Misyonerlik faaliyetinde bulundukları gerekçesiyle hapisle yargılanan Hakan Taştan ve Turan Topal'ın 301 dosyası Adalet Bakanlığı'na gitti; 216 ile ilgili davaya 4 Kasım'da bakılacak.
Silivri 2. Asliye Ceza Mahkemesi, Protestanlığı yaydıkları iddiasıyla Hakan Taştan ve Turan Topal'ın yargılandığı davada, Ceza Yasası'nın (TCK) "Türklüğü aşağılamak" iddiasına ilişkin 301. maddeyle ilgili dosyayı yargılama izni için Adalet Bakanlığı'na göndermeye karar verdi.
Mahkeme, "kin ve düşmanlığa tahrik ettikleri" ve "hukuka aykırı şekilde veri topladıkları" iddiasıyla ayrıca 216/1 ve 135/1. maddelerinden yargıladığı Taştan ve Topal'ı 4 Kasım'da yargılamayı sürdürecek.
Büyük Hukukçular Birliği'nden avukat Kemal Kerinçsiz'in çevresinin şikayetiyle açılan davanın dünkü (24 Haziran) duruşmasında şikayetçilerin mahkemeye bildirdikleri iki tanık A.K.K. ve E.D., sanıkları tanımadıklarını ve ilk kez mahkemede gördüklerini söylediler.
Şikayetçilerin beş avukatı, kendi tanıklarının "baskı altında oldukları" gerekçesiyle bu şekilde ifade verdiklerini ileri sürdüler.
Sanık avukatları Haydar Polat ve Gürsel Meriç'in katıldığı duruşmada mahkeme, ihbar üzerine Taştan ve Topal'ı gözaltı alan jandarma görevlilerden ikisinin dinlenmesine karar verdi. Davada ekibinin talebiyle hakim değişikliğine yol açan Kemal Kerinçsiz, Ergenekon Operasyonu kapsamında tutuklu olduğu için duruşmada yoktu.
26 Eylül 2007'de gerçekleşen duruşmadaysa, Türk Ortodoks Kilisesi basın sözcüsü Sevgi Erenol'un müdahillik talebi reddedilmişti. Erenerol, Ergenekon Operasyonu sırasında Ocak sonunda tutuklanmıştı.
18 Temmuz 2007'de eski Savcı Demirhüyük, "Din ve vicdan özgürlüğü kapsamında kişilerin istedikleri dini yaşama ve yaymaları Anayasa ve kanunlarımızda güvence altına alınmıştır" diyerek iki sanığın beraat etmesi yönünde görüş bildirmişti. Ancak bu savcının tayini çıkınca başka bir savcı bu göreve geldi.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın hazırladığı iddianamede, jandarmaya yapılan bir telefon ihbarında, Silivri'nin bazı tarihi mekanları gerekçe gösterilerek Hristiyanlar'ın kutsal bir beldesi haline getirilmek istendiği, buradaki okullarda örgütlenmeye çalışıldığı, Türklüğü, askerlik hizmetini ve İslamiyet'i aşağılayıcı konuşmalar yapıldığı savunuluyor.
İddianamede, jandarma ekiplerinin, Taksim'deki Türk Protestan Kilisesi üyesi sanıkların misyonerlik faaliyetinde bulundukları ve çoğunluğu öğrenci olan müştekilere ücretsiz İncil, Hıristiyanlık'la ilgili kitap ve CD verdiklerinin belirlediği kaydediliyor. (EÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN