kağıdı bu yeni gişeye verip, tabii "temizseniz", temiz kağıdını alıp çıkıyorsunuz...
Ancak hala temiz kağıdı almak için neden 5 YTL ödediğimi anlamış değilim...
Sonra Haydarpaşa Sağlık Ocağı'nın yolunu tuttum, orada hiçbir ücret ödemeden poliklinik doktorunun huzuruna çıktım... Kendimi bir muayeneye hazırlamışken, doktor "Bir hastalığınız var mı?" diye sordu... "Yok" diye yanıt verdim, "Peki o zaman" dedi ve "sağlıklı" olduğuma dair raporu düzenledi, "Şimdi bunu alıyorsunuz, Verem Savaş Dispanseri'nde akciğer filmi çektiriyorsunuz" diye bir sonraki adıma beni hazırlayarak...
Haydarpaşa'dan Kadıköy Söğütlüçeşme'ye Verem Savaş Dispanseri'ne doğru giderken kendi kendime düşünüp durdum, "'Sağlıklı" raporu aldığıma göre şimdi akciğer filmi çektirmeme ne gerek var?"
İşlemlerin bitmesi için buna gerek var da, çalışmaya başlayacağım kurum açısından bu hakiki bir bilgilenme olmuyorsa, bunca zahmet niye?
Ama elbette çalışacağım yerde bu raporu teslim edeceğim kişi dahil herkes "aynı tezgahtan" geçtiğine göre, sorun yok... Herkes neyin ne olduğunu biliyor...
Temiz kağıdı adli açıdan temiz değilseniz verilmiyor ama "sağlıklı" olduğunuza dair bir şüphe var. Kaldı ki bu sağlıklılık ölçütü nedir o da belli değil... Örneğin "hasta" çıksak, tedavi mi ettireceğiz, işe alınmayacak mıyız, alınacağız ama uyarılacak mıyız, kamu sağlığı açısından istatistiki sonuca varmak isteyen bir çabaya katkıda mı bulunuyoruz?
Verem Savaş Dispanseri'ne akciğer filmi çektirmek için 10 YTL ödedim ama bu röntgen sağlık raporumun düzenlenirken kendisinden faydalanılan bir bilgi vazifesi görmedi ki? O zaman neden 10 YTL ödedim, neden rapor hazırlandı?
Gören, kurumlar alışverişte, dostlar "check-up"ta desin diye mi? (AT/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN