UAÖ yıllık raporunu bugün açıkladı. Raporun Türkiye bölümünde TCK 301 ve 216, TMY 7/2, Dink cinayeti, Malatya katliamı, Festus Okey'in öldürülmesi, polis şiddeti, hak savunucularına baskılar, kadına yönelik şiddet ve cezasızlık var.
2008 raporunu açıklayan Uluslararası Af Örgütü (UAÖ),
Türkiye'de "artan siyasi belirsizlik ve askeri müdahalelerin ardından
milliyetçi duygular ve şiddette artış görüldüğünü" söyledi.
UAÖ Türkiye Şube Başkanı, avukat Özlem Altıparmak ve şube direktörü Ville S. Forsman, bugün Taksim Eresin Otel'de düzenlenen basın toplantısında tüm dünyayla aynı zamanda örgütün yıllık raporunu açıkladı.
Geçen yıl tüm dünyada adaletsizlik eşitsizlik ve hak ihlallerine karşı cezasızlığın sürdüğünü belirten Altıparmak, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 60. yılında tüm hükümetlerin geçmişte yaşanan ihlaller için özür dilemesini ve hakları hayata geçirmek için kararlılık göstermesini istedi.
Raporun Türkiye kısmı UAÖ temsilcilerinin mayıs, temmuz ve eylülde gerçekleştirdiği ziyaretler sonucunda hazırlandı. Altıparmak'ın özetlediği raporda Türkiye'yle ilgili belirtilenler şöyle:
İfade özgürlüğü: Düşüncelerin barışçıl yolla ifade edilmesi yasalarla ve uygulamada kısıtlanmaya devam ediyor. 301. madde davaları arttı. Bu maddeden yargılanan Hrant Dink öldürüldü. Cinayetle ilgili soruşturmada emniyet güçlerinin sorumluluğu tam olarak mercek altına alınmadı.
Rapor, Malatya katliamına da atıfta bulunuyor ve TCK'nin 216. ve Terörle Mücadele Yasası'nın 7/2. maddesinin de keyfi ve aşırı kısıtlayıcı biçimde kullanıldığını belirtiyor.
Hak savucuları: İnsan hakları aktivistleri barışçıl eylemlerinden dolayı kovuşturmaya uğradı. Üç İnsan Hakları Derneği (İHD) yetkilisi mahkum oldu. İstanbul Valiliği, eşcinsel örgütü Lambda için kapatma isteminde bulundu.
Cezasızlık: Hak ihlalleriyle ilgili az kovuşturma açıldı. Resmi insan hakları organları etkisiz. Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu, polisin ölümcül güç kullanımı yetkisini artırdı. Kaymazları öldürmekle yargılanan polis memuru beraat etti.
Adil olmayan yargılamalar: Özellikle "terörle mücadele" yasalarıyla yargılanan kişiler bağlamında sorun devam etti. Uzayan davalarda işkenceyle alındığı iddia edilen beyanlar delil sayıldı.
Şüpheli koşullarda ölümler: Genellikle dur ihtarına uymama gerekçesine dayandırılan ölümcül ateş açma vakaları devam etti. Vakaların bazılarında delillerin kaybedilmesi soruşturmalara gölge düşürdü.
İşkence ve kötü muamele: İddialar özellikle resmi gözaltı yerleri dışında devam ediyor. Polis aşırı güç kullanmaya devam ediyor. Mustafa Kükçe'nin öldürülmesi, 1 Mayıs'ta yaşananlar örnek.
Raporda ayrıca şu noktalara dikkat çekiliyor:
TMY , polis şiddeti , kadına yönelik şiddet , insan hakları , TCK , Mülteciler , cezasızlık , UAÖ 2008 raporu

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN