Birgün Gazetesi'nde maddi sorun çok. Ama Tulgar'ı asıl sıkan, "solcuların" iyi bir şey yapabileceklerine inanmaması. Başarıların görülmemesi, hataların kıyasıya eleştirilmesi, "solcuların" da kitle kültürüne hapsolması.
Birgün Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Ahmet Tulgar, İstanbul Bilgi Üniversitesi Medya ve İletişim Sistemleri bölümünün düzenlediği toplantıda, Birgün'ü ve alternatif bir medya olmanın artılarını, eksilerini anlattı.
"Kitle kültürü gazeteleri"nde "sol"un satan bir değer olduğunu, suni de olsa bir muhalefete ihtiyaç duyulduğunu, bir yandan da bu gazetelerin "radikal bir şıklık" aradığını söyleyen Tulgar, bu nedenle kendisinin ve Can Dündar, Ece Temelkuran gibi isimlerin bu gazetelerde yer bulabildiğini anlattı.
Kendi isteğiyle "kitle kültürü gazeteleri"nden ayrıldığını belirten Ahmet Tulgar, Milliyet ve Akşam gazetelerinde geçirdiği yılları şöyle anlattı:
"Meğer 20 yıldır ciddi bir baskı altındaymışım. Oralarda çalışmak ciddi bir psikolojik yükmüş. Birgün'de yazmaya başladığımda çok rahatladım ve minnet borcumu ödemek için gazeteye daha çok gidip gelmeye başladım. Bir de baktım yazı işleri müdürü olmuşum."
Tulgar, "Kitle kültürü gazeteleri"nde yaşanan çarpıklıkları ise şöyle anlattı:
"Benim çalıştığım dönemde, Mehmet Y. Yılmaz'ın maaşı 35 bin dolar idi, halbuki stajyerler mesela, hiç para almadan çalışıyordu. Bu büyük uçurum yüzünden Mehmet Yılmaz çalışanlara selam vermiyordu, onların isimlerini bile bilmiyordu. Bizim gazetede ise çaycı ile Yazı İşleri Müdürü'nün maaşları arasında en fazla 50 YTL fark var. Zaten çok kısıtlı bir bütçemiz olduğundan herkesin yaşamını devam ettirebilecek parayı kazanmasını böyle sağlıyoruz."
Birgün'ün diğer muhalif gazetelerden de, "kitle kültürü gazeteleri"nden de farklı olduğunu ifade eden Tulgar, Birgün'ün hangi toplumsal hareket yükselirse onları sayfalarına taşıdığının ve yalnızca işçi sınıfı üzerine haber yapmadığının altını çizdi.
Okurların Birgün'ü bir gazeteden öte gördüğünü belirten Ahmet Tulgar, "Mesela 1 Mayıs'ta dayağı yiyen gazeteye koştu, yaralılara yardım etmekten gazeteyi hazırlayamıyorduk. Her gün illa ki okurlarımız gazeteye geliyor. 35 kişilik gazetede 75 kişilik yemek çıkması da okurla kurduğumuz ilişkinin niteliğini gösteriyor" dedi. (MK/GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN