Eurovision'un ardından

Ne "Zarif" Komşumuzdun Sen Bülend Özveren Abi...

Eurovision'un demirbaşı Bülend Özveren, "komşudan oy" diye diye bu ülkedeki milliyetçi damara kan pompalayıp durdu... Mor ve Ötesi yıllar sonra ilk kez milliyetçi yaklaşımlara karşı tavır koyan bir grup olarak oradaydı, dengeledi, ferahlattı...

İstanbul - BİA Haber Merkezi
26 Mayıs 2008, Pazartesi

Bu yıl Mor ve Ötesi gibi anti militarist, ülkedeki milliyetçi dalgayla arasının bozuk olduğunu açıkça ve defalarca ifade etmiş, Genelkurmay'ın 27 Nisan'da yayınladığı "e-muhtıra"ya nazire olarak Parti adlı parçalarının videosunu e-klip olarak bir cuma gece yarısı yayınlayan bir grubun Eurovision'a gitmesi çok anlamlıydı... Çünkü Eurovision heyecanı hep milliyetçi hezeyanlara alet edildi...

Ortaya çıkacak bu anlamı önceden görüp, bütün eleştirileri göze alıp oraya gittikleri için teşekkürler...

Şimd bu yazının konusu Eurovision, Mor ve Ötesi, sonuçlar değil, onun ayrılmaz parçası Bülend Özveren.

Bu yıla kadar Eurovision şarkı yarışmalarını hep yarım yamalak izlemişimdir... Ama ben de herkes gibi bilirim, Bülend Özveren'in "komşu" meselesine takık olduğunu, özellikle Ermenistan ve Yunanistan sözkonusu olduğunda puanları klişe  milliyetçi siyasi kalıplarla yorumladığını... Bütün bunların dışında Özveren'in zarif biri olduğu yolunda bir izlenim de hakim olmuştur hep...

24 Mayıs akşamı Belgrad'da Mor ve Ötesi'nin 7. olduğu 53. Eurovision yarışması gecesi gördüm ki Bülend Özveren hiç de o kadar zarif değildi, komşularımıza karşı...

"Gay şarkıcı"...

Bir ara Britanya adına katılan grubun solistinden sözederken "gay şarkıcı" deyiverdi... Özveren bir toplumsal cinsiyet perspektifinden eşcinsel varoluşu tanıma faaliyetine girişse diyecek bir şey yok... Ancak onun "gay şarkıcı" demesi, Fransız grubun solistinin "güneş gözlüklerini sırf hava için" taktığını söylemesiyle aynıydı, ayrımcıydı, rahatsız ediciydi... 

Sonra Fransa'da Ermenistan'a 12 puan gidince, Özveren "Anlaşılan Fransa'da diaspora iyi çalışmış" yorumunda bulundu.

Nasıl yani? Fransa'da Ermeniler yaşamıyor mu? Ermenilere giden oylar bir tür lobi faaliyeti sonucu oluşturulmuş oylar mı? Almanya'dan Türkiye'ye (beğenilmedi, az bulundu ama) 10 puan geldi. Almanya'daki "Türk lobisi" mi çalışmış oldu? Çalışmışsa da fena mı oldu?

Kaldı ki, Ermenistan'ın şarkısı yarışmadaki en güzel şarkılardandı... Bugün gazetelerden, okur yorumlarında falan sıkça rastladığımız bir eğilim de "Biz Ermenistan'a oy vermişiz, onlar vermemiş..."

Bu refleksin hiçbir makul açıklaması olamaz...

"Aslında Ermenistan'dan oy beklediğimiz için, Ermenistan'a oy veriyoruz, onlar bize oy vermeyince, zevkle 'bak onlar oy vermedi' cümlesini mi kuruyoruz? Sahiden böyle yalnızca kendini akıllı zanneden mazoist bir histeri içinde miyiz?" diyeceğim ama şarkıyı beğenip de sms atan insanların iradesine saygısızlık etmiş olacağım...

Bülend Özveren Eurovision'la geçen bu yıllar içinde sıradan milliyetçi siyasi hassasiyetlere hitap eden bir dokunulmazlık ikonu olup çıkmış... Etkileyici ses tonu, ciddiyeti, radyo programlarının hatırına kimse de ses çıkarmamış... O yüzden  Mor ve Ötesi'nin oradaki mevcudiyeti, bugüne kadar Eurovision'a giden herkesin mevcudiyetinden, farklı, ferahlatıcıydı. (NZ/GG)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share
İLGİLİ bianet HABERLERİ
ANAHTAR SÖZCÜKLER

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN