İbrahim Tatlıses "kadın dövme tekniği" anlatmış... Hoş, yıllar önce televizyonda eylem halindeyken de izlemiştik. İşte "Erkek şiddeti erkek egemen zihniyetin sonucu" filan dedikleri tam da bu. Öğrenilmiş, meşrulaştırılan, sistematik...
"Kadın dövülür de sevilir de... Döveceksin dediysek de ağzını burnunu kırmayacaksın. Kadın susmasını bilecek, ağırbaşlılığını koruyacak (...) Ama sürekli dırdır ederse olmaz. Adamda dayanma sınırı var..."
Türkiye'de tecavüze uğrayıp, öldürülen İtalyan sanatçı Pippa Bacca'nın toprağa verildiğinin, iki genç erkeğin Bursa'da 94 yaşındaki bir kadına tecavüz girişiminde bulunduğunun, bir kadının cep telefonuna mesaj geldiği gerekçesiyle sevgilisinden öldüresiye dayak yediğinin ertesi günü gazetelerde okuduğumuz bir İbrahim Tatlıses söyleşisinden bir parça, yukarıdaki.
Kadına yönelik şiddetin son bulması için kampanyalar düzenleniyor, kadınlar sokaklara çıkıp öfkelerini, kaygılarını dillendiriyorlar...
Bazı olumlu gelişmeler de olmuyor değil.. Örneğin biraz geç de olsa, 1 Haziran 2005'ten beri yürürlükte olan yeni Türk Ceza Yasası'na (TCK) uygun olark evlilik içi tecavüz suç sayılıyor, mahkemelerden böyle kararlar çıkıyor, vs...
Ama çıkıp da biri, diyelim, toplum üzerinde yaygın nüfuzu olan bir şarkıcı, İbrahim Tatlıses "Kadını döveceksin, iz bırakmayacaksın" içerikli birşeyler söyleyince savcılara da iş düşüyor... Bu sözler alenen suça teşvik, suçu tarif, suçu olumlama, meşrulaştırma...
Söyleşide diyor ki Tatlıses,"Nedense feministler, kadın dernekleri 39 yerinden kocası tarafından bıçcaklanan kadına sahip çıkmazken, benim adımı dayakçıya çıkardılar. Beni canavar yaptılar. İlişki kurduğum insanlarla birkaç kez kavgam oldu. Biri 25 yıl, diğeri 7 yıl önceydi. Sabıkam varmış gibi sürekli bu iki olayı söyleyip duruyorlar."
25 yıl önce derken Perihan Savaş'ı dövmesinden sözediyor herhalde, 7 yıl önce de Asena'yı dövmüştü... Bunlar öyle dedikodu filan değil ayrıca... Asena 2007'de Kanal D'de yayınlanan Dobra Dobra programında "İlişki süresince sürekli şiddet gördüğünü" de söylemişti:
"2000'in Haziran ayında çok kötü bir dayak yedim. İlişkimiz başlamak üzereydi. Hatırladığım kadarıyla önce fiziksel olarak şiddet oldu. Sonra buz kovasını fırlattığını gördüm. Kanlar içinde hastaneye götürüldüm."
Bütün bunlardan sonra 19 Nisan Cumartesi günü Taksim'de bir araya gelen ve siyah duvak takıp "Öldürmek, tecavüz etmek erkeklikse biz erkek değiliz" diye bağırarak yürüyen 50 kadar erkeğin eylemi daha da kıymetli geliyor insana...
Çıktılar meydana "Tecavüz etmek, namus töre bekçiliği, öldürmek, homofobik olmak, hayatı ve sokakları kadınlara dar etmek erkeklikse biz erkek değiliz" dediler, hepimizin içine serin sular serptiler... (NZ)

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.
BİZE ULAŞIN