21 Mart BM Irkçılığa Karşı Gün

Türkiye'de Ayrımcılık Yaptırımsız Kalıyor

Siyasi partilerin ayrımcılığa karşı somut politikalar oluşturmasını isteyen ECRI'nin Türkiye raporunda, medyada ve kamuoyundaki ayrımcı ifadelerin cezasız kaldığı söyleniyordu. Tarhanlı, "Yargı ayrımcılığı benimsemiş" demişti.

İstanbul - BİA Haber Merkezi
20 Mart 2008, Perşembe

Irkçılığa Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI), üye devletlerdeki tüm siyasi partilerden ırkçılığa ve yabancı düşmanlığına karşı somut politikaları programlarına almaya çağırdı.

Komisyon, partilerin tüm etnik köken, ırk, ulusal ve dini azınlıklara eşit temsil sağlamak için çalışmasını da istedi.

Irkçılığa karşı BM sözleşmesi

Yarın (21 Mart) Birleşmiş Milletler (BM) Irk Ayrımcılığının Kaldırılması için Uluslararası Gün.

21 Mart 1960'da Sharpaville, Güney Afrika'da ayrımcı apartheid yasalarına karşı gösteri yapanlara ateş açan polis 69 kişiyi öldürdü. BM, 1966'da bugünü ırkçılığa karşı mücadele için belirledi.

1965'te oluşturulan Her Türlü Irk Ayrımcılığının Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşme 1969'da uygulamaya girdi. 1972'de sözleşmeyi imzalayan Türkiye 2002'de yürürlüğe koydu.

Türkiye'nin çekincesi

BM İnsan Hakları Yüksek Komiseri Louise Arbor, tüm devletlerden sözleşmeyi imzalamalarını ve ırkçılık nedeniyle zarar görenler için adalet sisteminin güçlendirilmesini istedi.

Şu an 192 BM üyesi devletten 173'ü sözleşmeyi imzalamış durumda. Arbor, sözleşmeye çekince koyan devletlerden de bunu kaldırmalarını istedi. Türkiye, sözleşmenin 22. maddesine çekince koydu.

Buna göre, Türkiye, iki devlet arasındaki anlaşmazlık halinde Uluslararası Adalet Divanı'nın karar vermesini kabul etmiyor.

Türkiye'nin eksikleri

ECRI, Türkiye üzerine üçüncü ve son raporunu 2004'te hazırladı ve 2005'te yayınladı.

Raporda, eski ceza kanununun "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" başlıklı 312. maddesinin ifade özgürlüğünü kısıtlamak için, amacı dışında kullanıldığı belirtiliyordu. Madde, yeni ceza kanununda da 216. madde olarak korundu.

Zorunlu din derslerinin kaldırılmamış olmasına dikkat çeken rapor, güvenlik güçlerince Kürtlere ve göçmenlere yönelik kötü muamele vakalarını da vurguluyordu.

"Kamuoyunda ve bazı medya organlarında azınlık topluluklarına yönelik hoşgörüsüz ifadelerle ilgili hiçbir yaptırım uygulanmadı."

Komisyon, Türkiye'de ırkçılık ve hoşgörüsüzlükle mücadele etmek için bir ulusal kurum olmamasını da eleştirmişti.

Prof. Dr. Turgut Tarhanlı da, geçen yıl katıldığı bir toplantıda yargının ayrımcılığa  karşı harekete geçmemesini eleştirmiş; Türkiye'de ırkçılığa karşı alınmış bir mahkeme kararı bulunmadığını eklemişti. (EÜ/GG) 

BAĞIMSIZ İLETİŞİM AĞIBağımsız İletişim Ağı (BİA) IPS İletişim Vakfı'nın çalışmalarının merkezinde yer alıyor. BİA, “bağımsız medya”nın güçlendirilmesi hedefiyle, 1997'den bu yana dört temel etkinlik alanı üzerinde gerçekleştirilen bir sürekli proje. Türkiye’de ve dünyada daha çok internet haber sitemiz bianet.org dolayısıyla yaygın olarak bilinse de, BİA günlük haber üretiminin ötesinde, iletişim sürecinin bütün uğraklarını dönüştürmeyi hedefliyor.

IPS İLETİŞİM VAKFIIPS İletişim Vakfı “İletişim ve kalkınma alanındaki projeleri gerçekleştirmek ve desteklemek” amacıyla 1993'te kuruldu. Vakıf etkinliklerini, yerel ve uluslararası kaynaklardan sağladığı hibe ve bağışlarla gerçekleştirdiği projeler üzerinden sürdürüyor.

BİA KİTAPLIĞIBİA Kitaplığı, Bağımsız İletişim Ağı’nın 2001-2009 arasında sürdürdüğü eğitim çalışmalarının ürünü olan “Habercinin Elkitabı“ dizisinden 5, “Hak Haberciliği” disizinden 4 kitabı; gazeteciler için kılavuzların yanısıra mesleğe adım atmaya hazırlananlara yönelik yayınları da kapsıyor. Kitaplık, Türkçe iletişim yazınında uluslararsı standartlarda üretilmiş, kimileri kendi alanlarında ilk olan öncü telif çalışmalardan oluşuyor.

BİZE ULAŞIN