Rapor

İklim Değişikliğinin Faturasını Çocuklar Ödüyor

Save the Children, küresel iklim değişikliğinin doğal afet sıklığını üç-dört kat artırdığını; afetlerin en yoksul ülkeleri ve orada yaşayan çocukları en kötü etkilediğini söyledi. Türkiye, 2005'te taahhüt ettiği ulusal afet koordinasyon platformunu hala kurmadı.

Londra - BİA Haber Merkezi
08 Temmuz 2008, Salı
Küresel iklim değişikliğinin tetiklediği doğal afetlerin önümüzdeki dönemde çocuklar ve aileleri için çok daha büyük riskler oluşturacağını söyleyen uluslararası yardım örgütü Save the Children, hükümetlerden bu konuda şimdiden önlem almalarını istedi.

Felaketle Yüz Yüze başlıklı bir rapor açıklayan örgüt, afet sonrası yardım çalışmalarından çok önleyici tedbirlerin öncelenmesi gerektiğini söyledi.

"İklim değişikliği konusunda fikir birliği oluştu" diyen rapor "Şimdiden etkilerini gördüğümüz bu durum doğal afetlerin sıklığının ve etkisinin artmasına yol açacak" dedi.

"En yoksul ülkeler ve özellikle de bu ülkelerde yaşayan çocuklar, oluşmasında hiç sorumlulukları olmamasına rağmen bu afetlerin bedelini en ağır ödeyen grup olacak."

"Milyonlarca çocuk etkilenecek"

Örgüt, Birleşmiş Milletler'in yakın geçmişte yaptığı çalışmaların doğal afetlerin sayısının 30 yıl öncesine göre üç ila dört kat arttığını gösterdiğini vurguladı.

Rapora göre, önümüzdeki 10 yılda, her yıl tahminen 175 milyon çocuk iklim değişikliğinin yol açtığı doğal afetlerden etkilenecek.

Acil duruma hazırlık çalışmaları konusunda uzman olan Ian Rodgers "Bu verilerin ışığında, uluslararası toplumun kalkınmakta olan ülkelerin bu afetlere hazırlanması için yardım etme yükümlülüğü var" dedi.

Rapor, önleyici çalışmaların nasıl faydalı olabileceğini örneklerle açıklıyor. Geçen kasımda Bangladeş'te yaşanan Sidr tayfunu öncesinde binlerce eğitilmiş gönüllü harekete geçerek on binlerce ailenin bölgeden uzaklaştırılmasını sağladı.

Bu sayede yaşamını yitirenlerin sayısı 4 binle sınırlı kalabildi. 1991'de aynı bölgede yaşanan  benzer bir afette 140 binden fazla insan hayatını kaybetmişti.

Türkiye afet koordinasyonunu yapmadı

Rapor, 2005'te Türkiye'nin de aralarında olduğu 168 ülkenin imzaladığı ve yerel, ulusal, uluslararası ölçekte afet indirgeme çabalarını düzenleyen Hyogo Hareket Çerçevesi'yle verilen sözlerin tutulmadığını da ekledi.  

10 yıllık bir plan öngören çerçeve sözleşmeye göre hükümetler ulusal ölçekte koordinasyon çalışmaları yürütecek Ulusal Platformlar kurmakla yükümlü fakat Türkiye henüz bunu yapmadı. Türkiye'de Bayındırlık ve İskan Bakanlığı uygulamadan sorumlu.

Geçen yıl sözleşmeyle ilgili değerlendirme toplantısında konuşan Afet İşleri Genel Müdürlüğü'nden Mustafa Taymaz, "akademisyenlerin ve sivil toplum örgütlerinin de katılacağı platformun kurulmasının öncelikli olduğunu" belirtti.

Taymaz, 1992 Erzincan ve 1999 Marmara depremlerinin ardından ülkede afet önleme bilincinin geliştiğini söyledi.(EÜ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN