TGC, "Başbakan Erdoğan tüm medyayı ve gazetecileri töhmet altında bırakıyor" dedi. ÇGD, "Yolsuzlukların üzerine Doğan Grubu'ndan önce Başbakan gitmeliydi"; Çongar, "Başbakan bildiklerini koşulda açıklasın" dedi.
Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC), Almanya'da süren Deniz Feneri derneğine ilişkin davanın haberleştirilmesinden sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı açıklamaların "Türkiye'de çoksesliliğin önüne yeni engeller dikilmesi tehlikesini yeniden gündeme getirdiğini" açıkladı.
Yolsuzluk haberlerini yazmanın Doğan Medya Grubu ve genel olrak medyanın görevi olduğunu vurgulayan Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) de, "Başbakan Doğan Grubu'na değil, Almanya'daki savcına yanıt versin. Başbakan zanlıların avukatlığına soyunmamalı" dedi.
Başbakanın Doğan Grubu başkanı Aydın Doğan'ı hedef alan sözleri ve ardından başlayan tartışmayı gündemine alan TGC,hükümetin 2002'de Acil Eylem Planı kapsamında ticaret-siyaset-medya ilişkilerinin normalleştirilmesi yolunda verdiği sözü tutmadığını hatırlattı.
İfade özgürlüğünün, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde (AİHS) "resmi makamların müdahalesi olmadan kullanılması" biçiminde güvence altına alındığını kaydeden TGC, şu an böyle bir güvenceden söz etmenin olanağı olmadığını açıkladı; "İfade özgürlüğünün pazarlıkla ya da tehditle bir arada var olması olanaksızdır" dedi.
Açıklamada TGC Türkiye Gazetecileri Hak ve Sorumluluk Bildirgesi'nden iki ilkeyi anımsattı: "Gazeteci her ne amaçla olursa olsun, tehdit ve şantaj gibi yollara başvurmaz. Gazeteci bu şekildeki baskılara da karşı koyar" ve "Gazeteci temel bilgileri yok edemez, görmezlikten gelemez ve metinler ile belgeleri değiştiremez. Yanlış, yanıltıcı ve tahrif edilmiş yayın malzemesi kullanmaktan uzak durur."
Bazı basın yayın organlarını Deniz Feneri davasıyla ortaya çıkan iddiaları saklamakla suçlayan ÇGD Başkanı Ahmet Abakay da, bianet'e, "Başbakan Almanya'daki davayı açan savcılara yanıt vermek yerine haber yapan gazeteleri suçluyor. Ortada yolsuzluk ve dolandırıcılık iddiaları varken Başbakan zanlıların avukatlığına soyunmamalı. İddiaların üzerine Doğan Grubu'ndan önce kendisi gitmeliydi; kendisi ve partisini aklayabiliyorsa onu yapsın" dedi.
Abakay, son iddialarla birlikte Başbakan Erdoğan'ın kendini desteklemeyen bir medyayı istemediğini bir kez daha gösterdiğini ileri sürdü.(EÖ/EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN