LİMTER İŞ'in 16 Haziran Tuzla değerlendirmesi

"Tuzla Grevi Diğer Grevlerden Başkaydı, Başarılı Olundu"

LİMTER İŞ, 16 Haziran grevini eleştirenlere "Klasik grev pratiklerinden ayrı "havza grevi" olarak değerlendirmek gerekiyor" derken grevin işveren ve hükümete çözüm bulmayı dayattığını, sorunun daha da görünür olduğunu söylüyor.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
24 Haziran 2008, Salı

Liman Tersane Gemi Yapım Onarım İşçileri Sendikası'na (LİMTER İŞ) göre, 16 Haziran grevi fiili bir hak alma greviydi ve bu grevi klasik grev pratiklerinden ayrı "havza grevi" olarak değerlendirmek gerekiyor.

LİMTER İŞ, grev alanında işçi katılımının görece azlığından hareketle 'işçisiz grev', 'grev değil eylem' gibi söylemleri doğru bulmadığını ifade ediyor.

16 yıldır tersanede işçi hakkı için "iğneyle kuyu kazarak" mücadele verdiklerinin, yöneticilerin, üyelerin tersane patronlarının, polisin ve mahkemelerin hedefi olduğunun; defalarca saldırıya uğradıklarının, yaralandıklarının, tutuklandıklarının  altını çizen sendika bir işçinin sözlerini alıntılıyor:

"16 Haziran özgün bir grevdir, tersanelerde hiç bir şey eskisi gibi olmayacak."

16 Haziran'da "1 günlük grevde" önemli kazanımlar elde ettiklerini söyleyen LİMTER İŞ grevden sonra yaşanan olumlu durumları şöyle sıralıyor:

  • 16 Haziran grevi 27–28 Şubat grevinin kazanımları (27 Şubat iş bırakma eyleminin ardından kimi tersanelerde Günde 7,5 saat iş süresi uygulaması başlamıştı) üzerine şekillendi ve sorunların çözümünü güçlü bir şekilde tersane patronlarına ve hükümete dayattı.
  • Başbakanın Tuzla'yla ilgili yaptığı toplantı grevin yarattığı basınçtan bağımsız düşünülemez. TOBB'un girişimiyle yapılan ve sendikanın da katılarak düşüncelerini açıkladığıtoplantı grevin bir kazanımı.
  • Grevden günler önce, provakatif ve saldırgan ithamlarla tersane işverenlerine  Dok Gemi İş'le birlikte eylem yaptıran grev mücadelesinin yarattığı korkudur.
  • Grevden bir kaç gün önce sermaye örgütlerini uzlaşma arayışlarına sevk eden de grev mücadesidir.

Sendika grevi eleştirenlere yönelik "Bu grevin işçilerin örgütsüz ve dağınık, sınıf bilincinin geri, esnek ve geçici işçiliğin, hemşehrilik ilişkilerinin yaygın olduğu bir havzada yapıldığı unutulmamalı" diyor.

"Grevin işverenlerin ve arkaladıkları hükümetin saldırganlığı altında yapıldığı göz ardı edilemez. Bu grevin havza düzeyinde fiili bir hak alma grevi olduğun üzerinden atlanamaz."

Sendika devam ediyor:

"Yalnızca eylem alanından bakılarak grevimizin başarısı ölçülemez. Her şey bir tarafa bu grev daha grev öncesinden kazanılmıştır. 27–28 Şubat grevimiz nasıl ki kazanmanın yolunu açtıysa, 16 Haziran grevimiz ise, sorunun çözümünü ertelenemez biçimde dayatmış, gündemleştirmiştir." (EZÖ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN