2-15 Mayıs arasında

Kadınlar Barış İçin Ortadoğu'dan Bisikletle Geçecekler...

Kadınları Takip Et projesinin Türkiye koordinatörü Taçlan Topal: Turdan hemen sonra Ortadoğu barış dolu bir yer olmayacak ancak bizim bu sürece katılmış olmamız bile bir farkındalık yaratacak.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
01 Nisan 2008, Salı

Ortadoğu'da süre giden şiddetin özellikle kadın ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekmek için kadınların bir araya geldiği bisiklet turu "Kadınları Takip Et-Kadınlar Barış İçin Pedal Çeviriyor" (Follow the Women) bu yıl 2-15 Mayıs'ta yapılacak.

Organizasyonun Türkiye koordinatörü Taçlan Topal'la söyleştik...

Follow The Woman'ın hikayesi nedir?

Aslında ilk Follow the Women bisiklet turu 2004'te yapılmış olmasına rağmen temelleri çok daha önceden atılmıştı.Turun fikir annesi, Detta Regan, gerek Ortadogu'da gerek Avrupa'da birçok gençlik projesinde yer almış bir Britanyalı kadın. Ortadoğu'da gerçekleştirmiş olduğu projeler esnasında bölge kadınını yakından tanıma fırsatını bulmuş ve bölgedeki mevcut çatışma ortamından en fazla kadınların ve çocukların etkilendiğini ancak en az onların söz sahibi olduğunu gözlemlemiş. Detta'nın bir hayali olarak başlayan proje çok geniş kitlelere ulaşan bir hareket haline gelmiş durumda.

Türkiye'den bu yıl kaç kadın katılıyor? Katılan kadınların ortak noktası nedir?

Türkiye 2004'ten beri projeye katılıyor.. Geçen senelerde ortalama 10 civarında kadın katılımcı yer aldı, bu yıl bu sayı 23'e ulaştı. Katılan kadınların tek ortak noktası barışa gönül vermiş olmaları. Katılımcılardan bazıları öğrenci bazıları kendi işlerini yapan profesyonel kadınlar  Yaş grubu ve meslek grubu gibi sınırlamamız yok. Herkes elinden geldiği ölçüde projenin başarılı olması için çalışıyor. 

Daha önceki turlarda yolculuk nasıl geçti?

Daha onceki senelerde ilk başta bölgeyi tanımamanın  getirdiği tereddütlerle başlayan turumuz, ilerleyen günlerde bölge halkının desteği ve bisiklete beraber bindiğimiz diğer ülkelerden gelen arkadaşlarımızla iletişimimiz neticesinde son derece keyifli ve bir o kadar da duygusal bir tura dönüştü. Geçtiğimiz şehirlerde yerel halk bizi başımızdan gül yaprakları dökerek karşıladı. Bölge insanı orada onlar adına bulunduğumuzun farkında ve çabamızı takdir ediyor, bize sonuna kadar destek veriyor. Bölge halkının yanı sıra yanyana pedal çevirdiğimiz diger kadınlardan da çok şey öğrendik. Herkes günlük hayatını kısa süreliğine de olsa geride bırakarak hayatında minik parantezler açtı. Din, dil, ırk ayrı olsa bile her kadının ortak birçok noktada buluştugunu ve sorunların, sevinçlerin, umutların ortak olduğunu anlıyorsunuz. Ortadoğulu kadının durumu da farklı değil. Eşinden veya babasından  izin alarak projede yer alan kadınlar da, ABD, Avrupa veya Avusturalya'dan katılan kadınlar da aynı paydada birleşiyorlar. Hepimizi bir arada tutan tek güç barış. 

Proje çok ciddi bir fiziksel hazırlık gerektirmiyor. Tur bir yarış değil. Herkes kendi hızında parkurlara devam ediyor. Herhangi bir aksaklığa karşı katedeceğimiz 250 km boyunca bir ambulans bize eşlik ediyor. Kimi gün çölde düz bir arazide kimi gün nisbeten daha engebeli arazide gercekleşen sürüş aynı günde en fazla 50, en az 20 kilometre yol katetmeyi gerektiriyor. Bu arada bölge insanıyla iletişimimizi arttırmak ve çevreyi daha iyi tanıyabilmek adına hiç bir bisiklete binmediğimiz bir veya iki gün de oluyor.

Kadınların Ortadoğu'da, dünyada barış eylemlerindeki rolü hakkında ne düşünüyorsunuz?

Kadınların Sadece Ortadoğu için değil barış sürecinde tüm dünyada önemli bir rolü olduğunu düşünüyoruz..  Kadın, kadın olmasının getirdigi duyarlığın yanı sıra anne olmasının getirdiği sorumlulukla da hareket ediyor. Yeni nesillerin yetistirilmesinde en onemli role sahip olan kadın önce kendisi barış sürecinde rol alarak sonra da barışa inanan nesiller yetiştirerek  bir fark yaratacak. Belki bizim bu tura katılımımeızın hemen ardından Ortadoğu daha barış dolu bir yer haline gelmeyecek ancak bizim bu sürece katılmış olmamız bile bir farkındalık yaratmaya katkısı olacak.

Kadınların rotası

Bu yılki program şöyle:

Lübnan

    * 2 Mayıs , Cuma. Beyrut’a varış.
    * 3 Mayıs , Cumartesi. Bisikletlerin hazırlanması, (Sabra ve Şatilla mülteci kamplarına kısa bisiklet turu)
    * 4 Mayıs, Pazar. Lübnan’dan Saida’ya bisikletle gidiş (40 km)
    * 5 Mayıs , Pazartesi. Saida’dan Tyre’a bisikletle gidiş. Akşam Şam'a gidiş. (45 km)

Suriye

    * 6 Mayıs, Salı. Şam’da bisiklete biniş. (40 km)
    * 7 Mayıs, Çarşamba. Homs’da bisiklete biniş. (40 km)
    * 8 Mayıs, Perşembe. Golan Tepelerinde bisiklet sürüşü. Ürdün sınırına otobüslerle ulaşım. Suriye-Ürdün sınırının bisikletle geçilmesi. Akşam Amman’a varış.

Ürdün

    * 9 Mayıs, Cuma. Amman bisiklet turu. Akşam kültür sarayında ağırlanma (Ürdünlü kadınlar ve Irak ve Filistinli mültecilerle toplantı)
    * 10 Mayıs, Cumartesi. Kral Hüseyin bahçelerinden Ölü Deniz’e bisiklet sürüşü.
    * 11 Mayıs, Pazar. Sabah erkenden Allenby geçidine gidiş. Filistin'e geçiş.

Filistin

    * 12 Mayıs, Pazartesi Batı Şeria'nım kuzeyine araçlarla ulaşım. Kontrol noktaları arasında bisiklet sürüşü.
    * 13 Mayıs, Salı. Hebron ve çevresi.
    * 14 Mayıs, Çarşamba. Mülteci kampları.
    * 15 Mayıs, Perşembe. Sabah erkenden Ürdün’e dönüş (NZ)
 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN