FİKRET İLKİZ'in yorumu

Avrupa Birliği Uyum Komisyonu ve 301. Madde

AB ile "uyum"da bu kadar istekliyseniz, o halde neden 2007'de Hasip Kaplan’ın kanun teklifini gündeme almadınız? Türkiye’nin "Uyum Programı" çerçevesinde 2007-2009'da çıkarılmasında yarar görülen yasalar arasında da 301 yok.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
28 Nisan 2008, Pazartesi

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Adalet Komisyonu ve Avrupa Birliği (AB) Uyum Komisyonu, Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak’ın; Türk Ceza Kanunu (TCK) 301 madde değişikliğine dair kanun teklifini Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan’ın teklifi ile birleştirerek görüştü. Raporunu yazdı.

Avrupa Birliği Uyum Komisyonu Raporu 17.04.2008 tarihli Raporunda; yapılan kanun tekliflerini ülkemizin AB uyum süreci ile "doğrudan ilgili olduğu hususunun açık olduğu"nu ifade etmiş. Yani Komisyon yeni bir görüş üretmiyor, bilineni tekrarlıyor.

Raporda; "2005'ten itibaren Avrupa Komisyonu tarafından yayınlanan ilerleme raporlarında, 301. maddenin ifade özgürlüğünü sınırlayıcı etkisi üzerinde durulduğu ve maddenin AB standartları ile uyumlaştırılmasının önerildiği" yazılı.

Teklifi görüşen Komisyon; AB müktesebatına herhangi bir aykırılık görmeyerek oy çokluğuyla kanun teklifini aynen kabul etmiştir.

"Uyum" konusunda ne kadar isteklisiniz?

AB ile "uyum" konusunda bu kadar isteklisiniz, o halde neden bu değişiklik için 2005'ten itibaren Nisan 2008'e kadar Milletvekili Kaynak’ın kanun teklifini beklediniz… Veya 2007'de Şırnak Milletvekili Kaplan’ın kanun teklifini neden gündeme almadınız?

Görüşümüze göre yanıt açık. Hükümet bir tasarı sunamadı. Şırnak Milletvekili TCK’nin 301. maddesinin kaldırılmasından yana kanun teklifi verdiği için teklifin görüşülmesine dahi yanaşılmadan, kanun teklifinin Komisyonda bekletilmesi tercih edildi.

2004'te açıklanan İlerleme Raporunda Türk Ceza Kanununun ne kadar iyi bir kanun olduğuna dair tespitlerine karşı eleştirimizi saklı tutarak; Meclis AB Uyum Komisyonu’nun bu raporuna göre anımsatma yapmakta yarar vardır.
Sözü edilen 2006 İlerleme Raporunda TCK 301. madde için ne denilmişti?

Türkiye 2006 İlerleme Raporunda (8 Kasım 2006) "Yargı Sistemi" bölümünde yeni Türk Ceza Kanunu vardı. Türk makamlarının yeni Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve Ceza İnfaz Kanununun 2005’te yürürlüğe girmesini takiben bu kanunların uygulanmasına odaklandıklarını, bu bağlamda, Adalet Bakanlığının 2006 Ocak ayında mevcut tüm genelgeleri güncelleştirdiğine değinilmişti.

Devamında ise; "Ancak, bazı hususların ele alınması gerekliliği devam etmektedir. Başta 301. madde olmak üzere Ceza Kanununun bazı maddeleri şiddet içermeyen görüşlerin ifadesini sınırlamak amacıyla kullanılmıştır. (…) Bazı davalar, yargının kanunları yorumlama konusunda yeknesaklık içinde olmadığını göstermiştir" denilmişti.

İlerleme Raporunda 301. madde

Yine İlerleme Raporunun "(Basın dahil) ifade özgürlüğü" bölümünde yer alan Türk Ceza Kanununun 301. maddesi hakkındaki bölüm aynen şöyledir:

"Ancak, şiddet içermeyen görüşlerin ifadesi hususunda yeni Ceza Kanununun bazı hükümlerine dayanılarak başlatılan kovuşturmalar ve mahkeme kararları ciddi endişe kaynağı olup, ülkede bir oto-sansür ortamının doğmasına yol açabilir. Bu, bilhassa “Türklüğe, Cumhuriyet’e ve Cumhuriyet’in kurum ve kuruluşlarına hakareti” cezalandıran 301 sayılı madde için geçerlidir.

Söz konusu madde, her ne kadar eleştiri amaçlı düşünce ifade etmenin suç teşkil etmediğine ilişkin bir hüküm içerse de, gazeteciler, yazarlar, akademisyenler ve insan hakları savunucuları hakkında kovuşturma amacıyla sıklıkla kullanılmıştır. Temmuz ayında, Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulu, 301. madde hususunda kısıtlayıcı bir içtihat geliştirmiştir. Mahkeme, gazeteci Hrant Dink için hükmedilen ertelenmiş 6 ay hapis cezasını onamıştır. Bu karar, Dink’in Ermeni kimliğine ilişkin yazdığı bir dizi makalede TCK’nin 301. maddesi uyarınca “Türklüğe” hakaret etmiş olmasına dayandırılmıştır.

301. madde ilgili Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilmelidir. Aynı durum kovuşturmaya neden olan Ceza Kanununun şiddet içermeyen düşüncelerin ifade edilmesi ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan diğer hükümleri için de geçerlidir. Terörle Mücadele Kanununun ifade özgürlüğü üzerindeki potansiyel etkisi endişe uyandırmaktadır."

Türkiye'nin "uyum" programında 301 yoktu

Ancak bilinmesinde yarar vardır. Türkiye’nin 2007-2013'ü kapsayan AB Müktesebatına Uyum Programı çerçevesinde "Yargı ve Temel Haklar" ile "Adalet, Özgürlük ve Güvenlik" başlıkları altındaki müzakere fasıllarında 2007-2009 arasında çıkarılmasında yarar görülen yasalar bakımından TCK'nin 301. maddesinin değişikliği konusunda bir başlık konmamıştır ve yoktur.

Hükümetin AB Müktesebatına Uyum Programında, 2007-2013 arasında 301. maddenin ve TCK’nin şiddet içermeyen düşüncelerin ifade edilmesi ve ifade özgürlüğünü kısıtlayan diğer hükümlerin değişmesi konusunda bir programı yoktur. Belki, bu konularda sorun çıkarsa veya ünlü kişiler yargılanmaya veya kendi adamları hakkında davalar açılırsa belki Uyum Programına alabilirler.

TBMM Avrupa Birliği Uyum Komisyonu, ifade özgürlüğü konusunda Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) hükümeti gibi… Hükümet de onun gibi. Dün inandırıcı değillerdi. AB ile "uyum" çok umurlarında da değildi... Önemsiyorlar(mış) gibi yapıyorlardı... Bilinenleri tekrarlamakla yetinmişlerdi.

Bu gün unuttukları İlerleme Raporlarına atıf yaparak unutmak istediklerini anımsıyorlar. AB ile Hükümet değil ama; Hükümetle, Avrupa Birliği Uyum Komisyonu sadece kendi aralarında uyum içinde… (Fİ/GG)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN