Hastaneye başvuranların hiçbirinde Kırım Kongo Kanamalı Humma Hastalığına ve hayati tehlikeye rastlanmadı. Hastalığın belirtileri arasında ateş, kırıklık, baş ağrısı var. Mayıs ayında en az iki kişi hastalıktan hayatını kaybetti.
Piknik yapmak için İstanbul'da Sarıyer, Kemerburgaz, Arnavutköy, Polenezköy, Çamlıca ve farklı ormanlık alanlarda bulunan mesire yerlerini dolduran insanlar akşam saatlerinde kene ısırması şikayetiyle hastanelere başvurdu.
Yeni Şafak gazetesinin haberine göre hafta sonu yaklaşık 500 kişi, sağlık kuruluşlarında ilk müdahaleleri yapıldıktan sonra Eğitim ve Araştırma Hastaneleri'ne yönlendirildi. Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuran 70'i çocuk 350 kişide yapılan kontrollerde Kırım Kongo Kanamalı Humma hastalığına neden olan Hyalomma cinsi keneye ratlanmadı.
Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Anadolu Yakası'nda da Hardarpaşa Numune Hastanesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne başvuranlar üzerinde yapılan kontrollerde de hayati tehlikesi olan herhangi bir kişiye raslanmadı.
En son kene ısırmasından Karabük'te Hasan Doğan hayatını kaybetti. Sağlık Bakanlığı, 5 Mayıs'ta da kırım-kongo kanamalı ateşi hastalığından, Samsun 19 Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastenesi'nde tedavi altındaki iki kişinin hayatını kaybettiğini bildirmişti. Bu sezon hastalıktan ölenlerin sayısı sekiz oldu.
Bakanlık 2007 içindeyse şüphe üzerine başvuran 99 kişiden 31'inde Kırım Kongo kanamalı ateşi hastalığının teşhis edildiğini açıklamıştı. Bakanlığı'nın raporuna göre 2006'da 438 vaka tespit edilmiş; 27 kişi ölmüştü. 2005'teyse vaka sayısı 266, ölüm 13. 2004'te vaka sayısı 249'ken ölüm sayısı yine 13'tü.
Ankara Bölgesi Veteriner Hekimler Odası Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ayhan Filizali, hastalıkla ilgili "Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı koruyucu sağlık hizmetlerinin iflasıdır" açıklamasını yapmış, yapılması gerekenleriyse şöyle sıralamıştı:
"Tarım ve Köyişleri Bakanlığı yeniden organize edilerek veteriner işleri genel müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatıyla birlikte kurulacak ki öncelikle hayvanlar genel bir sağlık taramasından geçirilmeli. Mezralarda yaşayanlara Koruyucu Sağlık Hizmetleri kesintisiz sağlanmalı, Veteriner Halk Sağlığı Dairesi kurulmalı.
"Yaban hayatının olduğu yerler yerleşime açılmamalı, doğal ortam korunmalı. Tarla açmak için ormanlar tahrip edilmemeli. İlköğretim okullarında insan hayvan ilişkisini ve zoonozlardan korunma yollarını anlatan dersler konularak eğitime küçük yaşta başlanmalı."
Tarım ve hayvancılıkla uğraşanlar, veterinerler, kasaplar, mezbaha çalışanları, sağlık personeli özellikle risk gurubu. Kamp ve piknik yapanlar, askerler ve korunmasız olarak yeşil alanlarda bulunanlar da risk altında.
Hastalığın belirtileri şöyle:
Vücuda yapışmış keneler uygun bir şekilde kene ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla sağa sola oynatarak alınmalı. Isırılan yer alkolle temizlenmeli. (GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN