Britanya'da çocuk işçiliği

"Çocuklara Midye Toplatıldığını, Boğulduklarında Öğrendik..."

Britanya'dan çocuk hakları uzmanı Ritcie: Kuzey Avrupa'da yığınsal göçün ardından çocuklar tehlikeli iş kollarında çalıştırılır oldu. Kayıt tutulamıyor. Ancak bir felaket olduğunda bilgi sahibi oluyoruz.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
22 Nisan 2008, Salı

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi'nin düzenlediği panelde konuşan Honorary Üniversitesi'nden çocuk hakları uzmanı Graham Ritcie "Kuzey Avrupa'da çocuk işçiliğinin yeni tartışılır bir konu olduğunu daha önceki dönemlerde refah devleti ilkesinde standartların yüksekliği nedeniyle böyle bir sorun yaşamadıklarını" söyledi.

"Geçiş ülkelerinde uluslararası mevzuat şart" 

Dünkü (21 Nisan) panelde konuşan Ritcie konuya "çocuk trafiği, ticareti olarak" ekonomik suçlar kapsamında yaklaştıklarını ve Kuzey Avrupa'da hâlâ bilinir bir sorun olmadığını, dolayısıyla literatürde de yer bulmadığını ve yasal düzenlemelerin de az olduğunu aktardı. Ancak son yıllarda değişim yığınsal göçle ilgili olarak yaşanıyor. 

Ritcie'nin çalışma alanlarından biri de Güney Afrika ve Asya. 1983'te çocuk işçiliğiyle ilgili bu bölgelerden hareketle bir bildiri hazırladı.

Britanya'ya yaşanan göçlerle çocuk işçi nüfusunun günden güne arttığını, ebeveynleri olmayan bu çocuklar kayıt altına alınamadıkları için gerçek rakamın bilinemediğini, ancak bir felaket olduğunda ya da sosyal güvenlik kurumlarından yardım istediklerinde varlıklarına dair bilgi sahibi olduklarını söyleyen Ritcie "Son olarak Britanya'da denizde 15 Çinli çocuğun bir gecede ölümünün ardından yapılan araştırmada midye toplarken boğulduklarını öğrendik. Bu trajedi karşısında böyle bir sektör olduğuna dair bilgimiz oldu" dedi.

Ritcie Güney Afrikada'ki çocuk istismarı biçimlerinden de bahsetti.

"Öldürme, cinsel saldırı, pornografik kullanım gibi istismar biçimlerinin dışında kurumsal istismar da önemli. Devletin korumaya aldığı çocuklar içinde şiddete uğrayanlar var. Korumada görevli olan büro çalışanlarının görevlerini yerine getirmemeleri de ikincil istismardır." 

Çocukların korunması için uluslarararası anlaşmaların şart olduğunu söyleyen Ritcie Britanya'da kendi ulusal kanunlarına başvurduklarını ancak geçiş ülkelerinde uluslararası mevzuatın uygulanmasının şart olduğuna vurgu yaptı.

Aynı zamanda uluslararsı sözleşmelere uymanın da yetmeyeceğine dikkat çeken Ritcie "AİHM'nin 4. maddesi köleliğe, zorla çalıştırmaya karşıdır. Ancak pratikte bir sorun var. Mesela genelevde zorla çalıştırılan çocuğu oradan alan görevli sonra o çocuğa ne yapması gerektiğini bilmiyor. Bu çocukların rehabilitasyonu ve bundan sonraki hayatları uygulamada bir sorun" dedi. (EZÖ/NZ)

BU HABERİ PAYLAŞIN
Bookmark and Share
İLGİLİ bianet HABERLERİ
ANAHTAR SÖZCÜKLER

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN